AB YOLUNDA ÖNEMLİ BİR EVET!

1856 Paris Anlaşması’nın 7’nci maddesindeki “Osmanlı Devleti, Avrupa hukukundan yararlanacaktır” vurgulanan Avrupa’nın bir parçası olduğumuz hususu, Cumhuriyetimizin kurucusu Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği “Muassır medeniyete ulaşmak” parolası ve nihayet 1959 yılında Adnan Menderes Hükümeti’nin o zamanki ismiyle Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) üyesi olmak için yaptığı başvuru ile atılan adımlar başarıya ulaşmıştır.

* Bu başarıda 1987 yılında Özal Hükümeti’nin tam üyelik başvurusu, 1996 yılında Çiller Hükümeti’nin Gümrük Birliği anlaşmasını yapması ve 2002 yılında Ecevit Hükümeti’nin Helsinki’de aday üyelik statüsünü (konumunu) sağlaması da önemli ve hatırlanacak kilometre taşıdır.

Çok geç olsa da düşe kalka yürüdüğümüzAvrupa yolunda dün bazı tartışılabilecek pürüzleri ihtiva etse de önemli bir “Evet” aldık. AB komisyonunun müzakerelere başlanabileceği hususundaki olumlu kararı Türkiye’nin önünü açmıştır.

1976 yılında Ecevit Hükümeti’nin ve 1978 yılında Demirel Hükümeti’nin AET’nin Yunanistan’la birlikte bizi üye olma isteğini red etmeleri, ülkemizin geri kalmasının temel nedenlerinden birisidir. 1950-1960’lı yıllarda hemen hemen her konuda eşit seviyede olduğumuz Yunanistan, ‘AB’ye girmesiyle zenginleşmiş ve kalkınmıştır. Ayrıca AB’nin üyesi olarak dünya politikasında az nüfusuna rağmen çok etkili olmaktadır.

Birleşmiş Milletler’in 200’e yakın ülkede yaptığı bir araştırmaya göre insanların refahı ve gelişmişliği bakımından Yunanistan 25’nci sırada yer alırken, Türkiye 88’nci sırada bulunmaktadır. Yunanistan’da kişibaşına gelir yılda 18000 dolar iken bu değer Türkiye’de 3500 dolardır.

Benim şahsi görüşüme göre AB içinde yer almayan bir Türkiye bu yarışta daha da gerileyecektir. Avrupa’dan kopan bir Türkiye zaman içinde komşularımız olan Irak, iran ve Suriye’nin durumuna düşecektir. Kişi başıra milli geliri 9000 doları geçmeyen ülkelerde huzur olmadığı gibi iç çalkantıların önü de alınamamaktadır.

Raporun içeriği ile ilgili hususlar, diğer bir ifade ile artı ve eksiler görsel ve yazılı basında oldukça geniş bir şekilde yer aldığı için bu konuları bugün burada tartışmayacağım.

Hedefinde tam üyelik bulunan müzakereler kilit tarih olan 17 Aralık’ta liderlerce başlatılması kararının alındığı Türkiye’nin AB ailesinin asil bir üyesi olmasının kapılarını iyice aralıyacaktır. Hükümetimiz ve hepimiz bunun gerçekleşmesi için elimizden geleni yapmalıyız.

İstanbul