AHMET ÇÖREKÇİ’NİN KONFERANSI (2)

Sayın Çörekçi’nin ÇEKVA’da verdiği “Dünyamızda Değişen Dengeler ve Türkiye” konulu konferansta anlattıklarını aşağıda sizlere aktarmaya devam ediyorum;

1990’lı yıllarda Amerika’nın tek süper güç olmasından beri dünyada önemli gelişmeler olmuştur.

* İki Almanya birleşince Almanya önemli bir güç haline gelmiştir.

* Avrupa Birliği, Almanya’nın etkisine girmiştir. AB’de Almanya’nın etkisi Yugoslavya’nın parçalanmasını hızlandırmıştır. Slovenya ve Hırvatistan’ın şekillenmesi Almanya’nın desteği ile sağlanmıştır.

* Yakın bir gelecekte Avrupayı Almanya yönlendirecektir.

* Avrupa Birliği de kendi bölgesel gücünü oluşturmaya çalışmaktadır.

Tek güç olmasına ve herşeye rağmen ABD koalisyon kurarak dünyanın jandarmalığını yapmaktadır. Tek süper güç olarak her olayı yönlendirmek istemektedir. Ama başka ülkelere her an ihtiyacı vardır. Harekat için kara parçası gereklidir. Körfez Savaşında bu harekete katılmayan Almanya ve Japonya’dan 54 milyar dolar almıştır. Unutulmamalıdır ki, dünyada iki güç olsa idi ABD Irak’a hücum edemezdi.

11 Eylül’de meydana gelen olaylardan sonra dengeler değişmiştir. Afganistan olayı çıkınca kendisine büyük şeytan İsrail’e ise küçük şeytan diye İran’la, nükleer güç olduğundan Pakistan’la olan kopukluk ortadan kalkmıştır. Demek ki dostluklar mefaate dayanmaktadır.

Değerli hemşehrilerimiz, Çörekçi paşa bu bilgileri verdikten sonra “Türkiye için uygun politikalar nedir” diye sordu ve aşağıdaki bilgileri aktardı:

Etrafımızda genelde kaynama var. Komşularımız tarih boyunca sorun yaratmışlardır. Bugün de komşumuz Yunanistan, Suriye, Irak ve İran’la sorunlarımız vardır. Yakınımızda oluşan olaylar bizi de etkilemektedir. Çeçenistan, Balkanlar ve Kafkasya örnek olarak verilebilir. Ülkemizde Çeçen davasına destek vermek için gemi ve uçak kaçırıldığında, Rusya ülkemizi suçlamakta ve PKK’yı desteklemektedir.

Dünyada yapılan bir çalışmaya göre 16 hassas bölgenin 13’ünde Türkiye vardır. Bunlardan komşularımızla ilişkili olanlar şunlardır;

* Yunanistan’la Ege, Kıbrıs ve Batı Trakya ksorunu önemlileridir. Yunanistan, Türkiye’nin lehine olacak herşeyin karşısındadır.

* Ermenilerin ülkemizden toprak isteği vardır. Ayrıca Azerbaycan’la olan Karabağ sorunu bizi etkilemektedir. İlişkilerin açılması zordur.

* Suriye ile ilişkiler Öcalan’dan sonra kısmen değişmesine rağmen “Hatay Sorunu” devam etmektedir.

* İran, islam rejimini ihraç etme gayreti içinde olup, terörü desteklemektedir.

* Irak, zayıf olduğu için şu anda pek sorunu yoktur.

* Bulgaristan’la ilişkiler iyidir.

* İsrail ile ilişkiler iyidir.

* Araplarla ilişkiler “Yurtta sulh, cihanda sulh” görüşüne uygun bir şekilde yürütülmektedir.

Özet olarak;

– Bölgede bağımsızlığa dönük çatışmalar devam edecektir.

– İran mükleer silah ve füze geliştirme çalışmaları yürütmektedir. 15 yıl içind enükleer güç olacaktır. Bu bizi olumsuz etkileyecektir.

– Kaçak insanların göçü bizi etkileyecektir. Avrupa Birliği bizi suçlayacaktır.

– Dini terör tüm ülkeleri oduğu gibi ülkemizi etkileyecektir.

– Dünyada 1 trilyon dolarlık, Türkiye’de ise 70 milyar dolarlık eroin kaçakçılığı yapılmaktadır.

– Uluslararası suçlar artmıştır. Bu bizi etkilemektedir.

– Artan su ihtiyacı ve enerji ihtiyacı bizi etkileyecektir.

Bundan sonra ülkemiz için en uygun politika konusunda açıklık getirdi;

Demokratik bir ortamı devam ettirecek birlik ve beraberliğimizi korumalı, ülkemizde refah ve güvenliği sağlamalıyız. Güçlü bir silahlı kuvvete ve savunma sanayine sahip olmalıyız. Bilgi toplumu haline gelmeliyiz. Nato ile ilişkilerimiz şimdiye kadar olduğu gibi sürdürülmelidir. Avrupa Birliğ ile ona bağlı kurulması planlanan güvenlik göçünde yer almalıyız. AB’ye giriş için şart koşulan demokrasi ve insan haklarına önem vermemiz gerekir. Ancak o zaman çağdaş ülkeler arasında yer alabiliriz. Ekonomimize düzen vermeliyiz.

Konferansla ilgili değerlendirmeme devam edeceğim.

İstanbul