YARINDAN SONRA DURACAK MIYIZ?

Haziran ayında, benim köşemde ve genel de her yerde çevre konularıyla ilgili haberler; izlediniz ve yazılar okudunuz.

Bir kaç haftadan beri dünyada ve ülkemizde gösterilen “çevre felaket senaryosu”  “Yarından sonra”       filmini dün akşam izleme fırsatı oldu. Bu filmden, geleceğimiz açısından o kadar etkilendim ki bu yazımı da çevre hakkında yazacağım.

*     *     *

Filmin konusu

Filmin başlangıcında, çok büyük bir buz kütlesinin Antartik buzullarından kopuşu yaklaşan çevre felaketlerinin ilk göstergesi olarak izlenmektedir.

Hindistan’da yapılan bir toplantı da Profesör Jack dünyada aşırı enerji kullanımından dolayı karbondioksut miktarının arttığını bunun sera etkisi yaratacağını açıklayarak çok yakında önemli iklim değişikliklerinin beklendiğine dikkat çeker.

Beklenen iklim değişiklikleri sonucunda, Kuzey kutbuna kadar bütün deniz trafiğinin kolayca yapılmasını sağlayan ve iklimi yönlendiren Atlantik’deki “Golf stream akımı”nın buzulların kopuşu ve erimesiyle meydana gelen soğmadan dolayı yön değiştireceği ve dünyanın çok soğuk günler yaşayacağı Prof. Hall’ün arkadaşı Prof. CJack tarafından bilgisayar programlarıyla açıklanır.

Toplantıda bulunan ve aynı konularda çalışan Profesör Rapson da Prof. Jack ile aynı görüştedir. Çünkü çözüm olarak aynı değişikliği engellemek için hazırlanan “Kyoto Protokolu”nu imzalamasını toplantıya katılan Amerikan Başkan Yardımcısı’ndan isterler. Bu imzanın ABD’nin ekonomik hayatını olumsuz etkileyeceğini belirterek reddeder.

Kısa bir müddet sonra Atlantik’te 13 dereceyi bulan soğutma oluşur dünyanın her yerinden iklimle ilgili garip haberler gelmeye başlar. Tokyo’da greyfurt büyüklüğünde dolu yağar, Hawaii’de rakor sayılabilecek hızda bir fırtına esmeye, Yeni Delhi’de kar yağmaya başlar. Los Angeles’da hortumlar oluşur. Bütün bunlar global ısınma sonucu gezegenimizin adım adım yeni bir Buz Devri’ne sürüklendiğinin göstergesidir.

Eriyen buzullar sonucu New York gökdelenleri dev dalgaların altında kalır. Pof. Jack’in oğlu Sam ve bir kaç arkadaşı bir üniversite yarışı için hazırlanırken New York’ta sel felaketi ile karşı karşıya kalır ve tuzağa düşerler.

Ülkede meydana gelen bu felaket üzerine Başkan ne yapılması konusunda kabinesini, ordu yetkililerini ve bilim adamlarını toplar. Prof. Jack’in önerileri kabul edilir. Buz altında kalmayan halkın güneye ve Meksika’ya götürülmesine karar verilir.

Ülkede tam bir felaket yaşanır. Prof. Jack çok zorlukla sağlanan bir telefon konuşmasında oğluna bulunduğu “Halk Kütüphanesi”ni terk etmesini ve dışarı çıktığında donacağını bildirir. Bu arada Washington’u en son terk eden Başkan’ın uçağı düşer ve yerine imzalamayı rededen Yardımcısı Başkan olur.

Bir süre sonra bu felaket geçer ve yeni başkan Washington’a döner. İmzayı redetmekle hata yaptığını bir televizyon konuşmasıyla halkına açıklar. Prof. Jack büyük zorluklarla New York’a ulaşır ve oğlunu kurtarır.

*    *     *

Filmin mesajı

Bu film, iklim değişikliklerinin dünyanın sonunu hazırlayacağını çok açık bir şekilde ortaya koyduğu gibi, halen Kyoto Protokolu’nu imzalamayan Amerikan Başkanı George  W. Busch’a verilmiş bir ikaz niteliğindedir.

Pentagon tarafından hazırlanan iklim raporun da da “iklim değişikliği ve küresel ısınmanın ABD’nin güvenliği açısından terörizmden daha tehlikeli olduğu” savunuluyor.

Filmin en çok Amerika’da 2 Kasım’da yapılarak başkanlık seçimlerini etkileyeceği belirtiliyor.

*     *     *

Çevre ile ilgileniyorsanız, dünyanın ısındığını fark ediyorsanız bu filmi muhakkak izleyin.

İstanbul, 18 Haziran 2004