BAĞIMSIZLIK İSTEYEN ABHAZYA !

Sizlere güncel olayların yaşandığı Kafkasya hakkında bilgi vermiştim. Bugün ise Gürcistan’ın diğer özerk bölgesi ABAZYA üzerinde durmayı istiyorum.

Abhazya, Acaristan ve Güney Osetya gibi Rusya’nın dağılması ile bağımsızlığını ilan eden Gürcistan sınırları içinde kalmıştır.

Bu üç özerk bölgede farklı zamanlarda Gürcistan’dan ayrılmayı ve bağımsız olmayı istediler. Bugünkü yazımda Abhazya hakkında ansiklopedik bilgiler vererek, Abhazya’nın 90’lı yıllardan beri Gürcistan’dan ayrılarak bağımsız olma yolundaki tutumunu anlatacağım.

*     *     *

Abhazya , Gürcistan’ın kuzeybatı kesiminde, Karadeniz’in doğusunda ve Rusya’nın güneyinde tarihsel bir bölge olup adını, bugün bölgenin halklarından biri olan Abazalardan ya da eski bir halk olan Abasglardan almaktadır.

1990’ların başındaki savaşın ardından Sohum’a egemen olan ve Rusya’nın desteğindeki ayrılma yanlısı güçler 1994 yılında bağımsızlığını ilan etmiş, ama Abhazya Cumhuriyeti adını taşıyan bu yönetim bugüne değin herhangi bir ülke tarafından tanınmamıştır.

Gürcistan’ın merkezi yönetiminin desteğindeki karoni bölgesindeki özerk yönetim ise, bölgenin eski statüsünün korunmasından yanadır. Bağımsız olmak isteyen Abhazya Cumhuriyeti Hükümeti’nin yönetim merkezi Sohum, Gürcülerle beraber yaşamayı isteyen Abhazya Özerk Cumhuriyeti Hükümeti’nin yönetim merkezi ise Çhalta’dır.

Abhazya, 8.600 km_’lik bir alanı kapsar. Bölgede 157.000-190.000 (2006 tah.) arasında kişinin yaşadığı sanılmaktadır.

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği Konseyi gibi uluslararası örgütler Abhazya’yı Gürcistan’ın bir parçası olarak tanımakta ve anlaşmazlığın her iki tarafın barışçı yollarla çözümlemesini istemektedir.

Bununla birlikte, bugünkü nüfusunun büyük bölümü Abhazya’yı egemen bir devlet olarak kabul etmektedir. Ancak bugünkü Abhazya nüfusuna yakın sayıda bir nüfus bölgeden göç ettirilmiş ve daha sonra bu nüfusun çoğunluğunun evlerine dönmelerine izin verilmemiştir. Öte yandan Abhazya sınırları içinde kalan Yukarı Kodori Vadisi (Gürcüler tarafından Yukarı Abhazya olarak adlandırılmıştır), Gürcistan yönetiminin kontrolü altındadır ve burada, Gürcistan hükümetinin desteğinde ikinci bir Abhazya hükümeti bulunmaktadır.

1989 Sovyet nüfus verilerine göre Abhazya Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin toplam 525 bin nüfusunun yaklaşık 240 bini Gürcüler olarak kayıtlara geçen çoğunluğu Megrel olaraktan az miktarda daKartveliler ve Svanlar, 94 bini Abhazlar, 75 bini Ruslar, 76 bini Ermenilerden oluşmaktadır.Bölgedeki nüfus değişimi aşağıdaki tabloda görülmektedir.

1990’ların başında, Abhazya’daki savaş sırasında Gürcü(Megreller ve Svanlar da dahil) nüfusunun çoğu göç ettirildi ve bu nüfusun ancak 45 bin kadarı Gali bölgesine dönebildi.

Yıl       Toplam            Gürcü              Abhaz             Rus         Ermeni         Rum

1886    68.773             34.806             28.320             1.216               1.090               2.140

1926    201.016           67.494             55.918             12,553             25,677             14,045

1939    311,885           91,967             56,197             60,201             49,705             34,621

1959    404,738           158,221           61,193             86,715             64,425             9,101

1970    486,959           199,596           77,276             92,889             74,850             13,114

1979    486,082           213,322           83,087             79,730             73,350             13,642

1989    525,061           239,872           93,267             74,913             76,541 14,664

2003    215,972           45,953             94,606             23,420             44,870             1,486

(tahmini)

Bu tablodan da görüldüğü Abhazya’daki Gürcü nüfusu hızla azalmış ve Abhaz nüfusu artmıştır.

*     *     *

Türkiye’deki Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi yayınladığı bildiride,”  Abhazya ve Güney Osetya’yı 2004’ten beri kendi topraklarına katmayı ‘devlet programı’ haline getirmiş Gürcistan’ın Amerikan destekli hayalperest milliyetçi Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili sonunda bir çılgınlığa kalkışarak Güney Osetya’yı savaş açıp Kafkasya’yı cehenneme çevirmiştir”denmekte ve Güney Osetya’da bulunan  Rus barış gücünün de doğrudan hedef alınmasına paralel olarak Rusya savaşa müdahil olarak Gürcistan’ı geri püskürtmüştür”ve ”Abhazya da işgal altındaki Kodor vadisinin (Abhazya’nın Gürcü kısmı)üst kısmından beklediği saldırıyı önlemek için harekete geçmiş ve kendi sınırlarını güvence altına almak için gerekli askeri tedbirlere başvurmuştur” denilmektedir.

Aynı bildiride,”Bu savaş aslında Saakaşvili’nin 2004’te iktidara gelirken ilan ettiği bir savaştır. Ve maalesef Saakaşvili ‘geliyorum’ diyen bu savaşı başta ABD ve Türkiye olmak üzere Batılı müttefiklerinden askeri yardımı sayesinde ve uluslararası toplumun tutumundan cesaret alarak gerçekleştirmiştir” şeklinde bir açıklamada bulunmaktadir.

Hatta bu bildiri de,”Ne Abhazya ne Güney Osetya Gürcistan’a ait birer toprak parçaları değildir. Bu iki cumhuriyet Gürcü asıllı Sovyet diktatörü Stalin’in oldu bittisiyle Gürcistan’a zorla bağlanmıştır. Gürcistan’la oluşturulmuş zoraki bağın hiçbir meşruiyeti yoktur. Üstelik Gürcistan’ın Sovyet anayasasını iptal etmesiyle Stalin’in oluşturduğu hukuki bağ da çöpe atılmıştır”şeklinde bir açıklama da yer almaktadır.

*     *     *

Kafkaslarda halen devam eden harbin Abhazya’ya da sıçradığı görülmektedir.Rusya buradaki 2 bin kişilik barış güçündeki askerlerini takviye için 7 bin askerini de Abhazya’ya gönderildiği iddia edilmektedir.

Gürcistan’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Abhazya Cumhuriyeti’nin de Kodori Gorge bölgesindeki Gürcü mevzilerini bombaladığı bildirilmiş ve bu arada Abhazya Başkanı Sergey Bagapş’ın resmi temsilcisi Kristian Bjaniya Rus İnterfaks ajansına yaptığı açıklamada, Yukarı Kodori Gorge Vadisi’ndeki Gürcü askerlerinin bulunduğu mevzilerinin füze ve top atışlarıyla vurulduğu, savaş uçakları tarafından bombaladığını söylemiştir..

Son olarak yapılan açıklamada Rusya’dan Abhazya için ültimatom verildiğini, Rus askerlerinin Abhazya yakınında konuşlanan Gürcü askerlerini silahlarını bırakmaya çağırdıkları ve askerlerin silah bırakmamaları halinde saldırı uyarısında bulundukları bildirilmiştir. Rus güçleri aksi takdirde, Gürcü askerlerinin kontrolündeki topraklarda ilerleyeceklerine de dikkat çekmişlerdir. Gürcü tarafının ise bunu reddettiği bildirilmiştir.

*     *     *

Bu Savaş Kafkasya’da mevcut sorunları daha da derinleştirmiş, bölgesel barış perspektifini alt üst etmiştir.

Tiflis iki özerk bölgeyi tekrar kontroluna alabilmek için ne yazık ki belki de öngöremediği felaketin içine düşmüştür.

Enerji ve enerji iletimi için önemli olan Kafkasya koridorunda Gürcistan’ı destekleyen Amerika’ya Rusya’nın bölgedeki hâkimiyeti bırakmak istememesi bu çatışmaların ana nedenidir.

Bakalım bundan sonra gelişmeler nasıl olacak?

Bodrum-Dörttepe,

12 Ağustos 2008