ÇAĞLAR’CA BAĞINDA PAZAR GÜNLERİ

Antalya’da tatilim bugün bitiyor. Buradan Bodrum’a gideceğim.

Burada bulunduğum süre içinde son Pazar günü hariç her hafta sonu bacanağımın denizden 950 metre yükseklikteki bağında (onlar bahçe diyorlar) geçirdik. Antalya’dan kışın ve yazın birlikte yaşandığı Saklıkent’e giden yol üzerinde Geyikbayırı Köyü’nün üst bölgesinde bulunan Çağlarca’da yazın 40 dereceyi geçen sıcaklığını hissetmediğiniz gibi kendinizi cennette zannediyorsunuz. Burasının daha üst bölgelerinde bulunan Felikan Yaylası Antalyalılar’ın geçmişten beri yazları çıktıkları bir yer. Burada her yaz “Yayla Festivali” yapılıyor. 

Antalya’nın İsviçresi Çağlarca

İsviçre’den farkı olmayan bu bölgede onların evlerinde çektirdiğim fotoğrafı incelediğinizde yeşillikler içinde arkada yer alan evler ve 2000 metre yüksekliğindeki Geyik Sivrisi dağı burayı unutulmaz kılıyor.

Bağ evinin balkonunda otururken görül, gürül akan su sesini dinleyebiliyorduk. Belki de buranın ismi sulardan kaynaklanıyordu. Giderek artan yazlık evlerinde mevcutlar ile birlikte su ihtiyacını karşılamak için bütün sular depoya bağlanmış ve her taraf kurumuş… Suyun azalmasının bir nedeni de iklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan kuraklık…

Bahçede boş bulunan alana yakınlarımın Çağlarca Köyü’nden bir tanıdıkları biber, domates ve salatalık ekip satıyorlar. Susuzluk nedeniyle bu sene yeterli ürün alamamışlar. Belki gelecek sene bu işi yapmayacaklarmış… Dünyada gıda sorunu giderek büyüyor.

Bölge oldukça çok yoğun yağış aldığı ve zaman zaman sulama suyu verildiği için meyve ağaçları oldukça iyi durumda idiler. Birinci hafta kiraz, ikinci hafta yeşil erik ve muşmula, üçüncü haftada ise kırmızı erik, şeftali ve yaz elması topladık. Elma toplarken çektirdiğim bir fotoğrafı da sunuyorum.

Elma toplarken biran kendimin çocukluk dönemini hatırladım. O günlerde babam bizi bağlarımıza götürdüğünde ne kadar mutlu oluyordum. Kapaklı’da, İçeridere’de Hacıkerim’de ve Ilıca’da bağlarımız vardı… Oralarda da meyve toplamaktan büyük zevk alırdım…

Sizlerin de tanıdığını tahmin ettiğim gazeteci, yazar ve ressam Fikret Otyam ile sanatçı eşi yıllarca önce İstanbul’u terk etmişler ve Antalya’nın Gazipaşa ilçesine yerleşmişlerdi. Sağlık durumları bozulunca doktorlarının tavsiyesi üzerine Geyikbayır’a yerleşmişler.

Antalya sıcaktan kavrulurken, rüzgarın getirdiği serinlikle Çağlarca’da hafta sonu geçirmem benim için çok dinlendirici oldu.

Çağlarca’da Elma toplarken…

Antalya, 17 Temmuz 2008