Diyarbakır’da bir bina daha çöktü !

Diyarbakır’da 8 katlı Alkan 1 Apartmanı dün çöktü.

Bu olay bana 1983 yılında Diyarbakır’da çöken “Hicret Apartmanı” faciasını hatırlattı.

O zaman İmar ve İskan Bakanı idim ve Başbakan tarafından olay yerine gitmek ve gereğini yapmak üzere görevlendirilmiştim.

Hicret Apartmanı da bu apartmanda olduğu gibi taşıyıcı kolonlarda meydana gelen çatlaklar nedeniyle çökmüştü. Hicret Apartmanı’nda 65 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Zamanında yapılan başvuru ile çürük olduğuna karar verilen ve “oturulamaz” raporu nedeniyle 11 Kasım 2006 tarihinde belediye tarafından boşaltılan Alkan Apartmanı’nda can kaybı olmadı. Görgü tanıkları, binada su tesisatını söken 5 kişiyle, çatıda güvercin besleyen 1 kişinin çökme anında apartmanda bulunduklarını belirtmişler. İnşallah onlar orada değillerdir !..

Ülkemizde, içinde yaşayacağımız binaların yapımına, bilerek veya bilmeden gereken önem verilmemektedir. Bilerek techizat ve malzemeden çalarak çürük bina yapanlar olduğu gibi, techizat ve malzemeyi tam kullanmasına rağmen teknik şartlara uymadığı için bilmeden çürük bina yapanlar da mevcuttur.

Bu binaların bir çoğu, bilhassa depremlerde vatandaşlarımıza mezar olmaktadır.

“Yapı kontrol” konusu ülkemizde son yıllarda artan bir şekilde ele alınsa da, ülkemizin her tarafında gereken ciddiyetle uygulandığı söylenemez. Diyarbakır’da çöken “Alkan-1” Apartmanı, 4 kat izin verildiği halde 8 katlı olarak inşa edilmiştir.

Burada insanı düşündüren, 4 kat izin verilen bir binanın 8 kat yapılmasına yetkililerin neden mani olmadıklarıdır. Vatandaşın gözünü menfaat bürümüş ise yetkililerin görevlerini yaparak bu durumu engellemeleri gerekmez mi?

Kalitesiz yapıların yarattığı can kayıplarının açtığı yaraların kapanması mümkün mü? Ayrıca ülke kaynaklarının ve vatandaşların tasarruflarının kaybına ne diyeceğiz?

Çorum, 5 Şubat 2007