SON VİLAYETİMİZ YEMEN (1)

Tarihte Yemen ile ilişkimiz Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı 1517 yılında fethetmesinden itibaren Osmanlı hakimiyeti ile başlamış, 1918 yılında Osmanlı, Yemen’i yenilerek değil, Mondros Antlaşması sonucu kaybetmiştir. Yemen Valisi Mahmut Nedim Bey ve Yemen İmamı Yahya, Yemen’in İtilaf devletleri tarafından işgaline razı olmamışlardır. Bu belirsizlik uzun süre devam etmiş ve Lozan Antlaşması ile Türkiye Yemen ile ilişkisi kalmadığını kabul etmiştir.

*     *     *

Osmanlı, kutsal İslam için çok önemli olan Hicaz’ın ve buradaki Mekke ve Medine’nin güvenliğini sağlamak için Kızıldeniz’e ve Aden Körfezi’ne hakim olmanın gerekli olduğunu görmüş ve buraları işgal etmek isteyen İngilizlerle mücadele etmiştir. Aden’e giremeyen Osmanlı, civarındaki bölgeleri ele geçirmiştir.

Mahalli isyanlar ve bilhassa Ondokuzuncu Yüzyıl başları artan bağımsızlık mücadeleleri Yemen’in onbinlerce vatan evladına mezar olmasına neden olmuştur.

Osmanlı Devleti, Yemen meselesini halletmek için devletin egemenlik hakkı saklı kalmak kaydıyla orada Yemen İmamı Yahya idaresinde özel bir yönetim kurulması kararını almış ve 1911 yılında imzalanan antlaşma ile Yemen’de sükunet sağlanmıştır.

Böylece 400 yıldır akan kan durmuş, aynı zamanda Trablusgarb ve 1. Dünya Savaşları ile Kurtuluş Savaşı süresince bizleri destekleyen bir müttefik kazanılmıştır.

*     *     *

Yemen’in tarihine ait bilgiler çok gerilere gitmektedir. Kur’an ve İncil’de bahsedilen Saba Melikesinin Saba Krallığı M.Ö. 750-115 yılları arasında bölgede hüküm sürmüş ve Arapların en eski şehirlerinden birisi olan bugünkü Başkent Sana Nuh Peygamber’in üç oğlundan birisi olan Shem tarafından kurulmuştur.

Himyarit Federasyonu ise bölgede 600 yıl (M.Ö. 115 – M.S. 525) hakimiyetini sürdürmüştür. (M.S. altıncı yüzyıl)

M.S. 6. yüzyıldaki Pers hakimiyetinden sonra M.S. 628 yılında kısmen Hıristiyan olan Yemen halkı İslamiyete geçmiştir. Bunda o zamanki Perslerin Yemen valisinin İslamiyeti kabul etmesi etken olmuştur. Bir süre Emeviler ve daha sonra Abbasiler tarafından yönetilen Yemen, Hazreti Ali’nin soyundan gelen imamlar tarafından yönetilmiştir. (Şii Zeydi Hanedanı)

İç savaşlarla zayıf düşen Yemen onaltıncı yüzyıldan itibaren yabancı egemenliğine girmiştir. Bölgeye yerleşmek isteyen Portekizliler pek başarılı olamamışlardır. Kuzeyde Sana ve civarında Türkler ile Güneyde Aden civarında İngilizler hakim olmuşlardır. 1905 yılında bu iki ülke arasında varılan anlaşma ile Kuzey (Türk) ve Güney Yemen’i (İngiliz) ayıran “Mor Hat” belirlenmiştir.

Türklerin çekilmesine rağmen İmam Yahya ve daha sonra oğlu Ahmed 1962 yılında ölümüne kadar Kuzeyi yönetmiştir. Bu arada ülkenin Asir bölgesi Suudi Arabistan tarafından işgal edilmiştir. 1962 yılında askeri bir darbe ile İmam Monarşisine son verilmiş ve yeni yönetim tarafından Yemen Arap Cumhuriyeti kurulmuştur.

Güneyde ise 1926 tarihli bir anlaşma ile İngilizlerin Aden ve çevresindeki egemenliği kabul edilmiştir. 1960 yılından itibaren Güney Yemen’de şiddet olayları başlaması üzerine İngiltere Güney Yemen’den çekilmiştir. 1967 bağımsızlığını kazanan ülkede 1969 yılında Arap dünyasının tek ve kalıcı Marksist-Leninist rejimine dayalı Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

Zaman zaman sınır çatışmalarının da yaşandığı Yemen’de 1990 yılında iki cumhuriyet sancılı bir süreçten sonra birleşmişlerdir. Güney’li Yemenlilerin (nüfusları üç milyon) 1994 yılındaki tekrar bağımsızlık isyanları Aden’e giren Kuzeyli birlikler (nüfusu 17 milyon) tarafından bastırılmıştır.

Parlamenter sisteme sahip Yemen Cumhuriyeti 1990 yılından beri Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Saleh tarafından yönetilmektedir.

Gelecek yazımda Yemen hakkında bilgi vermeye devam edeceğim.

Sana-Yemen, 22.Aralık.2007