GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UYGARLIKLAR

Geçmiş uygarlıkların günümüze kalan eserlerin gün ışığına çıkarılması, korunması, yaşatılması ve tanıtılması bir insanlık görevidir. Uygar toplumlar bunları yaparken, uygarlıktan nasibini alamamış geri kalmış toplumlar bunları yıkarlar ve böylece geçmiş medeniyetlerin izlerini silerek kendilerini öne çıkardıklarına inanırlar.

Türk toplumunun büyük bir kısmı atalarının kurmuş olduğu Osmanlı devletinde olduğu gibi kendilerinden önce bu topraklarda yaşamış toplumları kendilerinin bir parçası olarak görmekte ve o toplumların kültürel zenginliklerine değer vermekte ve korumaktadır.

Çorum ili sınırları içinde ve bölgemizde bundan 4000 yıl önce kurulmuş bulunan Hitit uygarlığı, değerli fahri hemşehrimiz Mahfi Eğilmez’in “Anitta’nın Laneti” isimle kitabında belirttiği gibi en az Mısır uygarlığı kadar önemli bir uygarlıktır.

Diğer taraftan geçen hafta İstanbul’da sayın Valimiz Atıl Üzelgün’ün başkanlığında yapılan toplantıda 2-6 Eylül 2002 tarihinde Çorum’da tertiplenen 5. Hititoloji Kongresi kapsamında yer alan Çorum Valiliği ve Dünya Fotoğrafçılar Birliği tarafından ortaklaşa düzenlenen I. Çorum Hitit Uluslararası “Geçmişten Günümüze Uygarlıklar” Fotoğraf Yarışmasının genel ilkeleri seçici kurul üyeleri ile biz davetlilere açıklandı. Bu arada sayın Valimiz yarışma davetiyesinde yer alan vazo üzerindeki figürlerin Hitit döneminden çok sonra gelişen eski Yunan eserlerinde de kullanıldığını açıklamış ve bunun Hitit medeniyetinin Yunan medeniyetini önemli derecede etkilediğinin bir göstergesi olduğunu ortaya koymuştur.

Yukarıda açıklamalarımı bir defa daha özetlersem;

* Hitit uygarlığı en az Mısır uygarlığı kadar önemlidir.

* Hitit medeniyeti Yunan medeniyetini önemli derecede etkilemiştir.

Bugün sizlerle Mısır ve Yunan uygarlığının dünya tarihi üzerindeki etkisinden ziyade turizm hareketi üzerinde etkisini tartışmayı istiyorum.

Dünya turizm hareketlerinde Mısır ve Yunan uygarlıkları ve kalıntılarının büyük bir yeri vardır. Her yıl milyonlarca turist bu uygarlıkların bulunduğu yörelere akın etmekte ve buralara önemli miktarda döviz bırakmaktadır.

İşte bu noktadan hareketle biz Çorumlular, Çorum’un gelecekte Hitit uygarlığının merkezi olarak aynı derece tanınmasını ve ziyaret edilmesini sağlamalıyız. Bunun için hepimiz elele vermeliyiz. Bu konuda büyük bir faaliyet gösteren Valimiz Atıl Üzelgün’e destek vermeliyiz. Bu tanıtma faaliyetlerinin Çorum’a nasıl bir gelecek sağlayacağının ve nasıl bir turizm faaliyeti getireceğinin hepimiz bilincinde olmalıyız. Her fırsatta Hitit uygarlığı ile Çorum’u birlikte tanıtmalıyız.

2002 yılındaki önemli tanıtma faaliyetlerinden bazıları şunlardır;

* 18 Ocak – 28 Nisan 2002 tarihleri arasında Almanya’da Bonn kentinde “Bin Tanrılı Hititler” sergisi,

* 2002 yılında restorasyonu tamamlanan “Çorum Müzesi”nin açılması ve Hitit eserlerinin geniş bir şekilde tanıtımı,

* I. Çorum Hitit Uluslararası “Geçmişten Günümüze Uygarlıklar” Fotoğraf Yarışması,

* V. Uluslararası Hititoloji Kongresi’nin Çorum’da yapılması.

Değerli hemşehrilerim, Çorum’a birşeyler kazandırmayı istiyorsanız, Hitit uygarlığının tanıtımı için çalışınız.

İstanbul