OLİMPİYAT VE KADINLAR

Atina’da yapılan 28. Olimpiyat Oyunları’nn açılış töreniyle Yunanlılar, kültürlerini, mitolojilerini ve medeniyetlerini bir defa daha çok başarılı bir şekilde dünyaya tanıttılar. Onları kutlamak gerekir.

M.Ö. 776’da başlayan Olimpiyat, Pelepones’in kuzeybatısında, Kronion Dağı eteğinde, Alfeins Nehri’nin kıyısında yer alan, Zeus Tapınağı’nı (karısı Hera’ya adamış), heykelleri ve Yunanlıların kurbanlar sundukları başka tapınakları içeren dinsel bir merkez olan Olimpia’da yapılırdı.

Antik çağın olimpiyat ideali hızla yozlaştı. Kutsal kabul edildiği için uzun süre çıkar gözetmeden yapılan spor, bir süre sonra bu özelliğini yitirdi.

Doğu ve Batı Roma İmparatoru I. Theodosius, M.S. 394’te Hristiyan inancını kanıtlamak için Olimpiyat Oyunları’nın dine aykırı olduğunu ilan etti ve yasakladı. Bundan bir yıl sonra ülkeyi istila eden Gotlar, Olimpia’yı yerle bir edip yağmaladılar.

Uzun yıllar yapılmayan Olimpiyat Oyunları tekrar 1896’da Atina’da gerçekleşti ve 4 yıl aralıklarla dünyanın muhtelif ülkelerinde yapılmaya devam ediliyor.

*      *      *

O zamanlar sadece erkeklerin kabul edildiği yarış alanına alınmayan kadınlar, Hera’nın onuruna Eylül ayında düzenlenen yarışmalara katılmak üzere Olimpia’da buluşurlardı.

Kadınların Olimpiyat Oyunları’na alınmadığı Yunanistan’da, aradan geçen yüzyılların çok şeyi değiştirdiğini Atina 2004 Olimpiyatı’nın açılışında çok farklı bir şekilde yaşadık. Atina Belediye Başkanı olan bayan Gianna Angelopulos, modern Yunan kadınlarının temsilcisi olarak açılış konuşmalarını yaparak, milyarlarca insana ülkelerinin antik imajı yanında modern imajını da yansıttılar.

*      *      *

Açılış akşamında 202 ülkenin geçtiği kortejde çok sayıda ülkenin sporcularını, kadın ve erkekler oluştururken, az sayıda ülkenin ve bilhassa müslüman ülkelerin bir kısmında hiçbir kadın sporcu olimpiyat kafilesinde yer almıyordu.

Kadına gereken imkanı veren ve onları Olimpiyat Oyunları’na getirenlerle getirmeyenlerin durumu, aşağıdaki madalya dağılımına baktığımızda açıkça görülmektedir. 24 Ağustos sabahı itibariyle durumu yansıtan bu dağılımın bu açıdan değerlendirilmesini sizlere bırakıyorum.

Türk Olimpiyat Kafilesi’nde yer alan 68 sporcumuzun belirlenmesinde, cinsiyet ayırımı yapılmaksızın ortaya koydukları performansa bakılmıştır. Onlardan birisi de altın madalya alarak bizleri gururlandırmıştır.

Türk kadını, Yunanlı hemcinsleri, Atina Belediye Başkanı ve Olimpiyat Komitesi Başkanı kadar şanslı olamamış olmalarına rağmen, ülkemizin yaşamında başbakan, milletvekili, rektör gibi tek tek sayamayacağımız her kademede görev almışlardır.

Bundan böyle de Türk toplumunda her zaman birlikte yer alan kadınlarımız, gelecek olimpiyatlar dahil, başta spor olmak üzere her dalda desteklenmeli ve zirveye çıkmaları teşvik edilmelidir.

İstanbul, 24 Ağustos 2004