OSMANCIK’LI BALTACI MEHMET PAŞA VE RUS ÇARİÇE KATERİNA (II)

Bu konu ile ilgili olan birinci yazımda ,”BALTACI,RUSLARIN YENİLDİĞİNİ FARK ETMEMİŞ…” başlıklı yazının içeriği hakkında kısaca bahsetmiştim.

Rus Uzman İgor Kurukin Parlamentskaya gazetesinde yayınlanan yazısında, 1711’deki savaşın sonuçlarını Rusya açısından inceledi ve Prut Savaşı’nda Osmanlı kuvvetlerine komuta eden Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’nın bozguna uğrattığı Çar 1. Petro’nun (Deli Petro) ordusunu yok etmemesinin Rus tarihini değiştirdiğini yazdı.

*     *     *

Milliyet gazetesinde bu konu ile ilgili yazılanları isterseniz birlikte okuyalım;

”Yeniçerilerin 9 Temmuz’da ‘çılgınlar gibi’ saldırıya geçtiğini belirten Kurukin, saldırıların püskürtülmesine karşın kuşatılan Rus ordusunun yorgun ve aç durumda kaderine razı bir şekilde beklediğini söyledi.

Çar’ın umutsuzluğa kapıldığını belirten Kurukin, bu sırada çadırında bulunanların ifadesine dayanarak, ‘Çar, bir süre için kendini kaybetti, sağa sola koştu, göğsünü yumrukladı ve ağzını açamadı. Belli ki sinir krizi geçiriyordu’ diye yazdı.

Bütün kaçış yollarını kapatan Türk ordusunun 1. Petro’yu çok ağır bir yenilgi ya da tutsak düşme seçenekleriyle karşı karşıya bıraktığını vurgulayan Kurukin, ancak 10 Temmuz günü Türk tarafının Rusların görüşme önerisini beklenmedik bir şekilde kabul ettiğini anlattı.

Çar’ın, temsilcisi Pavel Şarirov’la Baltacı Mehmet Paşa’ya değerli hediyeler gönderdiğini kaydeden Kurukin, şu bilgileri verdi:

’Aslında Çar, St.Petersburg dışında her yeri vermeye hazırdı. Ama, Çar ve elçisi, Rus ateşine dayanamayacaklarından korkan yeniçerilerin, yeni bir saldırıya geçmek istemediğini bilmiyorlardı.

Tabii Türkler de Rus ordusunun ne kadar umutsuz bir durumda bulunduğunun farkında değildi. Yoksa kolaylıkla daha fazla şey elde edebilirlerdi.’

Kurukin, Şarirov’un, Baltacı Mehmet Paşa’ya 250 bin ruble ödeme sözü verdiğini söylerken, ancak, bu paranın niteliğine açıklık getirmedi.

Yazıda, Çar 1. Petro’nun eşi Katerina ile ilgili sadece bir satıra yer veren Kurukin, Türk kuşatması altında umutsuzca bekleyen Çariçe’nin esir düşebileceği endişesiyle değerli eşyalarını subaylara verdiğini, daha sonra hemen aldığını bildirdi.

Kurukin, Çariçe ile Baltacı arasında yaşandığı söylenen mahalle dedikodularından, ‘özel bir ilişkiden’ ise söz etmedi. Kurukin, ‘1. Petro Türklere esir düşse ya da cephede ölse, Rusya’nın büyük bir devlet olmasını sağlayan askeri ve idari reformların hiçbiri yapılamayacak, yani bambaşka bir tarihimiz olacaktı’ değerlendirmesinde bulundu.”

*     *     *

Görüldüğü gibi Rus uzman, Çariçe ile Baltacı arasında söylenen dedikodularından, ‘özel bir ilişkiden’ ise hiç söz etmemiştir. Eğer bu ilişki gerçekleşmiş olsaydı, araştırıcı aradan geçen yaklaşık üç yüz yıldan sonra özellikle de ilgi çekebilmek için bu konuya temas etmekten kaçınmazdı.

Prut Savaşı Osmanlılar açısından büyük bir zaferdi. Çünkü her istediklerini almışlardı. Ne var ki, Baltacı’nın rakipleri olayı Padişah’a yanlış aksettirdiler.Tarihimizde  sık sık rastlanıldığı gibi dedikodular hakikat gibi kabul edildi ve sonuçta Baltacı, gözden düştü.

Görevinden azledilen hemşehrimiz Baltacı Mehmet Paşa, önce Midilli, ardından da Limni adasına sürüldü ve 1712 yılında burada vefat etti.

Sürgünde vefat eden Paşa’nın acaba Limni’de bir mezarı var mı bilemiyorum!

Bildiğim Baltacı Mehmet Paşa adını taşıyan Osmancık’a bağlı bir köy olduğudur.

Nüfusu 400 civarında bulunan bu köyün gücünün ve imkanlarının Paşa’ya sahip çıkmaya yeteceğini tahmin etmiyorum.Öncelikle Osmancık’lılar ve tüm Çorumlu’lar Baltacı Mehmet Paşa’ya sahip çıkmalıdırlar.

Allah’ın rahmeti Paşa’nın yanında olsun.Limni adasına gidenler onun için dua etsinler.

İstanbul, 7 Eylül 2007

*Cenk Başlamış,”Baltacı,Rusların yenildiğini fark etmemiş” Milliyet,25 Ağustos 2007