ANITKABİR VE EMİN ONAT

Dün, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde açılan (Ozan Sağdıç tarafından hazırlanan) “Emin Onat’ı anarken” isimli fotoğraf sergisini gezdim. Kendisi, Türkiye’nin 20. yüzyılda yetiştirdiği en tanınmış mimarlardan biri olup, Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün mezarının bulunduğu Anıtkabir’in projesinin sahibidir.

Emin Onat kimdir?

1908 yılında İstanbul’da doğan Emin Onat, 1927 yılında Yüksek Mühendis Mektebi’ne girdi. Okulun üçüncü sınıfında iken eğitimini yurt dışında tamamlamak ve dönüşünde öğretim kadrosuna girmek üzere İsviçre’nin Zürich kentinde bulunan Yüksek Teknik Okuluna (ZTH) (Bugün dahi dünyanın en tanınmış bilim yuvası) burslu olarak gönderildi. 1934 yılında ZTH’ı birincilikle bitiren Emin Onat, yurda dönüşünden sonra 1935 yılında doçent, 1938 yılında profesör oldu.

Emin Onat Mimarlık Şubesi şefi olarak 1938 yılından itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kuruluşuna kadar çalıştı. İTÜ bünyesinde kurulan Mimarlık Fakültesi dekanlığını iki dönem yaptı. 1951-53 yılları arasında da İTÜ rektörlüğü görevini üstlendi.

1942’de Anıtkabir Uluslararası Proje Yarışması’nda Doç. Dr. Orhan Arda ile birlikte hazırladığı tasarım (proje), birincilik ödülü alan üç proje arasında yer aldı. Uygulanmak üzere seçilen Onat-Arda projesi yalnız müellifler için değil, Türkiye mimarlığı için bir övünç kaynağı oldu. Bu başarısına da bağlı olarak Onat aynı yıl Ordinaryüs Profesör ünvanını aldı.

Gerek İTÜ’nün ve Mimarlık Fakültesi’nin kurulma ve gelişme evrelerindeki büyük katkısı, gerekse Anıtkabir projesindeki başarısı onun meslekteki ve akademik kuruluşlarca ödüllendirilmesine yol açtı. Kendisine 1946 yılında İngiliz Mimarları Kraliyet Enstitüsü (RIBA) fahri üyeliği ve 1956 yılında da Hannover Tachnische Hochsehnle’nin (Hannover Teknik Yüksekokulu) fahri doktorluk payesi verildi.

Mimarlık mesleğine  ve memleketimizin bir bütün olarak imarına daha uygun ve yapıcı olanaklarla hizmet edebilmek için 1954-57 döneminde İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya giren Emin Onat, mesleki ideallerini gerçekleştirebilmek için umduğu olanakları ve ortamı bulamayınca 1957 seçimlerine girmeyerek İTÜ Mimarlık Fakültesi’ndeki görevine döndü.

Mesleki kariyerini yarışma projeleri, kazandığı derece ve mansiyonlar ve sayısız uygulamayla zenginleştiren Emin Onat 17 Temmuz 1961 günü bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti.

Emin Onat’ın Atatürk hakkında 1943 yılında söyledikleri sergide bir panelde görülüyordu;

“Atatürk’ün başardığı inkılapların en önemli biri, ….., bize mazinin değerlerini göstermesi olmuştur… Tarihimiz, Akdeniz milletlerinin birçoğu gibi binlerce sene evveline gidiyor; Sümerler’den ve Hitit’lerden başlıyor ve Orta Asya’dan Avrupa içlerine bir çok kavmin hayatına karışıyor ve Akdeniz Ananesinin en büyük köklerinden birini teşkil ediyordu.

Atatürk, bize bu zengin ve verimli tarih zevkini aşılarken ufkumuzu genişletti, bizi ortaçağdan kurtarmak için yapılmış hamlelerin en büyüğünü yaptı. Hakiki mazimizin ortaçağda değil dünya klasiklerini ortak kaynaklarında olduğunu gösterdi.”

Aynı sergide asılı Emin Onat ve Orhan Arda’nın 1943 yılında söyledikleri de çok dikkat çekici ve önemli;

“İşte bunun içindir ki… Ata’nın Anıt-Kabrini bir sultan veya veli türbesi ruhundan tamamen ayrı, yedibin senelik bir medeniyetin rasyonel çizgilerine dayanan klasik bir ruh içinde kurmak istedik.”

Hocaların hocası Emin Onat’ı, eserlerini ve düşüncelerini sizlere bu sergiden esinlenerek aktarmak istedim.

İstanbul

NOT: Sizlerin Yeni Yılınızı en iyi dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve başarı dilerim. Saygılarımla.