YUGOSLAVYA’DA SEÇİM

Yugoslavya’da yarın (Pazar günü) devlet başkanlığı meclis ve yerel yönetim seçimleri yapılacak. Komünist rejimin sona ermesi ile birlikte, Tito’nun İkinci Cihan Harbini takiben oluşturduğu, değişik etnik grupları bir araya getirerek kurduğu, Yugoslav federal devleti parçalandı. Geniş bir coğrafyaya yayılı olan bu devletin sınırları içinde yalnız Sırbistan ve Karadağ Federal Cumhuriyeti kaldı ve alanı oldukça küçüldü. Bu hudutlar içinde kalan Kosova’da yaşayan Arnavutlara karşı Sırbistan Ordusunun giriştiği katliam üzerine NATO harekatı sorunun çözülmesini sağladı ise de ülkede huzursuzluk had safhada bulunmaktadır.

Bu harekata, uygulanan uluslar arası tecrit ve yaptırımlara rağmen 1989’dan beri Yugoslavya’nın başında kalmayı başaran Miloseviç muhalefetten 18 partinin oluşturduğu Sırp Demokratik Muhalefetinin adayı Konstunica ile yarışacak. Halk çok ağır şartlarla karşı karşıya olup ilaç yokluğu, gıdasızlık ve fakirlik nedeniyle binlerce insan ölmüştür. Ekonomi durmuş ve karaborsa hortlamış bulunmaktadır. Karadağ, Yugoslavya Federasyonundan ayrı diğer cumhuriyetler gibi bağımsızlığına kavuşmayı istemektedir.

Birçok nedenler yanında denize çıkışı kalmayacağı için Yugoslavya buna kesinlikle karşı çıkmaktadır. Kamuoyu araştırmaları Sırp Demokratik Muhalefet hareketi adayı Kostunica’nın Miloseviç’in 20 puan önünde gittiğini göstermektedir. Hukuk profesörü olan Kostunica, ılımlı bir milliyetçi ve yolsuzluklara bulaşmamış bir politikacı olarak tanınmaktadır. Bilindiği gibi Miloseviç Batı ülkelerince Bosna ve Kosova’da insanlık suçu işlediğinden savaş suçlusu ilan edildiği gibi hakkında yakalanma emri bulunmaktadır.

Batı, askeri, ekonomik ve politik bütün ağırlığını, Devlet Başkanı Miloseviç’in iktidardan uzaklaşması yönünde koydu. Yugoslav seçmene Miloseviç’i tekrar iktidara taşımama çağrısı yapan Amerika ve Avrupa Birliği, Devlet Başkanının seçimi kaybederek düşmesi halinde bu ülkeye karşı ambargoların kaldırılacağı vaadinde bulundu.

Bir başka önemli sorun Karadağ’ın durumu olup, Karadağ “Yugoslavya Federasyonu”ndan ayrılmak istemesidir. Karadağ yetkilileri kendi halkından seçimleri boykot etmelerini istediği gibi Sırbistan askerlerinin Karadağ’da bulunmasından rahatsız olduğunu açıklamışlardır.

Kosova’da seçimlerin sakin geçmeyeceğini iddia eden Sırplar da bölgeyi hızla terk etmekte ve Sırbistan’a geçmektedirler. Esasen Kosova’da insanı aldatan bir sakinlik hakimdir.

Seçimlerle ilgili kuşku ve yolsuzluk bekleyişi nedeniyle 52 ülkeden 200 gözlemci, seçimi izlemek üzere Yugoslav Seçim Komitesinin müsaadesi ile Yugoslavya’ya gelmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan seçimi kazanmak için her türlü hileye başvuracağına kesin gözüyle bakılan Miloseviç’in  kendini galip ilan etmesinin ve bir ihtimalle Karadağ’ın bağımsızlığını açıklaması ardından ülkede patlak verebilecek olaylara karşı Amerika müdahale etmek üzere Adriyatik’te bir uçak gemisi yollamış bulunmaktadır.

Yüzlerce yıl Osmanlı Devletinin sınırları içinde yer almış bulunan Sırbistan, Karadağ, Kosova’da meydana gelebilecek olaylar Türkiye’yi de etkileyebilir. Tarihi bağlarımız nedeniyle sık sık dile getirdiğimiz “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar” düşüncesi bizleri Avrasya ile ilgilenmeye yönlendirmektedir. Bu düşüncelerle konuyu sizlerin değerlendirmenize sunuyorum.

İstanbul, 23 Eylül 2000

Gazete ve TV haberlerinden faydalanılarak hazırlanmıştır.