EVLİLİK İHTİMALİ OLMAYAN NİŞANLILIK MI?

Dört günlük bir gezi için, eşimle birlikte Avusturya’nın başşehri Viyana da bulunuyorum. Tarihi açıdan biz Türkler için büyük önemi olan bu güzel şehirle ve Avusturya ile ilgili tüm değerlenmelerimi ve izlenimlerimi daha sonraki yazılarıma bırakarak bugün sizlere kendi yorumumu daha ileride yapmak üzere Avusturya basınının ve yetkililerinin Türkiye’nin AB üyeliğine nasıl baktıklarını aktarmayı istiyorum.

Bu noktada Avusturya’da iktidarda bulunan Schüssel hükümetinin muhafazakarpartilerden meydana gelen bir koalisyon hükümeti olduğunu ve Türkiye’nin üyeliğini desteklemediğini ayrıca Avusturya halkının büyük bir çoğunluğunun Türkiye’nin adaylığına karşı olduğunu ancak yüzde 28’inin adaylığını desteklediğini bilginize sunmayı istiyorum.

Basında yer alan haberlerin başlıkları aşağıda verilmiştir;

* Tren hareket etti. 2005’den itibaren Türkiye ile müzakerelere başlanacak

* Görüşmeler esnasında iş gücü, tarım ve diğer alanlarda kısıtlamalar getirilebilecek

* Görüşmelere başlamadan önce Türkiye mevcut Gümrük Birliği Anlaşması Kıbrıs Cumhuriyetini de kapsayacak şekilde genişletecek ve imzalıyacak

* AB devlet başkanları ve başbakanları bu anlaşmanın imzalanmasının Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diplomatik olarak tanınmamasına gelmediğini

* Avusturya Başbakanı, kendi partisiyle aynı görüşte olan Alman Hıristiyan Demokratlarının Türkiye karşıtı politikalarının temsilcisi olduğunu

* Amerika, İngiltere ile kuzeyde sağladığı işbirliğini, güneyde Türkiye ile sağlamayı istiyor. Türkiye, AB’de Amerika’nın “Truva Atı” görevini görecek

17.aralık günü Türkiye ile ilgili kararlar açıklanırken Avusturya Başbakanı Schüssel, Türkiye’nin AB’ye kabulü için halk oylamasına (referanduma) gidilmesi gerektiğini ve demokrasilerde halkın görüşünün önemli olduğunu vurguladı.

Fransa’dan sonra Avusturya’da Türkiye’nin AB üyeliğini halk oylamasına getireceğini belirtirken ikinci ülke oldu. Bu konuda bir karar alınmasını ve o zaman ki hükümete tavsiye niteliğinde sunulmasını isteyen Başbakan Schüssel’in iç politikaya oynadığını belirten yazarlarböyle bir halk oylamasının yaklaşık 15 yıl sürecek görüşmelerin neticelenmesi, her hususun Avusturya Hükümeti temsilcileri tarafından kabulü, Avusturya Hükümeti’nin bu girişin onaylanması ve Avusturya Parlamentosu’nun 2/3 oyuyla kabulünden sonra mümkün olabileceğini belirtiyorlar.

Bu kabuller verildikten sonra Hükümetin halka “Hayır oyu” veriniz demesinin mümkün olmadığını ve gülünç bir duruma düşeceğine dikkat çekiyorlar.

Türkiye ile ilgili kararın açıklanmasından sonra Avusturya Parlamentosu’nda bulunan muhafazakar sağcı iki partinin bu üyeliğe olumsuz yaklaştığı, muhalefetdeki sol partilerin ve yeşillerin olumlu yaklaştığı da basında yer almaktadır.

Basında yer alan ve Türkiye’ye şart koşulanların sağlanmasının çok zor olduğunu belirten bir makalenin başlığı, “Eine Varlobung ohne Aufsicht auf Hochzeit” şeklinde olup bunun tercümesi “Evlilik intimali olmayan bir bir nişanlılık” şeklindedir.

Viyana-Avusturya