DOKUZ GÜNLÜK DEVR-İ ALEM

Geçen Cumartesi akşamı Antalya’daki ÇEKVA Temsilciliği tarafından tertiplenen ‘’ÇORUMLULAR GECESİ’’ne katılmak üzere ayrıldığım İstanbul’a tam dokuz gün sonra dönebildim.Antalya’dan sonra Fethiye’ye geçtim. Belediye elemanlarına, inşa edilmekte olan ‘’Pis Su Arıtma’’ tesisi ile ilgili kurs verdim.Oradan da İzmir’e giderek İzmir Çekva Temsilciliği tarafından tamir ettirilen ‘’YILMAZ KOÇ ÇORUMEVİ’’nin açılışına ve aynı akşam tertiplenen’’ÇORUM GECESİ’’ne katıldım.

Dokuz gün süren bu seyahatim bana çocukluk günlerimi ve elimizden düşürmeden bir solukda bitirdiğimiz bir kitabı hatırlattı.Tanınmış yazar Jules Verne’nin’’ Seksen Günde Devr-i alem’’ başlıklı eserinde anlattığı gibi dünyayı dolaşmama rağmen dokuz günde otobüsle ülkemin önemli bir kısmını gezerek çok güzel izlenim ve hatıralarla İstanbul’a geri dönmüş bulunuyorum.

*   *   *

Antalya Günleri

Antalya ülkemizin her bakımdan ve bilhassa iklim bakımından en güzel köşelerinden biri. Orada bulunduğum dört gün boyunca inanır mısınız kendimi cennetde hissettim.

Antalya’nın en güzel kıyılarını ve kumsallarının bulunduğu Lara bölgesinde tanınmış Sera Otelinin açık havadaki mekanında üç yüze yakın Çorumlu ve dostları bir araya geldiler.Çoşku içinde eğlendiler,dans ettiler,halk dansları oynadılar,şarkılar söylediler ve şiirler okudular.

Bu geceye yakından ve uzaktan katılanları tek tek saymama bana ayrılan yer yetmeyeceğinden sizlerin yakınen tanıdığınız isimleri duyuracağım. Milletvekillerimiz Agah Kafkas ve Feridun Ayvazoğlu ile Antalya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mustafa Akaydın şeref masasında yer alan hemşehrilerimizdi.Kendilerine katılımları ile ÇEKVA’nın yanında olduklarını gösterdiklerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Çorum Gecesi’nin başarılı olması için büyük gayret gösteren Çekva Antalya Başkanı İsmet Tandoğan ile yönetimde görevli bulunan Mahmut Büğdüz,İbrahim Günal,Kadir Demirer,Ziya Güngör ve Adil Bilir’i bu başarılı organizasyon için kutluyor ve kendilerine Vakfımız adına teşekkür ediyorum.

Antalya’da bulunduğum dört gün içinde fırsat buldukca denize girdim.Bir gün de denizden 1350 metre yükseklikteki bağ ve bahçerin bulunduğu Geyiktepe’ye çıktım.Ayrıca kışlarını Antalya’da geçiren yengemi ve ağabeyimi de görmek imkanını buldum.

*   *   *

Fethiye Günleri

Fethiye’ye ilk defa İzmir’de öğretim üyesi olarak bulunduğum 80’li yıllarda çevre ile ilgili  bir toplantıya katılmak üzere  gitmişdim.O zaman toplantıdan pek ayrılamadığımız için konferansın yapıldığı oteli ve civarını tanımışdık.O zaman Fethiye bugünkü gibi gelişememişti. Kaldığımız otelden Letonya tatil köyünü ve Şovalye adasının güzelliklerini izlemiştik.

Dr.Ali Emiroğlu’nun yazılarında zaman zaman güzelliklerini ve yüksek yaşam kalitesini anlattığı Fethiye’yi ben de nefis bir yerleşim olarak buldum. Güzel denizi,tepeleri örten çam ağaçları ile çok yeşil ve bakımlı olan Fethiye yerli turistleri bağrına basarken,son yıllarda artan bir hızla kaliteli turistlere ev sahipliği yapmaktadır.Bilhassa İngiliz turistler Fethiye’de, Ölü Deniz’de ,Üzümlü’de konut  ve arsa alarak buraya yerleşmektedirler.Böylece İspanya’da olduğu gibi bizimle devamlı birlikte yaşayan ve ekonomiye önemli katkıları olacak yabancı komşularımız olacak.

Fethiye’de bulunduğum iki gün de akşam üstleri Ölü Deniz,Kaya Köy ve Üzümlü beldesini ziyaret etme imkanını buldum.Başka bir yazımda sizlere Fethiye’yi ve gördügüm yerleri anlatacağım.Ayrıca bundan yaklaşık 50 yıl önce babamın ziyaret ettiği Üzümlü beldesinde yaşayan ve alışılandan çok farklı bir yaşamı olan ‘’Kör Arif’’in hikayesini size sunacağım.

Fethiye’nin hızlı gelişmesine büyük katkısı olan genç  Belediye Başkanı Behçet Saatçi’ye ve İzmir’den talebem olan FESKİ(Fethiye Su ve Kanal İdaresi) Teknik Müdürü mühendis Cem Cücenoğlu ‘na bana gösterdikleri candan ilgiye ve nazik ev sahipliğine teşekkür etmeyi istiyorum.

*   *   *

İzmir Günleri

Fethiye’den sonra Cuma akşam üstü geldiğim İzmir’de Eşrefpaşa semtindeki Hasan Sağlam Öğretmenevi’nde kaldım.Müdürlüğünü hemşehrimiz Yusuf Kurt’ın yaptığı bu tesisde kendisi ve mesai arkadaşları  bana ve tüm Çorum’dan gelen misafirlere çok yakın ilgi gösterdiler. Öğretmen evlerinin kuruluşunun benim de içinde yer aldığım kabinenin Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam tarafından başlatıldığını burada bilgi için belirtmeyi istiyorum.

İzmir körfezi’ne bakan güzel odamda Ege Denizinin maviliğini izlerken burada geçirdiğim on beş  yıl en ince detaylarına kadar tekrar hatırladım.Tatlı ve acı hatıraları birlikte ömrümün önemli kilometre taşlarına bu şirin yörede rastlanılır.İnşallah ileride imkan bulursam bu dönemleri sizlere anlatırım.

Çekva İzmir tarafından restorasyonu  yapılan Yılmaz Koç Çorum Evi’nin açılışına ve Çorum Gecesi’ne katılmak üzere Çorum’dan gelen Mehmet Yolyapar ve değerli eşi ile Gazi Özkubat,Hüseyin  Döngel, Mahmut Bayatlı,Yüksel Aydemir,Mehmet Solmaz,Cuma Çemrek ve İbrahim Balaban ile Cuma akşamı Öğretmen Evi’nde Çekva İzmir yetkililerinin davetlisi olarak birlikte yemek yedik.Yemeğe Istanbul’dan gelen Mevlüt Koç ve İzmir’de yaşayan akrabaları da katıldılar İzmir’de okuyan evlatları ile Çorum ‘dan gelenlerin buluşmaları ve neşeleri bizleri de etkiledi ve güzel bir akşam yaşadık.Bu gece ve katılım için herkese teşekkür ediyorum.

Cumartesi günü öğleden sonra hepimiz İzmir’in Bayraklı semtindeki 1843 yılında yapılmış bulunan ve restorasyonu Çekva İzmir yetkililerinin üstün gayretleri ve hemşehrilerimizin önemli maddi katkılarıyla tamamlanan Koç ailesine ait Köşkün ‘’Yılmaz Koç Çorum Evi’’ olarak açılışını Vakfımız Onur Başkanımız Prof.Dr Turan Ilgaz ve Çorum ‘dan gelen hemşehrilerimizin huzurlarında büyük bir katılımla çoşku içinde yaptık.Çekva İzmir Başkanı H.İbrahim Samgar,Çekva Başkanı Ahmet Samsunlu, Koç ailesi adına Mevlüt Koç, Çorumluların Çorum dışında biraraya gelmeleri düşüncesinin ilk sahibi ve takipçisi Mehmet Yolyapar ve bu binanın tahsisinde önemli katkıları olan Gazi Özkubat birer konuşma yaparak günün anlam ve değerini ortaya koydular.Bu konuşmalar basında yer aldığı için burada tekrar vermeyi istemiyorum.

Bu binayı kullanmak üzere Vakfımıza tahsis eden Koç ailesinin üç ferdine(Yılmaz Koç,Mevlüt Koç ve Mustafa Gökboğa) ve ayrıca binanın tamirine katkıda bulunan çok sayıda hemşehririmize ve hayırsever dostlara şükran plaketleri verildi. Binanın açılış kurdelası üçümüz tarafından kesildi.Binayı hep birlikte gezdik.Bir dönümün üzerinde olan bahçede verilen kokteylde hepimiz büyük bir sevinçle bu açılışı kutladık.Binayı ve burada yüreteceğimiz faaliyetleri bir başka yazımda sizlere duyuracağım.

Böyle bir binaya kavuşan biz Çekva’lılar öncelikle Koç ailesine ve katkıda bulunanlara kalbi teşekkürlerimizi sunuyor ve Allah razı olsun diyoruz.Bu noktada büyük bir mücadele vererek bu binayı bize kazandıran Çekva İzmir Başkanı H.İbrahim Samgar, onun yanında devamlı birlikte koşturan Mustafa Özten ileM.Tansel Kuşlu,Oğuz Yanık,Nurhan Yanmaz,İlyas Erbaş ve Yusuf Kurt’a sonsuz teşekkürlerimi sunmayı istiyorum.

Çorumlular olarak çoşkulu kutlamamıza aynı akşam İzmir Fuar‘ı içinde bulunan Göl Gazinosu’nda tertiplenen ÇORUM GECESİ ile devam ettik.Dörtyüzü bulan hemşehrimizin ve dostlarının katıldığı akşam çok çoşkulu ve eğlenceli geçti. Dans eden çiftlerin sık sık da mahalli oyunlarımızı oynadıklarını gördüm.İnanır mısınız bilmiyorum ama onbeş yıl yaşadığım İzmir’de ben böyle kalabalık ve çoşkulu topluluk ğörmemiş ve böyle bir birliktelik yaşamamıştım.

Bu akşama katılanları burada tek tek yazmam mümkün değil… Onur Başkanımız ve benimle masayı paylaşan bir kaç dostun isimlerini sizlere vermeyi istiyorum.Prof.Dr.Mustafa Eminoğlu,Prof.Dr.Galip Köse,M.E.B. Başmüfettişi Rüştü Aksoy ve iş adamı Yusuf Hocazade.

Gece yarısında sayın Ilgaz’la birlikte otobüsle İstanbul’a hareket ettiğimizde, ikimiz de çok mutlu idik.Ben de, ayrıca dokuz günlük devr-i alem’imi böyle başarılı,eğlenceli ve dolu dolu geçirdiğim için çok mutluydum.

İstanbul, 26 Mayıs 2003