DEHAP’IN KERKÜK AÇIKLAMASI VE 1 MART TEZKERESİ

Komşumuz Irak’ın ve Kerkük’ün geleceğine ait önemli siyasi karaların verilmesi aşamasında bulunulduğu bu günlerde. DEHAP İl Başkanları Toplantısı sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde.

“Kerkük bir Kürt şehri olarak görülmelidir” açıklamasıyla Türkiye’nin resmi politikasından farklı olarak Irak’da bağımsız bir Kürt devleti kurmaya bile hedefleyen Barzani ve Talabani’nin yanında yer almış ve kendilerine destek vermiştir.

Aynı açıklama da “Kuzey Irak’ta Kürtlerin kazanımları Kürtlerin genel demokratik çıkarlarına ve bölge haklarını eşit ve özgür birlikteliğine hizmet ettiği sürece desteklenmelidir. AKP’nin Kürk- Türkmen çelişkisi yaratmak istediği Kerkük, bir şehri olarak görülmeli, bölgenin istikrarsızlığı değil, demokratik birlikteliğinin kenti olarak algılanmalıdır” denilmektedir.

Bu açıklamada, Kerkük’ün Demokratik birlikteliğin kenti olarak algılanmalıdır” şeklinde anlamlı satırlar yer almasına rağmen Barzani ve Talabani, şehrin dokusunu değiştirmek için her türlü girişimlerini sürdürmektedir.

1 Milyon nüfuslu kentte Türkmenlerin çoğunlukta olduğu savunulurken, bu iddayı geçersiz kılmak için Kuzey Irak’taki Kürt federe yönetimi 30 Ocak seçimleri öncesi kente 100 binden fazla Kürt’ü getirdi.

Bu tutum “demokratik birliktelikle” ne kadar bağdaşıyor?

*     *     *

Time dergisinin “Kürtlerin İntikamı” başlıklı haberinde, Saddam Hüseyin rejiminin yıkıldığı 2003’ten bu yana Kürtlerin kontrol ettikleri bölgeyi yüzde 20 oranında genişlettikleri belirtildi. Dergi ayrıca, seçim başarılarının bazı Kürtleri güney sınırlarını genişleterek Kerkük’ü de topraklarına katmaya cesaretlendirdiğini yazdı.

*     *     *

Bir Kürt devleti kurulması yolunda atılan adımların planları dün ve bugün hazırlanmadı. Son yüzyılda büyük devletler Osmanlı devletini parçaladılar ve yıktılar. Bugün de bu planları devamını sağlamak için diğear adımları atarak Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti oluşturmak üzeredirler.

Türkiye’nin bölgedeki çıkarları nedeniyle ABD ile Irak’ta birlikte hareket etmesinin gerekli oluduğuna inandığım için 1 Mart tezkeresinin kabulü taraftarıyım. Bugünde aynı görüşteyim.

*     *     *

Türkiye Büyük Milet Meclisinde kabul edilmesine rağmen çok az bir farkla istenilen oyu sağlayamadığı için rededilen 1 Mart tezkeresinin rededilmesinde oylar gizli verildiği için hangi milletvekilinin ne şekilde oy kullandığını bilmek mümkün değil…

Olayları birbirleriyle ilişkilendirdiğimde DEHAP’ın yaptığı  bu açıklamasında uygulamaya konulan planın bir parçası olduğunu düşünüyorum.

Irak’a Türkiye’nin girmesi engellemek ve böylece Kuzey Irak’ta Kürtler’in başarılı olmasını sağlamak için mi bazı milletvekilleri oy vermedi diye düşünmekten de kendimi alı koyamıyorum.

*     *     *

Gelişmeler, bana 1 Mart tezkeresinin reddi ile Kerkük üzerinde oynanan oyunlar arasında büyük bir ilişki olduğunu düşündürtüyor.

Sizler ne düşünüyorsunuz?