GEREKSİZ “ASKER-SİVİL” TARTIŞMASI

Ülkemiz insanları uzun bir süreden ve bilhassa Avrupa Birliğine aday olarak kabul edilmesini istemesinden beri hergün yeni bir kriz ve olay yaşıyor. Bu durum ülkeyi her geçen gün bir çıkmaza doğru götürüyor. Halk şaşkın, esnaf siftah yapamıyor, çiftçi ve sanayici zor durumda… Bankalar birbiri arkasına devlet kontrolüne alınıyor…

Yapılan anketlerde halkımızın yüzde 91’i Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’e, yüzde 89’u Silahlı Kuvvetlere itimat ettiğini ve güvendiğini belirtirken, bu oran politikacılarda yüzde 19’a düşüyor. Bu farklılığın ana nedeni halkımızın ülkemizde ortaya çıkarılan yolsuzlukların arkasında siyasi iradenin bulunduğuna inanmasıdır.

Son defa ortaya çıkarılan “Beyaz Enerji” yolsuzluğu olayında siyasilerden beklenen “düğmeye” kim bastı tartışması yapmaları değil, olayın tüm boyutu ile ele alınması ve açıklığa sağlamalarıdır.

Hal böyle iken Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın hiçbir gerekçe yok iken;

“Sanıyor musunuz ki, askeri yönetim gelse yolsuzluk olmayacak. Tam aksine, esas o zaman yolsuzluklar karanlıkta artar. Yolsuzluklarla mücadelenin yolu aydınlıktır.” şeklinde beyanat vermiştir.

Bence bu beyanat çok talihsiz bir beyanattır. Ülkede çok büyük bir çoğunluk demokrasiye inanmakta ve sivillere teslim ettikleri değerli vatanlarının iyi idare edilmesini ve uygar ülkeler seviyesine getirilmesini beklemektedirler. Askerler bu vatanı canlandıran daha çok sevmekte ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatmayı istemektedirler. Ülkenin birlik ve bütünlüğü tehlikeye düşürülmediği müddetçe askerler hiçbir zaman devlet idaresine el koymayı da arzulamamaktadırlar.

Devletin tüm bilgi ve istihbaratına sahip bulunan Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz beyanatının arkasında durmalı ve varsa askeri dönemlere ait yolsuzlukları bir an önce açıklamalıdır. Halkımız hangi dönemde olursa olsun yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını istemektedir.

Ayrıca, başlatılan ve başlatılacak tüm soruşturmalar nereye, kime veya kimlere kadar varacaksa, oraya kadar götürülmelidir. Gereksiz “asker-sivil” tartışmaları ile “Beyaz Enerji” operasyonu da dahil tüm soruşturmalar özünden saptırılmamalıdır.

Sıkıntı içinde olan halkımız TEAŞ’ın gözaltında bulunan Genel Müdürü Muzaffer Selvi’nin kasasından 345 bin dolar çıkmasını şaşkınlıkla ve üzülerek öğrenmiş olup gelişmeleri ibretle izlemekte ve operasyonları desteklemektedir.

İstanbul