BİRBİRLERİNİ YEMEK

Ankara’da bulunduğum dönemde Dışişleri  Bakanlığı Müsteşarı olan Kamuran Gürün’ün bir dönemde milletvekilliği yapan değerli eşi Gencay Gürün, Tiyatro İstanbul’un genel sanat yönetmenliğini yaptığı gibi Türkçeye çevirdiği birçok eseri de İstanbul seyircisine sunmaktadır.

Aralık ayında sayın Gürün’ün sahneye koyduğu “Aşkın Yaşı Yok” isimli piyesin gala akşamına kendisinin davetlisi olarak eşimle birlikte katıldım. Karısını bir genç kızla aldatan orta yaşlı bir erkeğin maceralarının sunulduğu bu temsili size anlatmaktan ziyade perde arasında fuayede duyduğum bir hatıra anlatımını sizlere aktarmayı istiyorum.

*     *     *

Büyük gazeteci ve yazar olan Burhan Felek bir gün İstanbul’un tanınmış et lokantalarından Beyti’ye gider. Müessese sahibi olarak yakinen tanıdığım bay Beyti genellikle her tanınmış insanla lokantanın duvarlarına asmak üzere fotoğraf çektirir ve hatıra defterine de bir şeyler yazmasını ister.

Burhan Felek önüne konan hatıra defterine şu satırı yazar;

“Bu kadar lezzetli kebaplar varken insanlar birbirlerini neden yer?”

*     *     *

Aynı lokantaya bir müddet sonra giden ülkemizin tanınmış mizahcıları arasında yer alan ve özellikle Menderes döneminin fıkraları ve Menderes’e yakınlığı ile hatırlanan şahsiyetlerinden Bal Mahmut’un önüne hatıra defterini koyan bay Beyti kendisinden de bir şeyler yazmasını ister.

Hatıra defterini karıştıran Bal Mahmut, Burhan Felek’in yazdığı sahifeye gelince durur ve yazılanları dikkatlice okur. Aynı sahifenin boş kalan alt kısmına şu satırı yazar;

“İnsanların birbirini yemesini verdiği lezzet hangi kebap da var?”

*     *     *

Evet, değerli okuyucularım ülkemizde yaşananlara ve bilhassa siyasi yaşamda her gün karşılaştığımız olaylara bakınca, ben Bal Mahmut’un yazdıklarının ülkemizde daha geçerli olduğunu düşünüyorum. Onun için etrafımızda her gün insanların birbirlerini yiyip, tükettiğini ve bu nedenle ilerleyemediğimizi görüyoruz.

İstanbul

Not: Bu hatıra Bal Mahmut’un oğlu Mehmet Baler tarafından anlatılmıştır.