DOĞAN SOFRACIOĞLU KONFERANSI (lV) (TÜRK-JAPON İLİŞKİLERİ)

Değerli hemşehrimiz Sofracıoğlu, Türk-Japon Derneği Kurucu Genel Başkanı ve Japon Vakfı kurucusu olarak Japonya’yı toplantılara katılmak ve konferanslar vermek üzere bid çok defa ziyaret etmiştir. Bu görevleri kendisine Japonya’yı her bakımdan yakınen tanıma imkanı sağlamıştır.

Konferansında, “Türk-Japon İlişkileri” üzerinde çok geniş bir bilgi sahibi olduğu açık bir şekilde görülen hemşehrimizin anlattıklarıdan önemli gördüklerimi kendi cümleleriyle aşağıda sizlere aktarıyorum. Tümüne yer veremediğim için üzgünüm.

*     *     *

Türkiye-Japonya

* Japonya ve Türkiye Asyanın iki ucunda birbirine şaşılacak kadar benzeyen dünyanın en güzel iki ülkesidir.

Coğrafya olarak benzerler, yaşam tarzı olarak benzerler, düşünce tarzı olarak benzerler, düşünce yapısı, konuşulan dilin yapısı itibariyle benzerler. Bu konulara ait izlenimlerini geniş bir şekilde anlatan Sofracıoğlu, benzerlikleri açık bir şekilde ortaya koydu.)

Bu iki ülkenin siyasi kaderleri de benzemektedir. Ve iki ülkede konuşulanların çok farklı, tarih, kültür ve ekonomik yapıya sahiptirler.

*     *     *

Türk-Japon İlişkileri

Türk-Japon ilişkileri 1890 yılında başlamıştır. Bu tarihte Japon İmparatoru tarafından Japon Prensi Komatsu balayı seyahati bahanesiyle Londra’ya ve gizlice İstanbul’a gönderilmiştir.

O yıllarda Hindistanı aşıp Uzak Doğu da yağmalara başlayan Fransız, İngiliz, İspanyol ve Portekiz gibi “Sömürgeciler” Japonya’yı da taciz etmekle zaman zaman sahilleri top ateşine tutup yağmalamaktadırlar.

Bunlarla kim başa çıkabilir?

Elbette o zamanın o güçlü devleti, bir bakıma Amerikası görünen Osmanlı.

İşte Japon İmparatoru bunun için gizli bir anlaşma ile yardım istemek için Prensi İstanbul’a göndermiştir.

*     *     *

Ertuğrul Gemisi

Anlaşma yapılmış ve gövde gösterisi için zamının en güzel gemisi Ertuğrul, 600 seçme Levent ile yola çıkmıştır.

Yol üzerinde uğradığı ülkelerde de (Hindistan, Singapur gibi) büyük ilgi gören ve tezahüratla karşılanan “Türk Gemisi Ertuğrul” 3 ayda Japonya’ya varmış ve savaş gösterileriyle karşılanmıştır.

Dönüşte fırtına tutulan gemi Kostarita açıklarında batmış ve 580 leventimiz boğulmuştur.

Halen Japonya’da Ertuğrul Gemisi’nin bu seyahati ve Türk-Japon dostluğunu başlangıcına katkısı konuşulmaktadır.

*     *     *

Türk Japon Ekonomik İlişkileri

Türkiye ve Japonya’nın hiç bir çıkar çatışması yoktur. Siyasi-Askeri hiçbir problemi yoktur. Tek bir problemi vardır “Ticaret Dengesi”

Elimizde son 15 yılın rakamları vöar. Türkiye Japonya’ya (1) satar 4-5) satın alır. Ama onlarda aslında satın almak istiyorlar. Japonya bugün 350 milyon dolarlık ithalat yapıyor ve bunun yarısı gıda için… Oysa gıda deposu Türkiye ne satabilir? Domates salçası dışında sıfır….

Şartlar bizi beraber olmaya zorlamaktadır. Japonya bizim için büyük bir pazardır. Türkiye ve komşuları, Ortadoğu, Balkanlar, Asya ve Afrika hatta Avrupa Japonya için inanılmaz bir cazibe merkezidir.

Türkiye’de yapılacak yatırımlar, sadece Türkiye için değil, çevremizdeki pazarlar açısından olağan üstü cazip olabilir. Japonya’nın bu pazarlara uzaklığı yanında Türkiye’nin Gümrük Birliği içinde yer alması ve her şeye rağmen bölgenin en güvenilir ülkesi olması bunu göstermektedir.

16 milyon Japon bir yerlere seyahat eder 50-60 bini Türkiye’ye gelir. 80 bin olunca iyi deriz. 2000 yılında Japonya’dan bize 1 milyon turist bekleniyordu ama olmadı… Japonlar seyahatlerinde deniz kıyısından çok tarihi ören yerlerine gidiyorlar. Bu nedenle Çorum ve civarına daha çok Japon turistin gelmesi için gayret gösterilmelidir. Yöremizdeki kazılara maddi destek sağlamıs, Prenslerinin sık sık bölgeye gelmesi Japonlar için Hattusaş’ı, Alacahöyük’ü ve diğerlerini çekici kılmaktadır.

*     *     *

Mecitözü adı Japonya’dayd

Çorum’a Japonları getirdim. Mecitözü adını Japonlara yazdırdım. Çorum-Mecitözü nere Japonya Kuşimoto nere?

*     *     *

Sayın Sofracıoğlu, konuşmasını “Bugün dünyanın bir çok ülkesinde bir sevgi denizi oluşturdum. Ülkemi de ihmal etmedim. Hemen her şehirde bir dostum, iş ilişkilerinde beni saygıyla yadeden bir tanığım var.

Ben fabrikalar kurmadım ama dostluklar ve sevgi bağları kurdum” cümleleri ile bitirdi.

*     *     *

Türk-Japon dostluğunun gelişmesine önemli katkılar sağlayan hemşehrimizi kutluyor ve bu yolda kendisine başarılar diliyorum.

İstanbul