100 YIL ÖNCE HANGİ HAREKET GERÇEKLEŞTİ?

Son yazımda ülkemizin tarihi ile ilgili olarak şu soruyu sormuştum: ”23-24 Temmuz 1908 tarihinde,yani bundan 100 yıl önce tarihimizi etkileyen hangi hareket gerçekleşti?”

Bu sorumun cevabının değerlendirilmesini sizlere bırakmıştım.Eğer bu sorularım cevapsız kaldı ise ,siz de benim gibi tarihçilerin bu gazetede köşe yazıları yazmalarına ihtiyaç duyuyorsunuz, demiştim.

Şimdi bunları bir tarafa bırakarak,”100 YIL ÖNCE HANGİ HAREKET GERÇEKLEŞTİ?” sorusunu cevaplandırmayı istiyorum.

*     *     *

23-24 Temmuz 1908 İkinci Meşrutiyet’in ilan edildiği tarihti ve bu yıl 100. yılıydı.

İkinci Meşrutiyet Devri  Osmanlı Anayasasının (Kanun-i Esasi), 29 yıl askıda kaldıktan sonra, 24 Temmuz 1908’de yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve 5 Kasım 1922’de Osmanlı Devleti’nin tasfiyesiyle sona eren dönemdir.

1876 yılında ilan edilen Birinci Meşrutiyet resmen hiç sona ermemiş ve anayasa değişmemiş olduğu için, bazı tarihçiler tarafından, bir tek Meşrutiyet döneminin ikinci faslı olarak da değerlendirilmektedir.

Toplam 14 yıl süren bu dönemde Türkiye, parlamenter demokrasi, seçim, siyasi parti, askeri darbe ve diktatörlük olgularıyla tanışmış, iki büyük savaş (Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı) yaşamış ve 600 yıllık imparatorluğun dağılmasına tanık olmuştur.

Yine bu dönemde 9 milyon kilometrekare olan Osmanlı İmparatorluğunun toprakları giderek küçülmüş 8 Ekim 1912’de başlayan Balkan Savaşı kısa sürede bir felakete dönüşmüş ve birbiri ardından Arnavutluk, Manastır, Selanik, Batı Trakya kaybedilmiştir.1918’de yurdumuzun tüm toprakları işgal edilmiştir.

*     *     *

Bu hareket özellikle Rusya’daki 1905 Devrimi’nden sonra yaygınlık kazanmıştır. Önceleri sadece Avrupa’daki muhalif aydınlar arasında gelişen devrimci örgütler, imparatorluk çapında özellikle yüksek okul öğrencileri ve askeri birlikler içinde taraftar bulmuştur.

En güçlü muhalefet odakları Rumeli vilayetinde ve bu vilayetin başkenti olan Selanik’teki askeri birlikler idi. Bu birlikler 1903’ten beri Makedonya İsyanı’nı bastırma mücadelesi içinde yer almış, Bulgar ve Makedon devrim örgütlerinin örgütlenme ve mücadele biçimlerinden etkilenmişlerdi. Ortaya çıkan çeşitli devrim örgütleri 1907’de yurt dışındaki devrimcilerle irtibat kurarak Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti adı altında birleştiler. Atatürk ve İsmet İnönü de  bu cemiyete üyeydiler.

Bu hareket, 1908 Temmuz başlarında hız kazandı. 3 Temmuz’da Binbaşı Resneli Niyazi Bey, ardından Binbaşı Enver Bey isyan ederek, birlikleriyle beraber dağa çıktılar.

7 Temmuz’da bölgedeki durumu teftiş etmek için İstanbul’dan gönderilen Birinci Ferik (Korgeneral) Şemsi Paşa Manastır’da bir İttihat ve Terakki fedaisi tarafından vurularak öldürüldü.

20 Temmuz’da Firzovik’te toplanan büyük Arnavut kurultayı, meşrutiyet derhal ilan edilmezse isyan ederek İstanbul’a yürüme kararı aldı.

22 Temmuz’da II. Abdülhamit sadrazam Avlonyalı Ferit Paşa’yı azlederek yerine daha liberal bir isim olan Sait Paşa’yı getirdi.

23 Temmuz’da Selanik ve Manastır hükümet konaklarını ele geçiren isyancılar meşrutiyetin ilanını talep ettiler.

24 Temmuz’da padişahın isteğiyle İstanbul’da Kanun-ı Esasi’yi yeniden yürürlüğe sokan kararname ilan edildi. “Hürriyetin İlanı” olarak adlandırılan bu olay, bütün yurtta olağanüstü sevinç gösterileriyle karşılandı.

23 Temmuz günü Türkiye’de 1935 yılına dek Hürriyet Bayramı olarak kutlanmıştır.

Bu hareketin devamında ortaya çıkan durumları ,31 Mart Olayını ve Abdülhamit’in Tahttan İndirilmesini daha detaylı bilmek isteyenlerin bilgisayarlarına bakmalarını ve tarih kitaplarına başvurmasını öneririm.

*     *     *

O tarihte 1908 hareketi bazıları tarafından , II. Abdülhamit’in baskıcı yönetimine karşı örgütlü yenilikçi bir muhalefet olarak değerlendirilirken bazıları tarafından Pâdişahın İslâm âlemindeki hilâfet politikası yok edilerek, Devlet-i Aliyye yağma edilmesi olarak değerlendiriyordu…

Bugün de ülkemiz politikasında bu farklı değerlendirmenin etkisi görülmektedir.

Bu ayırım konusunda Prof. Dr. Mümtazer Türköne, ”Osmanlı’nın son dönemlerine tekabül eden 100 yıl önceki süreçte seçkin (elit) değişimi yaşandığını” söylüyor ve gelişmeleri;”İttihat Terakki elitleriyle, sanayileşme ve şehirleşmeyle ortaya çıkan yeni orta sınıfların (demokratik elitlerin) rekabetini ve mücadelesini yaşıyor” şeklinde yorumluyor.

Hürriyet gazetesindeki köşesinde 1908 hareketi ile ilgili yayınları değerlendiren Doğan Hızlan İkinci Meşrutiyeti ”Cumhuriyetin ayak sesleri olarak” niteliyor.

Türkiye’deki siyasi gelişmeleri ve partileşmeyi iyi anlayabilmek için Osmanlı tarihini iyi incelemek gerektiğini düşünüyorum.

Bodrum-Dörttepe, 27 Ağustos 2008

İkinci Meşrutiyet,Vikipedi Ansiklopedisi