YERLEŞİK ÇORUM TİYATROSU KURULMALIDIR

Birikmiş gazeteleri okurken Çetin Işıksözlü’nün Ağrı yakınındaki İshak Paşa Sarayı’nda sahneye konulması nedeniyle Ağrı’ya giden Tufan Türenç’in aşağıdaki satırları dikkatimi çekti;

“Kentte sinema, tiyatro yok. Bunların dışında herhangi bir sanat etkinliği de yok. Oysa yıllarca önce 3 sinema varmış. Halkevinde tiyatro yapılırmış. Ne yazık ki Ağrı’daki bu durum bugün hemen hemen bütün Anadolu illeri için de geçerli. Acı ama büyük kentler dışında sosyal yaşamda geriye gidiş var.”

Evet, değerli okuyucularım yazarın bu satırlarına hayır demek mümkün değil. Benim de ortaokul çağlarımda bugün Belediye Binası olan o zamanki halk evinde çok değişik sosyal ve kültürel faaliyetler yapılır ve bizler tiyatro eserlerini, çeşitli konulardaki münazaraları, sevgileri izledik. Ayrıca Sadi Leblebicioğlu tarafından gençlere müzik dersi verilir ve bir müzik aletini kullanması öğretilirdi. Kız kardeşim mandolin, ben ise keman dersi almıştık. Kabiliyetim pek olmadığı için ben başarılı olamadım, ama kız kardeşim çok güzel çalmayı öğrendi.

1950’li yıllarda okuldan iş yerimize (Yeni Hamam’a) gelirken halkevine ait ve bizim öğrenmek için kullandığımız aletlerin, binanın önüne yapıldığını ve yok pahasına satıldığını gördüm. Acele babama koştum konuyu anlattım ve bizde bir keman ve bir mandolin satın aldık.

O zaman 12 yaşında olduğum için olayın vahametini kavrayamamıştım. Şimdi düşünüyorum da particilik uğruna kapatılan Halkevleri, Devletin Kültür Merkezleri olarak devam ettirilse idi daha iyi olmaz mıydı?

O tarihten itibaren Çorum’da sosyal hayatta gerileme olduğunu düşünüyor ve bu boşluğun doldurulabilmesi için Çorum’da yerleşik Devlet Tiyatrosu biran önce kurulmasını istiyorum. Gördüğü bakım ve onarımdan sonra yenilenen ve büyük şehirlerdeki tiyatro salonlarında bulunan tüm niteliklere sahip olan tiyatro salonu artık değerlendirilmelidir. Yakinen tanıdığım, Kültür Bakanımız İstemihan Talay nezdindeki girişimlerimi devam ettireceğim. Sizler de destek verin.

Yazıma son vermeden önce kişisel bir hatıramı da sizlerle paylaşmayı istiyorum. Lise çağrılarımda, 1945 yılında olsa gerek, edebiyat öğretmenimiz Enise Kantemir’in ve diğer öğretmenlerimizin desteği ile “Akıl Taciri” isimli bir tiyatro eserini eski Ankara Caddesi üzerinde bulunan “Yalçın Sineması’nda” iki akşam sahne koymuştuk. Halkımızın büyük beğenisini kazanan bu sunuşta salon tamamen dolmuştu. Arkadaşım Gürcan Bozdoğan’ın esas rolü başarıyla oynadığı bu eser de ben de küçük bir rol üstlenmiştim.

Belki de bu amatör oyunculuğun beni tiyatroya ve sanata bağladı. Yeni yetişen gençlere “Yerleşik Çorum Tiyatrosunu” kurarak aynı sevgiyi aşılayalım.

İstanbul, 10 Temmuz 1999

“Türkiye’nin en yoksul ilinde 3.gün”

Hürriyet 7.7.1999