AVRUPA’NIN BAŞKENTİ STRASBOURG

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Türkiye’de olduğu gibi Çorum’da da tanınan Prof. Dr. Orhan Kural dünyada mevcut 200’e yakın ülkeden 190’ını gezmiş bulunmaktadır. Kendisi İstanbul’da faaliyette bulunan Gezginler Kulübü’nün de Başkanlığını yapmaktadır. Yurt içinde ve dışında geziler tertipleyen bu kulübün gezilerine katılamama rağmen zaman zaman derneğin İstanbul’da Armada Oteli’nde tertiplenen toplantılara katılıyor ve seyahatlerle ilgili konferansları izliyorum. O zaman görmediğim bu ülkelere seyahat etmeyi istiyorum. Ama, her zaman bu arzuları gerçekleştirmek mümkün olmuyor.

Biraz önce seyahat ettiğim ülkelerin listesini çıkardım. Ben bu güne kadar 30 ülkeye seyahat etmiş bulunuyorum. Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika kıtasında yer alan bu ülkeleri ve önemli şehirlerini seyahat sebebini de ortaya koyarak, hatıralarımı canlandırmak gayesiyle de zaman zaman sizlere anlatacağım. Bu yazım Avrupa’nın başkenti olarak tanımlanan Strasbourg (Strasburg) ile ilgili olacak.

*   *   *

Almanya’daki yüksek tahsilim esnasında Paris’e seyahat ederken bir çok kere içinden geçtiğim bu şehri 1978 ve 1979 yıllarında daha yakınen tanımak imkanı buldum. O yıllarda, Çevre Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Dr. Faruk Sükan’ın teklifi ile Çevre Müsteşarı rahmetli Turgut Kılıçer ile birlikte Türkiye’yi merkezi Strasbourg’da bulunan “Avrupa Konseyi, Mahalli İdareler Birliği”nde temsil etmiştim. Sayısını hatırlamadığım toplantılara katılmak üzere gittiğim bu şehri sizlere tanıtmaya çalışacağım.

*   *   *

1949 yılında kurulan “Avrupa Konseyi”ne ev shipliği yapan bu kentin tarihi 2000 yıldan fazla olup M.Ö. 12. yüzyılda Roma İmparatorluğunun önemli askeri merkezlerinden biri olmuştur.

Fransa’nın Almanya sınırında bulunan Strasbourg iki ülke tarafından da idare edilmiş ve devamlı el değiştirmiştir. Bu nedenle her iki ülkenin kültürünün etkisi burada çok bariz hissedildiği gibi bu dönemlerden kalan çok sayıda tarihi rengarenk yapılan kenti süslemektedir.

Gutenberg matbaayı burada icat etmiş, ünlü Alman yazar Goethe öğrencilik yıllarını Strasbourg’da geçirmiştir. 1681 yılında Almanlardan Fransızlara geçen kentte hem görünüm hem de düşünce yapısında değişimler yaşanmıştır. 1789 Fransız devrimi ile iyiden iyiye Fransızlaşmıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısında Strasbourg’u bir müddet ele geçiren Almanlar, kentte yeniden kendi rüzgarlarını estirmeye başlamışlardır.

Çevresi üzüm bağlarıyla çevrili tarihi Strasbourg’un merkezi Nil Nehki ortasında kalan bir ada üzerinde yer almakta olup açıkhava müzesini andırmaktadır. Burada ortaçağ ve Rönesans mimarisinin izlerini bulmak mümkündür.

Birkaç katlı ahşap evlerin bir kısmı konut olarak kullanılırken bir kısmı da otel ve lokanta olarak hizmet vermektedir. Bunlardan en görkemli olanı “Kammerzell Evi”dir.

Adanın ortasındaki meydanda yer alan Gotik tarzda yapılmış bulunan “Notre Dame Katedrali” (Kilisesi) 1015 yılında yapılan bir bazilika (dini yapı) üzerine 1176 yılında başlanmış ve 1439 yılında kısmen tamamlanmıştır. 1547 yılında katedralin içerisindeki astraloji saati İsviçreli saat ustaları tarafından yapılmıştır.

Bu tarihi katedralin yanında, Kardinal Rohan adına yapılan ve Fransız mimarisinin tüm etkilerini taşıyan Rohan Sarayı meydana damgasını vuran diğer önemli bir yapıdır. Günün her saatinde kalabalık ve renkli bir görüntüye sahip bu meydanda atlıkarıncalar, çiçekçiler ve kafeler yer almaktadır.

Strasbourg’un bir özelliği ve güzelliği de bahçe ve parklarıdır. Avrupa Konseyi binasının hemen yanında bulunan, Paris’te bulunan Versailles Şatosu’nun bahçelerinin mimarı “Le Notre” tasarlanan, “Orangerie Parkı” kesinlikle görülmeye değer bir yerdir. Bu park içinde bir göl ve hayvanat bahçesi de yer almaktadır. Ayrıca 1805 yılında Napolyon’un eşi İmparatoriçe Josephine adına inşa edilmiş küçük bir şato da buradadır.

Bunun dışında Citadelle Parkı Contanes Bahçeleri ve Botanik Bahçesi de görülmeye değer yerlerdir. Bu parkların da içinden geçen toplam 400 kilometrelik bisiklet yolu bulunan kenti isterseniz kiralayacağınız bir bisikletle dolaşabilirsiniz. Noel sırasında Strasbourg’a giderseniz şehrin diğer tanınmış meydanı olan “Kleber Meydanı”na kurulan dev Noel ağacını görebilir ve Noel pazarını gezebilirsiniz.

UNESCO’nun “İnsanlık Mirası” listesine 1988’de alınan Strasbourg, bugün Fransa ve Avrupa’da refah düzeyinin en yüksek olduğu kentlerden biridir. Yolunuz Fransa veya Almanya’ya düşerse bu tarihi kenti muhakkak ziyaret ediniz.

İstanbul

NOT: Bu yazı, Türk Hava Yolları tarafından yayınlanan “SKYLİFE” dergisinin Ekim 2005 sayısından faydalanılarak hazırlanmıştır.