OKSİJEN KAYNAĞI AĞAÇLAR

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi suyu, havası, yeşili ve temizliği ile daha mutlu, huzurlu yaşanabilir bir Çorum’u yaratmak kamu kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin olduğu kadar hepimizinde görevidir.

Anayasamızın 56. maddesi çevreyi geliştirme ve korumanın devletin görevi olduğu kadar vatandaşların da görevi olduğunu belirtmektedir.

*   *   *

Oksijen ve ağaçlar

Dr. Ali Emiroğlu’nun bu gazetede yayınlanan ağaçlar ve bitkilerin doğal dengede oynadığı önemli rolü ortaya koyan yazısından faydalanarak konuyu açıklayacağım.

Dünyada endüstrideki yakıt tüketiminden, evlerin ısıtılmasından ve birçok benzeri olaydan kaynaklanan karbondioksit havaya verilmektedir. Atmosferde biriken karbondioksit dünyayı bir sera çadırı gibi örtmekte ve sarmaktadır. Bunun neticesinde dünya ısınmaktadır. Bu olaya “sera olayı” da denilmektedir.

Bilindiği gibi bütün nebatlar gündüzleri güneş ışığını kullanarak biyokimyasal bir olay olan foto – sentez yoluyla ortamda bulunan karbondioksiti alarak ortama oksijen verirler. Geceleri güneş ışığı olmadığından ortamdaki oksijeni kullanırlar ve karbondioksiti ortama verirler.Ürettikleri oksijen tükettiklerinden daha fazladır.

Burada önemli olan oksijen veren kaynakları çoğaltmaktır. Bunun için ağaçlandırmaya önem verilmeli ve ormanlar yok edilmemelidir.

*   *   *

Orman affı yasası

Geçen perşembe günü Cumhurbaşkanı Sezer’in iki maddesini veto ettiği yasa TBMM Genel Kurulu’nda değişiklik yapılmadan kabuledildi.

CHP milletvekilleri, orman yangınlarının, erozyonun ve yağmanın artacağı uyarılarına, AKP’liler yasaklı ekonomiyle bir yere varılamayacağını, düzenlemenin orman alanlarını yok etmeyeceği sözleriyle karşılık verdiler. Benim şahsi görüşüm her iki tarafında haklı olduğu hususlar bulunmaktadır.Ortak bir çözüm bulunmasını gönlüm arzu ederdi.

Yasanın iki maddesinin değiştirilmesinden sonra söz alan Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe eleştirilerin hiçbir haklı yanı bulunmadığını söyledi. İnşallah Bakan haklı çıkar.

*   *   *

Ağacı kurtarmak için binayı çektirdi

Atatürk Yalova’da Baltacı çiftliğine geldiğinde kendisinin konamlaması için yapılmış iki katlı küçük bir evin duvarının dibinde sıkışıp kalmış bir çınar fidanını görür.

Rüzgarın esintisinde terasa çarpa çarpa yaralanıyormuş.

Sormuş yanındakilere:

– “Bu ağacı kurtarmak için ne yapabiliriz”.

– “Ağacın yaralı yerini çuvalla saralım” demiş kimisi.

Birisi “ağacı kesmeyi” teklif etmiş.

Bunun üzerine Atatürk, kendi çözümünü açıklamış:

– “Binayı buradan çekelim de ağaç kurtulsun!”

Eski bina geri çekilmiş ve ağaç kurtarılmış.

*   *   *

Günümüzde ülke yüzölçümünün içindeki oranı %25 ‘lere gerilemiş olan ormanlarımıza gözümüz gibi bakmalıyız, korumalıyız ve çoğaltmalıyız.

Kültürünü korumayan insan dününü yok eder.Doğasını korumayan yarınını yokeder.

İstanbul, 9 Kasım 2003