ŞARKILARDA AŞK

Dün sabah yoğun kış şartları nedeniyle ÇEKVA’nın İstanbul’da tertiplediği ve 26 Ocak tarihinden 21 Nisan’a ertelediğimiz “Çorum Balosu” ile ilgili olarak Harbiye orduevine gittim. İlgililerle görüşmek için bir süre beklemem gerektiğinden aşağıdaki salonda oturdum ve gazete okumaya başladım. Bir müddet sonra gelen ve yanımdaki boş koltuğa oturan beyefendi ile sohbet etmeye başladık.

Her zaman olduğu gibi ülkemizin hepimizi üzen durumu hakkında konuştuk. Sohbet uzadıkça kendimizden de bahsetmeye başladık.

Şükrü Sümer beyefendi, aslen Konyalı olup, devlette memur olarak çalıştıktan sonra emekli olmuş, sağlıklı, efendi ve geniş kültürlü bir kimse olarak tanıtılabilir. 53 yıl mutlu bir evlilikten sonra eşini 7 yıl önce kaybeden sayın Sümer tek evladı olan oğlunu da yıllarca önce trafik kazasında kaybetmiş. Bütün bu acılara rağmen kendisinin hayatı sevdiğini ve yaşadığı günleri mutluluk içinde geçirdiğini hemen hissettim.

Cebinden çıkardığı, eşinin ve oğlunun fotoğraflarını bana gösteren Şükrü bey, eşini halen çok sevdiğini belirtti ve “500 defa öbür tarafa gidip gelsem yine eşimi seçerdim” dedi.

Bu arada aşağıda sizlere sunduğum ve kendi ifadesi ile “Yaşanmış sevginin bir yansıması” dediği, eşi için yazdığı “Şarkılarda Aşk” şiiri dudaklarından döküldü;

*   *   *

ŞARKILARDA AŞK

Ferli gözleri örten kirpiklerde o bakış

İsyan eden dudaklar hatıralar yaşamış

Kader çizgilerinde aşkı ibadet bilmiş

Ruhunda fırtınalar yaratır gelmiş geçmiş

Ey ilhama eş olan sevgili güzel varlık

Terennüm ediyorlar seni şarkılar artık

Şenlenir gönüllerde martılar kanat çırpar

Ey gönlümün, sahibi sen şimdi neredesin

Neden hayalimde hep herşey bana göz kırpar

Esen rüzgarda bile senin tatlı nefesin

Şarkılar hep şarkılar yine hep seni arar

*   *   *

Evet, kaybedilen bir eş için yazılan ve Avni Anıl tarafından bestelenmekte olan bu şiiri dinlerken günün “Sevgililer Günü” olduğunu hatırladım. Duygu dolu bu şiiri okurken, sizlerin de sevdiğiniz ve yuvanızın temel taşı olan eşinizin varlığı ile mutluluk duyduğunuzu düşündüm.

Sevmek, sevilmek ne kadar güzel değil mi?

İstanbul