HALKLA BERABER OLMAK VE GAFFAR OKKAN

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve beş polisimizin şehit edilmesini takiben Diyarbakır’da yapılan cenaze törenine yöre halkının gösterdiği yakın ilgi hepimizin dikkatini çekti. Basında da yer aldığı gibi;

-Diyarbakır ağladı

-İlk kez halk töreni

-Halk sevgisi

-Esnaf kepenk kapattı

-Diyarbakır ayağa kalktı

-Gaffar kazandı

başlıkları insana ister istemez şu soruyu sorduruyor:

“Gaffar neden bu kadar sevildi.”

Basından ve televizyonlardan izlediğim kadarı ile Hendek gibi küçük bir kasabanın yakınındaki bir köyde (mahallede) doğan rahmetli Gaffar Okkan, bu beldede yaşadığı sıcak insancıl ilişkileri hiçbir zaman unutmamış. Hangi makamda olursa olsun dinimizin de bize önerdiği gibi kibirli olmamış, yaratanın yarattığı tüm insanları ayırım yapmadan sevmiş ve halkı ile hep beraber olmayı istemiş.

Bu sıcaklık sevgi ve yakın ilgi, kendisine yıllardan beri yaşanılan terör ve resmi makamlarca kendilerine mesafeli yaklaşım nedeniyle içine kapanık bir şekilde yaşayan Diyarbakır halkının kalbini ve yakınlığını kazandırdı. Gaffar Okkan’ın tutumu ile Diyarbakır’da huzur ortamı her geçen gün arttı. eminim ki, Emniyet Müdürü Gaffar Okkan gibi diğer idareciler de bu huzurun gelişmesine önemli katkı sağladılar.

*    *    *

Bu acı olay karşısında Diyarbakır halkının gösteriği tepki huzuru bozmak isteyenlerin dikkatinden kaçmayacaktır. Basında yer aldığı gibi,

“Olay Türkiye’de bir ilktir.

Ve bir dönüm noktasıdır.

Bir başlangıçtır.”

“Huzuru bozmak isteyenlere karşı,

huzura susamışların başkaldırısıdır.”

*    *    *

Bu yaşananlar idareciler tarafından halka gösterilen yakınlığın karşılıksız kalmadığı, huzuru sağladığı ve halkını devleti ile bütünleştirdiğini göstermiştir.

Tüm idareciler ve devlet görevlileri diğer bir ifade ile halkın hizmetinde olması gerekenler onlara yakın olarak onların sevgisini kazanarak ve onlara hizmet ederek bir Gaffar Okkan olmak durumundadırlar.

*    *    *

Gaffar Okkan’ın şehit düşmesinden iki saat önce gazeteci Nuriye Akman’a verdiği mülakatta;

“Biz halk için varız. Bakkalın gösterdiği samimiyeti dünyada hiçbir şeye değişmem… Arkadaşlarıma eğitim verdim: ‘İnsanların sevgiye, saygıya ihtiyacı var’ dedim. 5 bin polisime güveniyorum.”

ve

“Bana git Diyarbakır’da insanın canını, malını, ırzını koru denildi. Ben de görevimi yaptım… Yılbaşı gecesi odamda sabah 05’e kadar oturdum. Polis de halk da ‘müdürüm orada’ desin ve rahatlasın diye…”

Açıklaması benim bu yazımda söylemek istediklerimin belkemiğini oluşturuyor. İsteyen bu satırlardan istediği dersi çıkarır…

*    *    *

Şehitlik en yüce mertebedir…

İstanbul

Doğan Heper, “Mucize” Milliyet, 27.1.2001

Taha Akyol, “Milat…” Milliyet, 27.1.2001