DR. NASH VE ŞİZOFRENİ

Geçen hafta dört Oscar Ödülü alan “Akıl Oyunları” isimli filmi izledim. Emin olun uzun zamandan beri böyle güzel ve insanı etkileyen, aynı zamanda düşenmeye yönlendiren bir film izlemedim.

Filmin akışı içinde Amerika’nın en tanınmış üniversitelerinden birinde (M.İ.T.) profesörlük seviyesine yükselen değerli bir bilim adamının (Dr. Nash) yaşamını izlediğinizi düşünürken, ortaya çıkan bazı sahneler, onun yaptıklarının normal olmadığı izlenimini veriyor.

Değerli bir matematikçi olan Dr. Nash, üniversitedeki görevi yanında “Amerikan Gizli Servisi”nin eline geçen ve rakamlara dayanan şifrelerin çözümü ile uğraşıyor. Elde ettiği çözümleri bir zarfa koyarak bu servisin binasındaki posta kutusuna gizlice atıyor. Diğer taraftan üniversitede okurken aynı odayı paylaştığı arkadaşı ve onun küçük kızı ile sık sık bir araya geldiği ve onların yakın dostları olarak filmde yer aldığı görülüyor.

Dr. Nash etrafında yer alanların bir kısmı onun bazı tutum ve hareketlerini anlayamaz iken, öğrencisi olan eşi ona her zaman sevgi ve anlayış içinde yaklaşıyor.

Zaman içinde Dr. Nash tutum ve davranışlarda önemli bozukluklar görülmeye başlıyor. Tedavi için hastaneye yatırılan bilim adamının “Şizofreni” olduğu ortaya çıkıyor. Yetkili doktorun verdiği bilgiye göre kendisinin hastalığının çok ileri safhada olduğu, kendisinin gerçekte var olmayan insanları gördüğü ve kendisi ile hiçbir gizli teşkilatın ilişkisi olmadığını ve böyle bir teşkilatın olmadığını açıklıyorlar. Durumu öğrenen eşi, Dr. Nash’ın var olduğuna inandığı gizli teşkilatın binasının yerini öğrenip buluyor. Oranın metruk, terkedilmiş, eski büyük bir yapıdan başka birşey olmadığını görüyor. Attığı zarfları da o binanın önünde bulunan eski, çürümüş posta kutusunda bulup getiriyor.

Dr. Nash’ı tekrar normal hayata döndürmek için büyük gayret gösteren eşi bu tesbitini ve hiçbir zaman böyle bir teşkilat ile üniversitede arkadaşı olmadığını kendisine anlatıp, zarfları önüne koyduğunda Dr. Nash şaşırıp kalıyor. Doktorların tedavisi ve eşinin desteği ile hastalığını kabul eden Dr. Nash filmde o var olmayan fakat gördüğü insanlara ondan uzak olmalarını söylüyor ve sık sık onları kovuyor.

Tedavisi uzun yıllar devam eden Dr. Nash’ın durumu bir parça düzelince tekrar üniversitesine dönüyor fakat eski başarılı günlerine kavuşamıyor. Zaman içinde sağlıklı günlerinde geliştirdiği teorilerin çeşitli alanlarda önemli olması ve kabul görmesi nedeniyle kendisine buluşundan yaklaşık otuz yıl sonra “Nobel Ödülü” veriliyor. Ödülü alırken yaptığı konuşmada yaşadıklarını anlatan Dr. Nash, her zaman kendisine destek veren ve kısmen sağlığına kavuşmasını sağlayan eşine özellikle teşekkür ediyor. Filmin bu son sahnesinde eşi ve oğlu ile birlikte kendisini mutluluk içinde görüyorsunuz.

Şehrimizin psikiyatri uzmanı Dr. Önder Kavakçı’nın Çorum Haber gazetesinde çıkan “Şizofreni” başlıklı makalesinden bazı alıntılar yaparak bu sinsi hastalığı aşağıda anlatmaya çalışacağım;

“Şizofrenide beyin bilgi işlem yeteneğinde bozulma sonucu çevreden gelen uyaranlar arasında gerekli gereksiz ayırımı yapılması bozulur.

Şizofrenili hastalar; iç dünyalarından gelen ile dışarıdan gelen uyarıları ayırmakta güçlük çekerler. Bunun sonucu olarak da başkalarının fark etmediği algıları olur. Halüsinasyon olarak adlandırılan; gerçekte var olmayan duyumları görmek, duymak, olmayan kokular hissetmek gibi algıları olabilir.

Şizofreni gelişen kişilerin iş veya okul yaşamında başarıları düşer, diğer insanlarla ilişkileri azalır veya bozulur, kişisel bakımlarına ve sağlıklarına ilgi azalır. Kişilik değişikleri olur, çevrelerine karşı duyarsızlaşırlar. İstek ve heves kaybı vardır. Düşünce biçimleri değişir, düşüncelerden sonuca ulaşma, net bir şekilde düşünme güçleşir, kararsızlık yaşarlar. Kendilerine kötülük yapılacağı teması başta olmak üzere, bir çok değişik olması muhtemel olmayan inançları olabilir.”

Dr. Nash’ın hayatının sergilendiği Akıl Oyunları isimli bu film insan hayatında sağlığın önemini ortaya koyuyor. Etrafımızda şizofreni denilen bu hastalıktan etkilenenler varsa mutlaka psikiyatri uzmanına gitmeli ve ilaç tedavisi görmelidir. Hastalığın tamamen iyileştirilmesi mümkün olmamakla birlikte belirtilerinin bastırılması sağlanabilmektedir.

Eğer fırsatınız olursa bu filmi muhakkak görünüz…

İstanbul