PARTİ BOLLUĞU VE ADAYLAR

Yaklaşan “Yerel Seçimler” için partiler adaylarını belirlediler. Şu anda aday gösterilenler mutlu, gösterilmeyenler ise üzgün. Bakalım 28 Mart’da şu anda mutlu olanlardan hangisi bu mutluluğu devam ettirecek.

Çorum’daki seçim maratonunu yakınen takip ediyorum. Tüm adaylara başarılar diliyorum. Seçilecek hemşehrimizin, şehrimizi bugün bulunduğu noktadan çok daha ilerilere götürecek yapıda girişimci ve herkesi kucaklayan birisi olmasını istiyorum.

İstanbul’da seçimlere giren 20’nin üzerindeki partiden ancak 8’inin adaylarının isimleri Milliyet Gazetesi sayfalarında yer aldı. Bunlar Adalet ve Kalkınma, Cumhuriyet Halk, Doğruyol, Anavatan, Milliyetçi Hareket, Saadet, Demokratik Sol Parti ve Demokratik Güç Birliği’dir. Bu tutum listede yer almayan diğer partilerin seçimlerde yüzde 1, en fazla yüzde 2’ler civarında oy alabileceklerinin ve adaya bağlı bireysel başarıların yanında pek bir varlık gösteremeyeceklerinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Bu listede yer alan partilerin birçoğunu yakinen tanıdığım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarına bakıldığında zaman zaman farklı partilerde yer aldıklarını, fakat kendi siyasi görüşlerini ve çizgilerini pek değiştirmediklerini görürüz. Örneğin Prof.Dr.Ahmut Vefik Alp geçen dönem Milliyetçi Hareket Partisi’nden 1999’da aday olmuş, daha sonra Genç Parti’de Genel Başkanın yardımcılığını yapmış ve şimdi de Doğruyol Partisi’nden aday olduğu görülmektedir. Prof.Dr.Ahmet Ercan ise Cumhuriyet Halk Partisi’nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday adayı olarak müracak etmiş ve aday gösterilmeyince Demokratik Sol Parti Bakırköy İlçe Belediye Başkanı adaylığını kabul etmiştir.

Bunun birçok örneği verilebilir; Melih Gökçek (ANAP-RF-AKP), Aytaç Durak (ANAP-AKP), Ahmet Piriştina (CHP-DSP-CHP),  Murat Karayalçın (CHP-SHP-CHP-Demokratik Güç Birliği) gibi tanınmış isimler de aynı çizgide olan farklı partiler arasında günün şartlarına ve tabii bir seçilebilme imkanlarına göre gidip gelmişlerdir.

Bu kadar açıklayıcı bilgiden sonra benim vermek istediğim mesaj şudur: Daha önce de bir yazımda belirttiğim gibi ya bu partiler bir araya gelmelidir (CHP+DSP) ve (DYP+ANAP) gibi ya da Belediye seçimleri iki turlu yapılmalıdır.

Eğer bunlar olmaz ise Türkiye’de partilerin ve demokrasi sağlıklı bir yapıya kavuşması zor olacaktır. Batıda rastlanan köklü partiler demokrasisi, siyasi yaşamımızda yer alamayacaktır.

İstanbul