BÜYÜK İSKENDER FİLMİ

Geçen hafta iki yazımda Yunanistan ve Makedonya ilişkilerinden ve Makedonya Kralı Büyük İskender’in fetihlerinden bahsetmiştim. Bu yazılarımın dayanağı Amerika Birleşik Devletleri’nin Makedonya’yı Yunanistan’ın yıllardan beri gösterdiği muhalefete rağmen kendi adıyla tanıtması idi.

Bu hafta ise basında ve televizyonlarda gösterime giren tarihin en büyük gerçek efsanesi reklamıyla sinemalarda gösterilmeye başlayan Makedonya’dan Hindistan’a, Finike’den Babil’e tarihe damgasını vuran Makedonyalı bir kral Büyük İskender filmiyle ilgili haberlerden geçilmiyordu. Yazımı kaleme alırken benum bu film ile ilgili bir bilgim yok idi.

Büyük İskender hakkında yazdıklarımın doğruluğunu da kontrol edebilmek için gösteriminin ikinci gününde tıklım tıklım dolu İstinye’deki Maxi Sineması’nın salonunda izledim.

*    *    *

Sinema yazarı olmamama rağmenAlin Taşçıyan’ın basında çıkan değerlendirmelerini de dikkate alarak aşağıdaki değerlendirmeler yapılabilir;

* “150 milyon dolarlık Büyük İskender bu çapta bir yapımın avantaj ve dezavantajları birlikte içeren fazla görkemli, fazla iddialı, fazla duygusal bir film.”

* “Yönetmen Olivar Stone geçmişe bakarken bugünün anlatılabilen açık siyasi göndermelerde bulunan, yaklaşık 2500 yıl öncesi yaratıcı biçimde canlandırabilen, homoerotizmi zarif, savaş sahneleri çok etkileyici ve şiddet dozunu aşmayan bir film gerçekleştirmeyi başarmış.3

* “Babası Kral Filip ve annesi Olimpia’nı, oğlullarını komplekse sokan, iki geçimsiz psikopat olarak betimlemesi filmin fazlalıklarından birisi”

* Akhilleus soyundan geldiğini, oğlunun da Tanrılar tanrısı Zeus’tan peydahladığını iddia eden, kocası Filip’e kin duyan, hırstan gözü kör olmuş Olimpiya filmin Freudyan yapısını bekliyor.”

* İskender ve arkadaşlarına ders veren Ariston’un ağzından yüceltilen eşcinsel aşk, erkeğin erkek sevgilisinden başkasına güvenemeyeceğini kanıtlamaya çabalıyor.”

* “Büyük İskender’in başlıca erdemi, Makedonya’dan Hindistan’a ulaşan bir coğrafyada herkesi eşitleyen bir imparatorluk düşü kurmuş olmasına prim vermesi. İskender’in büyüklüğünü Batı’yı Uygar, Doğu’yu barbar sayan ve kökü antikeye dayanan zihniyeti kıran kişi olmasına bağlamadı.”

Taşçıyan’ın değerlendirmelerinin hepsini buraya aktarmam imkansız ilgi duyuyorsanız yazıyı okuyunuz ve eminim ki Çorum’da da gösterilecek filmi izleyiniz.

*     *     *

Hakikaten bu görkemli filmi zevk ile izledim. Filmde beni rahatsız eden üç hususu belirtmeyi isterim:

* Filmin önemli bir kısmının Büyük İskender ile sevgilisi ve veziri Hephestion’un ilişkisini diğer bir ifade eli eşcinsel aşka çok geniş yer vermesi.

* İskender’in Asya’da annesine benzer karapanterle özdeşleştirilen bir kadına, Roxane’a tutulması iktidar delisi kadınların sürekli entrikaları ve yenilerek dağlara kaçmış Pers Kralı Daryus’un saraydaki konforunun peşinde olan kızının tutumu.

* “Gece Yarısı Expresi” filmini çevirerek dünyaya Türkiye’yi çok kötü olarak tanıtan yönetmen Oliver Stone, Büyük İskender filmiyle Helenleri (Yunanlıları) dünyaya çok olumlu tanıtması.

*     *    *

Can Dündar’ın yaptığı değerlendirmeye göre;

“Ciddi araştırmanın yerini ilgi ve seyirci çekme kaygısı alınca sanatı bilmem ama tarih yara alıyor.” denilmektedir.

Bu filmde daha fazla seyirciyi sinemaya çekmek için gerçeklikten uzaklaştığını düşünüyorum.

İstanbul

Alin Taşçıyan, “Büyük İskender”, Milliyet, 28.11.2004

Can Dündar, “Tarihi Yağmalamak” Milliyet, 28.11.2004