İSKİLİPLİ HEMŞEHRİLERİMİN BAYRAM KUTLAMASINDAKİ KONUŞMAM

Çorum-iskilip ve Çevre Köyleri Derneği tarafından tertiplenen ‘Bayram Kutlaması’ toplantısında bayramlaştıktan sonra hemşehrilerimiz İbrahim Battal ve Arif Pala tarafından Yasin-i Şerif okundu  ve dualar edildi. Daha sonra benden bir konuşma yapmam istendi. Bilindiği gibi Resulü Ekrem (s.a.v.) bu sure hakkında, “Yasin Kuran’ın kalbidir. Onu bir defa okumak Kuran’ı on defa okumaya denktir” yorumunu yapmıştır. Ayrıca “Onu dinleyen af olunur” açıklamasını da getirmiştir.

*      *      *

Konuşmama Kurban Bayramı ve bu bayramda kurban kesme konusunda açıklama yaptıktan sonra, peygamberimiz Hazreti Muhammed’in Hac ziyareti ile başladım;

“İslam dinini yayarken Mekke’de büyük zorluklarla karşılaşmış ve kendisine inanarak Müslüman olanların çoğunluğu teşkil ettiği Medine’ye 622 yılında göç etmiştir.

Yıl 632’ye geldiğinde, çok özlediği Mekke’yi ziyaret etmeyi istemiştir. Bu hac ziyareti kendisinin Mekke’ye son ziyareti olmuştur.

Dinimiz yalnız Hazreti Muhammed’i peygamber olarak kabul etmemekte Musevi ve Hıristiyan dinlerinin peygamberleri de dahil birçok gelmiş peygamberi de kabul etmektedir.

İslam dini, hoşgörülü bir din olup tüm insanlığı birleştirmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle dinimiz dünyaya hızla yayılmıştır.

İslam dininin yayıldığı yöreler, ilmin ve bilimin kök saldığı bölgeler olmuştur. 711 yılında İslam dini İspanya’ya yayılmış ve burada Endülüs Devleti kurulmuştur. Bu devletin İspanya’da hüküm sürdüğü dönem, buradan karanlık içindeki Avrupa’nın aydınlatıldığı yıllar olmuştur. O dönemden kalan saraylar, kütüphaneler, camiler ve daha nice medeniyet eserleri halen ihtişamını sürdürmekte ve varlığını korumaktadır.

Müslümanların, Musevilerin ve Hıristiyanların sorunsuz bir şekilde yaşadığı Endülüs Devlet, buradaki yönetimi üstlenen Müslümanların birbirine düşmesi nedeniyle kral Ferdinand ve Kraliçe İsabel tarafından 1492 yılında yıkılmıştır. Burada yaşayan Müslümanlar ve Museviler öldürülmüş, göçe zorlanmış ve Hıristiyanlaştırılmıştır.

Bu örnekten de görüldüğü gibi Müslümanların birbirine düşmemesi ve hoşgörü içinde kardeşçe yaşaması gerekmektedir. Eğer birbirimize düşersek Endülüs’de yaşananlar ıyaşarız.

Dünyada mevcut 58 islam ülkesinden birçoğu bugün geri kalmış durumdadır. Tüm bu ülkelerin toplam ihracatı bir Almanya’nın ihracatından düşüktür. Üstelik bu ihracatın yarısı iki islam ülkesi, Türkiye ve Malezya tarafından yapılmaktadır.

Bu nedenle müslümanların daha çok çalışması gerekmektedir. Dinimizde söylendiği gibi “hiç ölmeyecekmiş gibi çalışmamız, yarın ölecek gibi ibadet etmemiz” şarttır. Kalkınmak için çalışmak şarttır.

Kalkınmış ülkelerin seviyesine gelmek için yalnız çalışmak yeterli olmamaktadır. Eğitime çok çok önem verilmelidir. Kalkınmış ülkeler eğitime de önem verdikleri için bu seviyeye gelmişlerdir.

Sizlerin bir çoğunuz zor şartlar içinde İstanbul’a geldiniz ve yeteri kadar eğitim imkanından faydalanamadınız. Lütfen çocuklarınızı eğitiniz. Onları meslek sahibi yapınız.

Bu arada onları kendiniz gibi örf ve adetlerimizi yaşatan birer evlat olarak ta yetiştiriniz. Köklerini unutmasınlar ve Çorumlu olduklarını bilsinler.

Bu mübarek günde bizleri biraraya getiren dernek yöneticilerine teşekkür ediyor, bir defa daha Kurban Bayramınızı kutluyor ve hepinize sağlık mutluluk ve başarılar diliyorum.”

*      *      *

Evet, kalpleri doğdukları yöre için atan hemşehrilerime bana güze ve anlamlı bir beraberlik ve bayram havası yaşattıkları için bir defa daha teşekkür ediyorum.

İstanbul, 15.Aralık.2008