DOĞU ANADOLU’NUN KARLA KAPLI DAĞLARINDA 90 BİN ŞEHİT

Dün Erzurum’dan İstanbul’a döndüm. Bugünkü Hürriyet Gazetesi’nde Emin Çölaşan’ın “Bir facianın yıldönümü bedeli: 90 bin şehit” başlıklı yazısını okuyunca Pazara kadar orada kalıp, “Sarıkamış faciası”sın yıldönümü nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin her yıl tertiplediği ve bu yıl ilk kez sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşlarının katılımına da açtığı yarın sabah saat 04.00’te Erzurum’dan araçlarla hareket edecek, aynı yolları izleyip Sarıkamış önlerine gelecek ve son 18 kilometreyi günboyu yürüyüp Sarıkamış’a ulaşacak “Yürüyüş”e katılamadığım için çok üzüntülüyüm.

*     *     *

Üzüntümün nedeni

Bu üzüntümün birçok nedenleri var;

* Bize öğretilen tarihimizde, aşağıda alıntı yaparak anlatacağım, dağ başlarında karda kışta donarak can veren “90 bin Sarıkamış şehidi” ve “Sarıkamış faciası” hakkında hiç bilgi verilmemiş oluşu…

* Türk milletinin birliğini ve beraberliğini sağlayacak başarılar kadar başarısızlıkların da toplumumuzca ve bilhassa gençler tarafından tartışılmasına fırsat verilmemesi…

* Bu şehitleri hatırlatacak görkemli bir anıtın yapılmamış oluşu…

* Televizyonların ve gazetelerin bu faciaya hemen hemen hiç yer vermemeleri…

*     *     *

Sarıkamış faciası nedir?

Emin Çölaşan’ın bu konuda verdiği bilgilerden önemli başlıkları sizlere sunuyorum;

* 1914 Aralık ayı sonlarında Türk ordusu Doğu Anadolu’da Rus ordusuyla savaşıyor. Amaç Rusların eline yıllar önce geçmiş olan Kars, Ardahan ve Sarıkamış’ı kurtarıp Kafkaslara sarkmak

* Fakat ordunun ikmali yok… Gıda, silah, cephane, ilaç, giysi gelmiyor… Çünkü ülkede yok. İkmal yapılacak tek yer Trabzon limanı. İstanbul’dan yola çıkan gemileri de Rus donanması avlıyor.

* Kış korkunç. Hava sıcaklığı eksi 20’lerde, kar insan boyu. Asker çıplak. Üzerinde lime lime yazlık giysiler, ayağında çarıklar.. Yiyecek yok, yatacak yer yok. Dağlardaki ordu donmuş toprağa kazılan ve adına zeminlik denilen köstebek yuvalarında yaşıyor, sacın üzerinde un pişirip bulursa pekşimet yiyor. Herkes bitlenmiş durumda.

* İşte bu koşullarda Enver Paşa, kolorduların dağlardan aşılarak Sarıkamış’ı ele geçirmesini emrediyor. 3. Ordu Komutanı İzzet Paşa bunun mümkün olmadığını söyleyip görevinden istifa ediyor.

* Enver Paşa, İstanbul’dan gelip komutayı alıyor. Emirler aynı. Sarıkamış alınacak, dönen kurşuna dizilecek.

* Paşa cephede. Ordular Allahüekber ve Soğanlı dağları üzerinden yürüyüşle, ani bir baskınla Sarıkamış alınacak.

* İki koldan tırmanış başlıyor. Dağlarda yol iz yok. Binlerce metre yükseklikteki doruklarda aç, çıplak, cephanesiz asker ve malzeme taşıyan katırlar günler boyunca perişan oluyor.

* Sonuç tam bir faciaya dönüşüyor 90 bin Türk askeri bu dağlarda düşmanla hemen hiç çarpışmadan donarak ölüyor. Kararğaha yapılan bir Rus baskını sonrasında Enver Paşa son anda kaçıp canını kurtarıyorve kapağı İstanbul’a atıyor! Rus ordusu ilerlemeye başlayıp Erzurum’u ele geçiriyor.

*     *     *

Bugünlerde beyaz kar tabakasının üzerlerini örttüğü onbinlerce şehidimizin aziz hatıraları önünde minnet ve saygıyla eğilirken, bu toprakları bize vatan yapanların hepsine kalpten teşekkürlerimi sunuyor, Allah katında en yüce makamlara ulaşan bu şehitlerimize dua ediyorum.

İstanbul