SİGARA İÇİYOR MUSUNUZ ?

Hafta sonunda Ulusoy firmasının otobüsü ile İstanbul’dan Bodrum’a geldim. Yolda verilen iki molada da yolcuların büyük bir kısmının özellikle gençlerin ve bayanların hızla sigaralarını yaktıklarını izledim.

Onlar için üzüldüm. Artan sorunlarının reklamların da etkisiyle her geçen gün ülkemizde gençlerin ve bilhassa bayanların sigara içme oranı yükselmektedir. Buna karşılık Amerika gibi kalkınmış ülkelerde sigara içenlerin yüzdesi azalmaktadır. Bunun nedeni o ülkelerde sigaranın kanserin artmasında ve insanın sağlağının bozulmasında en önemli etken olduğunun açık bir şekilde bilinmesidir.

Bizde de sigara içiminin azaltılması için yasal önlemler alınmasına ve gönüllü kuruluşların (sigara ile mücadele edenler derneği vakfı gibi) gayretlerine rağmen bu mücadelede pek başarılı olduğumuz söylenemez.

Geçenlerde Almanya’da beraber yüksek tahsil yaptığım bir arkadaşımın akciğer kanseri olduğunu büyük bir üzüntü ile öğrendim. Hemen kendisini ziyaret ettim. Geçmiş olsun dileklerime verdiği kısa cevabı aynen sizlere aktarmayı istiyorum;

“Bu hastalığı ben davet ettim. Gençliğimden beri günde 2-3 paket sigara içtim. Ondan hiçbir zaman kopamadım. Bu duruma düştükten sonra bıraktım ama ne yazık ki çok geç!..”

Evet, değerli okuyucularım zaman çok geç olmadan durumunuzu inceleyin ve şu berbat nesneyi içmeyin.

Bu konuda başrollerini Sharon Tone ile Michael Douglas’ın paylaştığı “Temel İçgüdü”nün de aralarında bulunduğu birçok filme imza atan Amerikalı ünlü senaryo yazarı Joe Eszterhas son pişmanlığı ile ilgili haberi gazetede okudum sizlerin değerlendirmesine sunuyorum;

12 yaşından beri günde birkaç paket sigara içen ve 18 ay önce gırtlak kanseri tanısıyla tedavi görmeye başlayan Eszterhos, bu acılı deneyimiyle ilgili düşüncelerini The New York Times gazetesine yazdı. Yazısına “Bir zamanlar sigara içmenin her bireyin hakkı olduğuna inanıyor, sigara aleyhtarı kampanyaları kişisel özgürlüklere saldırı olarak görüyordum” diye başlayan Eszterhas, yazdığı 14 senaryoda da sigaranın baş karakterlerin ellerinden düşmediğini hatırlattı.

Ünlü senarist, yazısında kendisini eski bir “militan tiryaki” olarak niteledi ve içkiyle sigaadan hoşlanan kahramanları aracılığıyla, insanın hayattan böyle zevk alabileceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Sigara imajını “Temel İçgüdü” de yoğun olarak kullandığını kaydeden Eszterho hatta bir Sahnede Stone’nun, sigarayıbırakmaya çalışan Douglas’ı “yüzüne duman üfleyerek” baştan çıkardığını, polis sorgusunda da seksi yıldızın iç çamaşırsız bacak bacak üstüne attığı o ünlü sahnede yine elinde sigara tuttuğunu anımsattı.

“Şimdi bunları hatırladıkça kendimi affedemiyorum” diye yazan Esterhas son pişmanlığını da şöyle dile getirdi:

“Tanrıya yalvardım ve bir anlaşma yaptım. Bir daha senaryolarımda sigara asla yer almayacak. Sigara eroin gibi yasa dışı sayılmalı. Beyaz perdede sigara, 12-14 yaşlarındaki gençlere çevrilmiş bir silah gibi…

Bu kadar ibret verici bir açıklamadan sonra fazla bir kişisel açıklama ve değerlendirme yapmadan yazıma son vermeyi istememe rağmen çevreye gönül veren arkadaşım Prof. Dr. Orhan Kural’ın sigara ile mücadelesini, Mesut Yılmaz’ı televizyonda ve basında sigara içerek insanları sigara içmeye teşvik ettiği için mahkemeye şikayet ettiğini sizlerin bilgisine sunuyorum.

Sigara içiyor musunuz?

Bodrum-Dörttepe

“Son pişmanlığı ‘sigara’ oldu”, Milliyet, 11.08.2002