VERDİ’NİN OPERASI “IL TROVATORE”Sİ ÇORUM’DA

1950’lı yıllarda Çorum’da gençlik günlerini benim gibi yaşayanlar bırakın opera eserlerini izlemeyi doğru dürüst tiyatro parçalarını görme imkanını da pek bulamazlardı…

Rahmetli edebiyat öğretmenimiz Enise Kantemir’in gayretleri ile sahneye konulan bazı eserler, hem bizi hem de Çorumluların bu sanat dalı ile genelde ilk tanışmalarına vesile olmuştur.

Bugünün gençleri, söz verilmesine rağmen bugüne kadar bir türlü açılamayan yerleşik “Çorum Tiyatrosu”nun sahneye koyduğu eserleri izleme imkanına kavuşmamış olsalar da, sık sık dışarıdan gelen ve Çorum’da yerleşik amatör tiyatro gruplarının sahneledikleri eserleri izleme imkanını buluyorlar.

*     *    *

Çorum Lisesi öğrencilerince sahnelenen birkaç tiyatro eserini seyreden ben, operayı ilk defa Hannove’deki yüksek tahsilim esnasında dinlemiştim. O gün bana çok yabancı olan bu tarz sunumu, bugün severek ve zevkle dinliyor ve izliyorum. Demek ki gençliğimde bu imkanı bulsa idim, farklı bir birikimim olurdu.

Gözlerimi bir an için kapıyorum ve zamanın içinde dalıyorum… Bir müddet sonra gözlerimi açtığımda kendimi Saat Kulesi civarında bulunan Çorum Opera ve Balesi’nin ilan levhasının önünde buluyorum. İlanda Verdi’nin operası “Il Trovatore”nin Gala’sının tarihini ve saatini okuyorum ve sevinçle bilet almak için “Çorum Kültür Merkezi”ne doğru yürüyorum… Bu arada çalan telefon sesi beni kendime getiriyor… İstanbul’da evimde olduğumu görüyorum. Eminim ki çocuklarım ve en geç torumlarım bu imkanı elde edecekler…

Son yıllarda yapılan atılımlar şehrimizi bir kültür ve sanat merkezi haline getirmek için gösterilen gayretlerin bir sonucudur. Şehrimizde yapılan genç sanatçılar yarışması Bale Programı, Borusan Orkestrası’nın sunuşları, çok sayıda virtüoz ve sanatçının verdiği konserler, fotoğraf yarışmaları bunun en güzel birer örneğidir.

Bakın, Güngör Uras daha önce bahsettiğim yazısında ne diyor? “Üniversitede ekonomi dersine başlamadan, beş on dakika süre ile öğrencilerimle haftanın kültür sanat olaylarını konuşuyorum. Onlara tiyatro, opera, konser, sergi kitap önerileri yaparım. Nerelere gittiklerini ve ne okuduklarını sorarım… Çünkü, “Ekonomi” denen şeyin hedefi insandır. Üretimin, gelir yaratmanın hedefi, insana daha iyi, daha mutlu bir hayat imkanı vermektedir. Ekonomimiz sorunlu, gelir imkanımız düşük diyerek sanatı, edebiyatı gündemden çıkarırsak yaşamın ne anlamı kalır?

*     *    *

Bu nedenle; Konservatuarımız biran önce faaliyete geçmeli ve bünyesinde sanatın birçok dalını barındırmalıdır.

Yerleşik “Çorum Tiyatrosu” yaşamımıza anlam katabilmek için bir an önce faaliyete geçmelidir. 24. Hitit Festivali’nde ve genelde her zaman son günlerde şehrimizde az gördüğümüz konser, bale ve hatta opera sunumlarına tekrar ağırlık ve gereken önem verilmelidir.

İstanbul, 15 Şubat 2004