YUGOSLAVYA VE UMUT ÇİÇEKLERİ

Bu hafta içinde televizyonda beni çok etkileyen, izlerken bile ortaya konan caniliğin tüylerimi diken diken eden bir film izledim. Bu film ile ilgili yazı yazmayı düşünürken, aynı konuyu Hasan Pulur’un ele aldığını gördüm. Bu yazımda ilk önce bu yazıdan alıntılar yapacağım ve sonrada  kendi değerlendirmemi yapacağım.

*   *   *

Hasan Pulur’un anlatımı;

“Geçtiğimiz Pazartesi gecesi TRT/1’de “Umut Çiçekleri” diye bir film vardı; Amerikalı fotoğrafçı iç savaş sırasında Yogoslavya’ya gider, kaybolur, öldü haberi gelir, karısı kocasının öldüğüne inanmaz, Yugoslavya’ya gider, oradaki Amerika’lı iki fotoğrafçıyla kocasını arar bulur, adam gördüklerinden aklını kaçırmıştır.

Filmin konusu bu ama, asıl görülen Sırp caniliğidir, katilliğidir,Sırp vahşetidir, sorgusuz sualsiz insan öldürürler, keskin nişancılarla sivil halkı vururlar, çocuk yaştaki kızların ırzına geçip öldürürler…Bir hırvat kadını boynuna levha asmıştır:

“Karnımda bir sırp çocuğu var beni öldürmeyin” Filmin dehşetinden gece uykumuz kaçtı.

*   *   *

Hasan Pulur’un değerlendirmesi;

“Sabah gazeteyi açtık…

“Lahey’de katliamların hesabını veren Slobodan ile Miloseviç millet vekili seçildi. Irkçı parti birinci parti oldu”

Bu mu demokrasi?

Eğer demıkrasi buysa, halkın iradesi buysa, başka bir deyimle, halkın bir bölümü katilleri, canileri, insanlık düşmanlarını seçiyorsa, alın bu demokrasiyi başınıza çalın!

*   *   *

Hakikaten filmde görülen sahneler çok korkutucu ve ürkütücüydü… Eminimki yogoslavya’da yaşanan bu iç savaşta çok daha korkunç olaylar yaşandı ve katliamlar gerçekleşti.

Filmi izlerken, Tito döneminde farklı etnik guruplardan meydana gelen Yugoslavya Federal Cumhuriyetindeki yaşamı ve içerisinden geçtiğim şehirleri hatırladım.

O dönemde Belgrad’da Zagrep’te ve Niş’de farklı kökenden gelen insanların binlikte mutlu olarak yaşadıklarını 1956-1976 yılları arasında bu ülkeden tren ve otomobille geçerken izlemiştim.

*   *   *

Bu filmde gördüklerim beni çok korkuttu…

Ve beni acaba bir gün Türkiye de Yugoslavya da yaşanan parçalanmayı ve iç savaşı yaşarmıdiye düşündürdü?

Son yıllarda ülkemizde de için için bir ayrışma ve guruplaşma yaşanıyor… Bu guruplaşmalar etnik bazda olduğu gibi dini konularda da yaşanıyor.

Bu yaşananların Yugoslavya’da yaşananlara benzemesini ne ben ne de bu ülkede yaşayanların çoğunluğu düşünmeyi istemez… Hepimizin arzusu, birlik ve beraberlik içinde Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatmakolmalıdır.

*   *   *

Avrupa Birliğine girebilmek için çıkarılan uyum yasalarının uygulanmasında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Mahalli İdarelerinin yeniden yapılandırılması ile ilgili yasa kapsamında Türkiye Cumhuriyeti’nin parçalanmasını ve Allah göstermesin Yugoslavya’da yaşananları yaşamasına neden olabilecek hususlardan kaçınılmalıdır…

İstanbul

Hasan Pulur, “Bir film, bir seçim, bir show…” Milliyet, 1 Ocak 2004