HANNOVER’DE BİR HAFTA

Hamburg’dan bir hafta önce Hannover’e döndüm ve akşam buradaki Türk arkadaşlarımın benim için tertipledikleri yemeğe katıldım. Gençlik yıllarımı ve ömrümün önemli yıllarını geçirdiğim bu kentte arkadaşlarımın beni unutmamaları ve böyle bir birlikteliği sağlamalarından büyük bir memnuniyet duydum. Bu yemeği tertipleyen arkadaşlarım Remzi ve Ahmet’e teşekkür ediyorum. Arkadaşım ve hemşehrimin Kemal Poyraz Türkiye’de olduğu için aramızda bulunamadı.

Hannover Üniversitesi’nde doktoramı yaptığım Enstitünün Başkanı olan Prof.Dr.K.H.Rosenwinkel’i ziyaret ettim ve çalışmaları hakkında bilgi aldım. Enstitünün ve Üniversitenin kütüphanelerinde son yayınları ve kitapları inceledim.

Mezuniyetimden sonra 1964 yılında bir yıl mühendis olarak çalıştığım “Dr.. Meihorst ve arkadaşları “isimli mühendislik bürosunu o zaman birlikte çalıştığım ve şimdi emekli olan arkadaşım Kerl Heine’lebirlikte ziyaret ettim. Uzaktan bakıldığı zaman zengin ve kalkınmış bir ülke olan Almanya’da çeşitli ekonomik sorunlarla karşı karşıya… 2003 yılında 35 bin işyeri kapanmış, bunların 4 bini inşaat firması. Kapanan çok sayıda mühendislik bürosuda var. Benim çalıştığım mühendislik firması da kadrosunu küçültmüş ve kirası da ucuz bir yere taşınmış.

1961 yılından itibaren Almanya’ya işçi olarak gelen Türklerin önemli bir kesimi burada kalmış bulunuyor. Burada bulunduğum sürede kendilerini kaybetmiş bulunduğumuz iki hemşehrimizin, Vahit Terlemez’in eşi Müzeyyen Hanım’ı ve Hikmet Burhan’ın eşi Sevim Hanımı ve oğlu Nejat’ı ziyaret ettim. Burada birlikte geçirdiğimiz eski günlerimizi ve iki rahmetli kardeşimizi andık.

Almanya’da yaşayan 2.5 milyon Türk’ün kurduğu 60 bin işyerinde 350 bin kişi çalışmakta olup Hannover’in Başşehri olduğu Aşağı Saksonya Eyaletinde 200 bin Türk yaşamakta ve bunların sahibi olduğu 4300 firmada 32 bin kişi çalışmaktadır. Bu bilgileri buradaki Türk işadamlarının kurduğu BDEU’nun Başkanı Ahmet Güler’in, Avrupa Parlamentosu seçimleri nedeniyle Liberal Demokrat Parti ve Liberal Türk-Alman Derneği’nin birlikte tertipledikleri “Avrupa Parlamentosu Seçimleri ve Türkiye” başlıklı toplantıda verdiği bilgilerden öğrendim. Bu toplantıda çok sayıda tanıdığım Türk arkadaşımla karşılaştım.

Evlerinde kaldığım arkadaşım Karl Heinz ve eşi Rosmari ile birlikte orman içinde ve yeşilliklerin kapladığı yerlerde sık sık yürüyüşe çıktık. 12 milyonluk İstanbul’da nasıl hareketsiz kaldığımı ve Allah’ın bize verdiği güzelliklerden (doğadan) nasıl uzak yaşadığımızı burada bir defa daha farkettim. Herkes burada yürüyor, bisiklete biniyor, atlı spor yapıyor ve yakınımızdaki golf sahasında koşturuyor.

Dün akşam tahsil arkadaşım Mühendis Remzi ile avukat Adnan’ın arkadaşları ve aileleriyle birlikte “Lister Torm” ismi verilen yerde, yeşillikler arasında güzel bir akşam geçirdik. Genç, yaşlı herkes havanın güzelliğinden faydalanmak üzere burayı doldurmuşlardı.

Yarın, iki haftalık Almanya seyahatim sona erecek ve Türkiye’ye döneceğim.

Hannover-Almanya