YEDİNCİ KITA -2-

Deniz Aktaş’ın süregiden Yokyerler adlı serisi, kentsel çürümeyi, çevresel çöküşü, yerinden olan veya göç eden insanları ve hem kentlerin hem de doğanın travmatik dönüşümünü yansıtıyor.

Feral (yabanıl) Atlas çatısı altında bir araya gelen yüzden fazla sanatçı, bilim insanı, mimarlardan oluşan bir kolektif. Feral Atlas’ın işi, insanların ön görmediği vahşi olaylar ve distopik öğelere odaklanıyorlar. Feral Atlas (Yabanıl Atlas) Kolektifinin çevrimiçi ortamdan ilk kez bir sergi alanına taşıdığı çalışması bienalin en çarpıcı işlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

İnsanların kurduğu altyapıların öngörülememiş etkilerini inceleyen kolektif, plantasyonlar, nakliye yolları, fabrikalar, barajlar, elektrik santralleri ve sondaj makinaları gibi sıradan altyapıların ne kadar ölümcül etkileri olduğunu ortaya koyuyor.

Bu Atlas’a dahil edilen Yabanıl varlıklar hem canlı hem de cansız olgular içeriyor. İstilacı türler, denizdeki plastikler ve endüstriyel gürültü ile yan yana duruyor.

İnsanların mühendislik faaliyetlerinin en büyük başarılara ulaştığı noktada, yabanıl varlıklar harekete geçiyor. İnsanların kurduğu altyapılardan beslenerek, bizim arzu etmediğimiz şekilde ve planlarımızla hiç ilgilenmeden kendi yörüngelerini çiziyorlar.

Aynı şekilde P Montana’nın (kuzu sarmaşığı) ABD’nin doğusunda yayılması üzerinde duruluyor. Bu yayılmaya katkıda bulunan iki temel safha olmuş. Birincisi bu bitkinin 20. Yüzyılın ilk yarısında Amerika’nın güney doğusunda devlet desteğiyle yoğun şekilde ekilmesiydi. Bu süre zarfında P. Montana çok sayıda destekçi tarafından hem çiftlik hayvanları için bir saman mahsulü hem de nişasta, kağıt, kumaş ürünleri için ideal bir malzeme olarak tanındı. Kuzu sarmaşığının yayılmasındaki ikincil tarihsel etken, bu bölgede toplumsal ve tarımsal değişimlerle ilgiliydi. Toprak kalitesinin düşmesine ve pamuk kurdunun yayılmasına bağlı olarak pamuk üretiminin uğradığı sekte, çok sayıda insanın kırsal alanlardan kentsel bölgelere hareket etmesiyle birleşince bu durum pek çok çiftliğin ikincil ormanlara dönüşmesiyle sonuçlandı. Bu da, ekilmiş milyonlarca P. Montana’nın on yıllarca kontrolsüz ve denetimsiz şekilde büyümesine yol açtı.

Kollektif’in belirttiği gibi, çok sayıda insanın kırsal alanlardan kentsel bölgelere hareket etmesiyle kentler kalabalıklaştı ve konut ihtiyacı arttı. Yapılan konutlar tarım alanlarının azalmasına neden oldu.