AKRABA EVLİLİĞİ Mİ? ASLA!

Son günlerde “Özürlüler” hakkında sık yazı yazdığım dikkatinizi çekmiştir. Ülkemizde 7.5 milyon özürlünün bulunması oldukça düşündürücüdür. Türkiye’de, nüfusun yüzde 10’undan fazlası özürlü olup, dünya da en çok özürlünün yaşadığı ülkelerden birisidir.

Bu kadar çok özürlüye rastlanılmasının nedenlerinden birisi ve en önemlisi “Akraba evliliği”dir. Tıbben bunun sakıncaları açıklamasına rağmen kapalı toplum özelliklerini koruyan kırsal yerleşimlerde bu alışkanlık halen devam etmektedir.

Gata Çalışması

Ankara’da bulunan Gülhane Tıp Akademi (GATA) uzmanlarınca hazırlanan “Engelli Çocuklar” konulu çalışmada her 5 evlilikten birinin akraba evliliği olduğu ve bu evliliklerin yüzde 70’i teyze, amca, hala ve dayı çocukları gibi birinci derecede kuzenler arasında gerçekleştiği belirlenmiştir.

Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre;

Akraba evlilikleri sağlık sorunlarını da beraberinde getirirken, birçok genetik hastalığın görülme riskini artırıyor.

Ülkemizdeki doğumsal hastalıkların önemli bir bölümünü “Otozomal resesif” denilen “Gizli geçen” hastalıklar oluşturuyor.

Doğan her 100 çocuktan 2’sinde her hangi bir nedene bağlı doğuştan anomoli (Yapı bozukluğu) saptanırken, akraba evliliğinden doğan çocuklarda bu risk yaklaşık 2 kat artıyor.

Bu çalışma sonucunda GATA uzmanları, akraba evliliğinin toplum sağlığı açısından büyük sakıncalar içerdiğini vurguladılar.

Mehmet Nuri Yılmaz’ın bakışı

Hürriyet Gazetesi’nde “Cuma sohbetleri” köşesinde Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz bu konu ile ilgili olarak kendisine sorulan;

“Kardeş çocuklarının (dayı, hala, amca) birbirleriyle evlenmelerinin dinen caiz olmakla birlikte, uygun olan yakın akraba ile evlenmemektedir.” şeklinde cevaplandırıyor.

Değerli okuyucularım, ülkemizde daha fazla özürlü çocuk doğmaması için “Akraba evliliği” nin doğru olmadığını yukarıda verdiğim bilgileri de kullanarak gücünüzün yettiği kadar etrafınıza anlatınız.

Antalya