BİRAZ GÜLELİM Mİ?

Uzun süreden beri sizlere, bilgisayarıma gönderilen güzel fıkraları sizlerin değerlendirmenize ve neşelenmenize sunamadım. Değerli hemşehrimiz Mustafa Saatçi’nin köşesinde yayınladığı her biri birbirinden güzel fıkralarını okuduğunuzu düşünerek de biraz ihmalkâr davrandım.

Bir arkadaşımın bana gönderdiği üç güzel fıkrayı aşağıda sunuyorum.Biraz gülelim mi?

*     *     *

Kral TV’nin sarışın, albenili sunucularından biri programında “Bana ne kadar değer biçersiniz yani benimle evlenmek için ne kadar başlık parası verirsiniz?” diye soruyor, ağzını yayarak… Telefona bağlananlar,”milyarlarımı, evimi, arabamı, varımı, yoğumu, her şeyimi” diye sayıp döküyor…

Orta yaş civarında bir bey arıyor; “150-160 milyon lira veririm” diyor.

Sarışın sunucu şaşkın, önerilen bu düşük değerin nedenini soruyor, bey de cevaplıyor;

-“Sen aşağı yukarı 50-55 kilo çekersin değil mi?”

-“Eeeee..?”

-“Eeeee’si… Kaşarın kilosu da üç milyon lira civarında…!!!”

*     *     *

Temel ile Dursun Amerika’da itfaiye teşkilatına girerler, yangın ihbarı alınır. Çok katlı bir binada yangın çıkmıştır. İtfaiyeci merdiveni çalışmaz

… Temel yukarı çıkar. Dursun aşağıda kalır, Temel aşağıda bekleyen Dursun’un kucağına çocukları atmaya başlar.

Temel atar, Dursun tutar, kaldırıma koyar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken beşinci zenci çocuktur… Temel atar, Dursun yakalamak için kollarını açmaz. Çocuk ‘pat!’ yerde. Bir zenci çocuk, daha… Dursun yine tutmaz. çocuk ‘pat!’ gene yerde.. Bir zenci çocuk daha atınca Dursun yukarı bağırır: Yanıkları atma! Yanıkları atma !

*     *     *

Emir emirdir…

Komutan emir erini çağırmış;

-“Bana derhal bir lazer yazıcı bul!”

-“Emredersin komutanım” deyip fırlamış emir-eri… Ve üç dakika sonra yanında başka bir erle beraber komutanın karşısına dikilmiş:

-“Komutanım ! Bu hem Laz, hem de er… Okuması yazması da var.”

*     *     *

Gülebildik mi?

İstanbul,15 Haziran 2006