YENİ YILIN İLK GÜNÜ (l)

Yeni yıla halkımızın büyük bir çoğunluğu gibi evimizde girdik. zengin televizyon programları arasında tercihler yaparak hoş vakit geçirdik. Bu programların hemen hemen hepsinde rastlanan “Göbek Dansı” sunumları birbirinden belirli farklılıklar göstersede oldukça yeknesak ve bazende sıkıcı idi. Bilhassa bir dansözün kas sporu yaptığı izlenimi yaratan titreme hareketini ise itici buldum. 2003’e girerken Avusturalya’nın başşehri Sidney’deki gibi canlı bir kutlamanın, ışıklandırmanın ve havayi fişek gösterisinin bir benzerinin ülkemizin en büyük şehri İstanbul’da yapılamadığını üzülerek izledim. Bu gibi kutlamaların yapılmasının ülke insanının mutluluğunun bir göstergesi olduğuna inanıyorum.

ABD yapılan bir araştırmaya göre “dünyanın en mutsuz insanları” Türkiye’de yaşıyor. Araştırmaya katılan Türklerin yüzde 93’ü Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan memnun olmadığını belirtti.

***

Yeni yılın ilk günü İstanbul’da havanın yağışlı oluşu yanında yılın mahmurluğunun da etkisi ile evden dışarı çıkmadım ve ister istemezde televizyon seyrettim. Etkilendiğim iki programdan birisi bugün sizlere katkı ve düşüncelerimle anlatacağım;

TRT 3’de rastladığım dans gösteri programı ritmi, müziği ve renkliliği ile beni etkiledi. Bilhassa bir akşam önce “Göbek Dansı” diye bol bol sunulanlardan sonra bu danslar da çekicilik ve coşku vardı.

Türkiye Artistik, Ritmik Cimnastik Federasyonu tarafından tertiplenen “Dans Sporu, Latin Amerika Dansları, Türkiye Şampiyonası 2002” yaşırına katılan gençler Samba, Rumba, Ça-Ça, Pasadoble ve Chaika danslarını değişik korografi ve müzikle icra ettiler. Vücut tutuşları ve yüzlerinin ifadesi ile apayrı bir hava yarattılar.

Bu yarışların ve sporun uzun yıllardan beri icra edildiği Rusya ve Almanya’dan katılmış bulunan birer çiftin gösteri sunuşlarını ve becerilerini büyük bir hayranlıkla ve zevkle izledim.

Öğrencilik yıllarımı geçirdiğim Almanya’da bu spor yarışmalarını sık sık izlediğim günleri de hatırladım.

Federasyon Başkanı Atilla Örsel, yapılan 5 dansın 5’inde de birinci Yıldız Üniversitesi’nden katılan Başak-İsmet çiftine madalyalarını takarken şu hususlara dikkat çekti:

* Dans ülkemizde 1923’den beri var. Atatürk devlet törenlerini hep dansla açtı.

* Devlet 2 yıldan beri bu spora destek sağlamaktadır.

* Gelişmekte olan bir spor dalı ve çığ gibi büyümeye devam edecek. Böylece dansın gelişmesi ve yurt dışına açılması sağlanacak.

* Çok kısa bir tarihçeye rağmen atılan dev adımlarda çalıştıran antrenörlerin katkısı büyüktür.

***

Ülkemizde bilinmeyen ve pek tanınmayan bir spor dalı yarışmaları yeni yıldaki ilk günümün zevkle geçmesini sağladı. Diğer televizyonların “Tele-Vole” programlarını bir tarafa koyarak sanata, müziğe ve her türlü güzelliğe yer veren TRT 2, TRT 3 ve TRT 4 programlarını izlediğiniz takdirde sizlerinde memnun ve mutlu olacağınızı tahmin ediyorum.

İstanbul