HANNOVER’DEKİ ÇORUMLULAR

Dün akşam Türkiye’ye dönmenin sevinci içindeyim. Ülkemi konu alan yazılarıma başlamadan önce birkaç yazımı daha yurtdışı seyahatim ve oralarla ilgili konularda yazacağım.

Hannover’de ilk Çorumlu çekirdeğini Kemal ile ben oluşturduk. Daha sonra Hüseyin Çobanoğlu’nun oğlu Necdet de inşaat mühendisliği tahsil etmek üzere aramıza katıldı. 1961 yılında çalışmak üzere Hannover’e gelen Vahit Terlemez’in 1963 yılında eşi Müzeyyen hanımı ve kızları Sibel ve Sara’yı getirerek ev açması nedeniyle büyük bir aile olmuştuk. Kısa bir müddet sonra Nürnberg şehrinde M.A.N. kamyon fabrikasında çalışan ve yalnızlık çeken Hikmet Burhan’ın da aramıza katılması ile topluluğumuz oldukça büyümüştü. Ayrıca Hamamözülü Arif Aydoğdu ve Vahit’in arkadaşı Merzifonlu Haluk Akın kendilerini Çorumlu olarak hissettiklerinden hep bizlerle birlikte olmuşlardır. 1965 yılında Çorum’dan Kadriye Seydim ile evlenerek ben de Hannover’de evimi açtım. Beni de kısa bir müddet sonra Kemal takip etti ve evini açtı. Böylece biz Çorumlular tam bir topluluk oluşturmuştuk.

Bu gezimde her zaman yaptığım gibi Hannover’de yaşayan dostlarımızı ziyaret ettim. Kemal ile ilgili olarak bilgiler aktardığım için ilk ziyaretimi yaptığım rahmetli Vahit Terlemez’in ailesi ile geçirdiğim güzel zamanı sizlerle paylaşmayı istiyorum.

Hannover’in merkezi yerinde Hannover Üniversitesi yakınında Vahit’in aldığı evde evlatları ile yaşayan ve beni her zaman olduğu gibi güler yüzle karşılayan Müzeyyen yengemiz yanında kızı Sara ve oğlu Serhan da bulunuyordu. Hazırladığı güzel ve zengin masada çaylarımızı içerken geçmiş günleri andık. Bu arada ben geçen sene evlenen Serhan’ın düğün resimleri olan albümü incelemeye başladım. Serhan, Vahit’in bir arkadaşının çocukluğundan beri tanıdığı kızı ile evlenmiş ve mutlu olduğunu anlattı. Hannover’e üç yaşında gelen Sibel, birisi 14, diğeri 12 yaşında iki erkek evladın annesi olarak belki de ileride ülkemiz ile Almanya arasında köprüler kuracak 3. nesli yetiştirmekte önemli adımlar atıyor. Saba’yı ise daha bir yaşına basmadığı bezli günlerinden hatırlıyorum. Karşımda oturan bu güzel ve hanımefendi kızımız önümüzdeki ay evleneceğinden kendisine mutluluklar diledim. Küçük kızları Sara ise iş yerinde olduğundan aramızda olamadı.

Ayrılmadan önce Vahit’in şiirlerini içeren ve kendisinin vefatından sonra evlatlarının derleyip bastırdıkları “bir ak kağıt bir kara kalem” isimli kitabını bana imzalayarak verdiler. Edebiyata ve sanata çok düşkün olan Vahit’in bu tarafını bir sonraki yazımda ele alacağım.

Neşesi ile Hannover’de tanınan rahmetli Hikmet’in ailesini bu defa ziyaret imkanı bulamadım. Ufak bir rahatsızlık geçiren eşi Sevim hanımla telefonla görüştük. Büyük oğlu Nejat’ın Türkiye’de izinde olduğunu ve daha önce çalıştırdığı benzinliği sattığını ve halen Continental lastik fabrikasında çalıştığını, küçük oğlu Mustafa’nın ise Hannover’in dışında bir yerde yıllardan beri aynı iş yerinde (sıhhi tesisatçı) çalıştığını, Alman olan eşi ile küçük bir butikleri de olduğunu ifade etti. Zamanının büyük bir kısmını torunlarına ayıran Sevim hanım boş zamanlarını Hannover yakınlarındaki küçük bahçesi ile uğraşarak geçiriyor.

Yukarıda isimlerinden bahsettiğim Necdet Çobanoğlu İstanbul Büyükşehir Belediyesinde inşaat mühendisi olarak çalıştı ve emekli oldu. Hannover Türk işçi cemiyeti Başkanlığı da yapan Arif Aydoğdu daha sonra Hannover’de seyahat acentası sahibi oldu. Birkaç yıl önce kendisini erken bir tarihte emekli eden ve firmasını satan Arif zamanını Türkiye’de ve Almanya’da geçiriyor. Haluk ise Almanya’dan döndükten kısa bir müddet sonra budan 6 ay önce İstanbul’da vefat etti.

Sizlere Almanya’da yaşayan 2,4 milyon Türk arasında çok sayıda Çorumlunun bulunduğunu onlara da ulaşmamız gerektiğini ifade ettiğimi belirterek onlardan küçük bir grubu bu yazımla tanıttığımı düşünüyorum.

İstanbul, 25 Mayıs 2001