ÇORUM DOSTU DR. YILDIRIM AKTUNA’NIN RUH VE ZİHİN YAŞI DEĞERLENDİRMESİ !

Bundan önceki yazılarımda değerli dost Dr. Aktuna’nın vefat ettiğini sizlere duyurmuş ve kendisinin  pankreas kanseri olmadan önce sağlıklı bir yaşam sürdürdüğünü anlatmıştım.2004 yılı sonlarında kendisi ile yapılan bir röportaj ”25 yaş genç gözükmenin sırları” başlığı ile yayınlanmıştı.

Tanınmış bir ruh bilimci ve psikiyatri uzmanı olan Aktuna’nın bu röportajının önemli kısımlarını sizlerle paylaşmaya devam etmeyi istiyor ve ”RUH VE ZİHİN YAŞI”  konusundaki değerlendirmelerini aşağıda sunuyorum.

*     *      *

Ruh ve Zihin Yaşı

* Yani yaşımız nüfus kağıdında yazan tarihe göre hesaplanmamalı mı? İnsanların artık kronometre yaşlarına bakmak yerine, gerçekte ne ölçüde yaşlandığını ruhsal ve fiziksel durumunu ölçerek bulmak gerekir. Şimdi anti-aging merkezlerinde bu yapılıyor. İnsanın o andaki yaşını fiziksel, biyolojik ve zihinsel yaşını ölçüyorlar. Kendi yaşına göre ne durumdadır hesaplayabiliyorlar.

* Yaşlanmayı ne belirliyor o zaman? İlerleyen yaşa rağmen genç kalabilmenin benim düşünceme göre birinci faktörü genetiktir. Genetik faktör çok önemlidir. Anne ve babasından aldığı genler, gen özellikleri, onun geçireceği hastalıklar açısından önem taşıyor, yaşama süresi ve yaşlanma bakımından da. İkinci faktör ise insanın kendisi. İnsanın kendisini koruması ve genç kalmayı sağlayacak özelliklere, unsurlara dikkat etmesi…

* Siz bunu nasıl keşfettiniz? Doğduğum tarih itibariyle tıp bugünkü kadar ilerlemiş değildi. Gen konusunda bu kadar ilerleme yoktu. Antiaging gibi bir anlayış yoktu. Gençliği koruyabilmenin ilkeleri, prensipleri bu kadar bilinmiyordu. Bizim de gençlik yıllarımız herkes gibi geçti. Ama ben doktor olduğum için bu bilince erken ulaştım. Dolayısıyla kendime özen göstermeye ve dikkat etmeye başladım. Bu da en az 25 yıl geriye gider. Ayrıca eskiden sigara kullanıyordum. Onu da 20 yıl önce bıraktım.

Yürüyüş ve Beslenme

* Genç kalmak için ne yapıyorsunuz? Her gün beş kilometre yürüyüş yaptım. Çünkü yürüyüş, düzenli olarak yapılabilecek en iyi sporlardan birsi. Günde beş kilometre düzenli olarak yürüdüm, yaz-kış…. Kışın daha da zevkli oluyor. Sabah, kahvaltı etmeden çıkıyorum. Yürüyüşümü yapıyorum sonra gelip evde duşumu alıyorum.

* Düzenli egzersiz dışında ne yapılmalı? Bunun dışında, insanın yaşlanması ve hastalanmasında bağışıklık sisteminin gücünü koruması önem taşıyor. Çünkü bağışıklık sistemi insanı her türlü hastalığa karşı, özellikle de yaşlanmaya karşı koruyor. Bağışıklık sistemi zayıfladığı zaman her türlü hastalık ortaya çıkabiliyor. Ayrıca genç kalmakta bağışıklık sistemi çok önem taşıyor. Vücuda alınan gıdalarla serbest radikaller dediğimiz toksik maddeler oluşuyor. Bu maddeler vücutta hücrelerin zedelenmesine, hayatiyetini kaybetmesine yol açıyor, hücreleri tahrip ediyor. Son yıllarda antiaging başlığı altında ortaya çıkan antioksidan maddeleri ben yıllar önce keşfetmiştim. 25 yıldır iki şeyi çok dikkatle yapıyorum. Her sabah kalkar kalmaz yürüyüşten sonra dokuz ayrı meyveden oluşan karışımı sıkma makinesinde sıkıp bir bardak suyunu içiyorum.

* Nedir bu kokteyl? Elma, kivi, üzüm gibi meyvelerden oluşuyor. Yıldırım Aktuna kokteyli diyebiliriz, adı yok. Bir de bu antioksidan maddeleri gıdalarla alıyorum ama bir de doğal bitkisel ürünleri tablet halinde kullanıyorum. O zaman bu ürünler Türkiye’de yoktu, Amerika’dan getiriyordum. Şimdi var. 25 yıldır kullanıyorum. Ginko, balık yağı, E400, kokusuz sarımsak ekstresi gibi ürünleri düzenli olarak kullanıyorum. Bir de 20 yıldır günde bir tane 100 miligramlık aspirin alıyorum.

*     *      *

Sağlıklı ve mutlu yaşam hepimiz için çok önemli… Dr Aktuna’nın röportajındaki değerlendirmelerini sizlere sunmaya devam edeceğim.

İstanbul, 8 Ekim 2007

Açıklama:

Anti-Aging Nedir?

Anti-Aging kelime anlamı olarak “yaşlılığa karşı” demektir. Anti-Aging terimini tıbbi olarak, aktif tedbir alma veya koruyucu tıp olarak nitelendirebiliriz. Anti-Aging yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak orantılı ve sağlıklı yaşlanmasını sağlamak amacıyla uygulanır. Cilt dokusunu ve bağlayıcı hücreleri yenilemek, hormonal dengesizlikleri erkek ve kadında ayrı ayrı ele alarak dengelemek, cinsel gücü ve sağlığı arttırmak, yaşlanma sonucu oluşabilecek hastalıklara karşı erken tanı ve önlem almak Anti-Aging ‘in uygulama amaçlarından başlıcalarıdır.

Anti-oksidan nedir?

Yaşamımız boyunca mükemmel işleyişine akıl sır erdiremediğimiz vücudumuz belli bir yaştan sonra ihanet eder ve toksit maddeler,    cildin kolejen tabakasını tahrip eden serbest radikaller ve karbon monoksit gibi zararlı gazlar oluşturarak yaşlanma sürecini başlatır.

A, C ve E vitaminlerinde bulunan anti-oksidanları gruplandıracak olursak;

A vitamini: Koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç

C vitamini: Trunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz ve çok sayıda meyva, sebze

E vitamini: Kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinler

Cengiz Erdinç,”25 yaş genç gözükmenin sırları”, Sabah,12.12.2004