PROF. DR. NURİ UMAN’IN KONFERANSI (II)

Kaldığımız yerden devam edelim:

* Lozan Antlaşması’na ek olarak imzalanan Ticaret Sözleşmesi’nin Türkiye’nin 5 yıl süreyle gümrük gelirlerini artırmaya ve sanayiyi dış rekabetten korumaya yönelik tedbirler almasını engellemesine rağmen Türkiye 1923-1929 arasında ulusal bir sanayi kurma yönünde önemli adımlar attı.

* 1924’te kurulan İş Bankası özel girişimciliğin teşvik edilmesinde önemli rol oynadı.

* Millileştirmeye hız verildi. Demiryolları ve limanlar devletleştirildi. Tütün rejisi (Tekel İdaresi) satın alındı. Kabortaj hakkı Türk vatandaşlarının tekeline geçti.

* Yurt dışına talebe gönderildi.

*1929 yılında Dünya ekonomik krizinin olumsuz etkileri Türkiye’yi korumacı ve devletçi bir ekonomi politikasına yöneltti.

* 1934’te dokumacılık, madencilik, kağıt, seramik ve kimya sanayilerini geliştirmeyi amaçlayan ilk beş yıllık sanayi planı (Kalkınma) uygulamaya kondu. Sovyet planlamasından sonra dünyadaki ilk planlama daneyimlerinden biri olan bu plan hedeflerine büyük ölçüde ulaşıldı.

* O yokluk döneminde borçlar ödeniyor, yatırım yapılıyor. Yabancı ortak alınmıyor ve halka güveniliyor.

* Tamamlanan devrimler arasında Harf Devrimi (1929) önemli bir yer tutuyor. Eğitime önem veriliyor 1933’te Üniversite Reformu yapılıyor.

* 1939 yılına gelindiğinde fert başına gelir 200 dolara yükselmiş bulunuyor. Demiryolları bitiriliyor.

* Amerikalı tanınmış iktisatçı Rostock, Türkiye’nin “Take off” durumunda (uçağın kalkış anındaki durumu içinde kullanılan bir deyim) olan ülkelerin başında geldiğini belirtiyor.

* 1923 ile 1938 arasında enflasyon 0 (sıfır)

Prof. Uman bu noktada 1923-1938 arasındaki bu başarı nasıl sağlanmış diye sordu ve nasıl yaptığını aşağıdaki şekilde açıkladı:

1-Dünya gelişmesi (konjonktürü) iyi takip edilmiş

2-Hangi sistem iyi diye kontrol edilmiş ve alınmış

3-Eğitime ağırlık verilmiş.

* Bu gidiş devam edemedi. 1939’da başlayan 2. Cihan Harbi hepsini engelledi. Savaşa girmedik ama bedelini ödedik.

* 1939-1945 arasındaki fiyatlar 5 kat arttı. İthalat yapılamadığı için herşey ülke içinden sağlandı. Kendi özüne dönmek zorunda kalındı. “Yerli Malı Haftası” bunun sonucu doğmuştu.

* Bu dönemde toplam nüfusumuz 18 milyon olup bunun 2,5 milyonu silah altındadır. Verim düşmüş ekmek ve diğerleri karneye bağlanmıştır.

* 1946’da Birleşmiş Milletlere üye olabilmek için hazır olmadığı halde çok partili döneme geçilmiştir.

Konferansla ilgili III. yazımı sizler esunacağım.

İstanbul