İSTANBUL FATİH KAYMAKAMI ÇORUM’LU HASAN KARAKAŞ

Çorum Eğitim ve Kültür Vakfı (ÇEKVA) adına, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Mehmet Özata ve Teoman Ötgür ile birlikte, ikinci ziyaretimizi Fatih Kaymakamı hemşehrimiz Hasan KARAKAŞ’a yaptık.

Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin en önemli bölgelerini bünyesinde bulunduran ve Eminönü  ilçesinin bağlanmasıyla oldukça büyüyen Fatih Kaymakamlığını, bir hemşehrimiz yürütmektedir.

Bu bölgede, Osmanlı tarihinde Osmancıklı Koca Mehmet Paşa Sadrazamlık, Osmancıklı Akşemseddin Efendi Fatih’in hocalığını, İskilipli Ebussuud Efendi II.ci Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın şeyhülislamlığını yapmışlardır

1955 yılında Çorum Merkez Çatak Köyünde doğan Hasan Karakaş, beş yaşında ailesi ile birlikte Çorum’ a taşınmış. Çorum’a taşınmasını hayatının dönüm noktası olarak gören hemşehrimiz, köy çocuğu olan babasının askerlik döneminde şoförlük öğrendiğini, komutan şoförü olduğunu ve köye döndüğünü, o günlerde Çorum İtfaiyesine yeni vasıtalar geldiğini ve şoför bulunamadığını ve bir arkadaşının haber vermesi ile bu göreve kabul edildiğini bizlere anlattı.

Bir kız kardeşi ve üç erkek kardeşi olan Hasan KARAKAŞ,  Çorum Öğretmen Lisesi’ ni bitirmiş ve 1974-1975 yıllarında İlimiz Aktaş Köyünde bir yıl öğretmenlik yapmıştır. 1975-1979 yılları arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde okumuştur.

1980 yılında Çorum Kaymakam adayı olarak Mülkî İdare Mesleğine başlayan hemşehrimiz Mecitözü Kaymakam Vekilliği, Kahramanmaraş Pazarcık, Şanlıurfa Suruç, Siirt Vali Yardımcılığı, Safranbolu, İznik, Nizip ve Fethiye Kaymakamlığı görevlerinde bulunmuştur.

29 Eylül 2007 tarihinde İstanbul Fatih Kaymakamlığına atanan hemşehrimiz, 1990-1991 yıllarında bir yıl Amerika New York şehrinde dil öğrenimi ve meslek eğitimi için bulunmuştur.Kendisi evli olup, (eşi emekli öğretmen) dört çocuk babasıdır.

Fatih Kaymakamı, hemşehrimiz Hasan Karakaş

Öğretmenlik ve Kaymakamlık vasıflarının yanı sıra duyarlı bir şair olan hemşehrimiz Fetav Kültür Komisyonu tarafından hazırlanan “Şiirlerde Fethiye” Antolojisine önsöz yazmıştır. En meşhur şiiri “Babadağ” dır. (www.kimkimdir19.com)

Eğitimi bitinceye kadar maddi sıkıntılar yaşayan hemşehrimiz, “Ayakkabıcılar Arastası” nda Ömer Küçükyıldız’ın yanında ayakkabıcı şaartliği (çıraklığı) yapmıştır. O günler Arasta’nın , dalında üzümler bulunan asmalarla kaplı olduğunu hatırladığı gibi “boyalı simit” satıldığını da unutmamış.

Ankara’da yüksek tahsili esnasında bir bayram arefesinde cebinde 5 lirası kaldığını, sınav çıkışında yemek yemeden Çorum’a gitmek üzere acele yola koştuğunu ve ilk gelen otobüse bindiğinde bayram önü diye 6 lira istediklerini ve 1 lirası eksik diye kendisini otobüsten indirdiklerini halen unutamıyor.

Maddi sıkıntı nedeniyle Ankara’da uzun süre kalamayan hemşehrimiz, Çorum’dan sabaha karşı otobüse biner, Ankara’ya gelir, imtihana girer, yemek yemeden Çorum’a geri dönermiş….

Ziyaretimiz esnasında, şehrimizi ve insanını gururlandıracak aşağıdaki açıklamalarını, büyük bir mutluluk ve övünç ile dinledim.

– Şaartliği zamanın çiftçilerin gelip ayakkabı aldıklarını, harmanda, bağbozumunda getiririz diye gittiklerini ve hakikaten parayı getirdiklerini görmüş.

–  Ayakkabıcılar arastası’nda esnafın, bir müşteri geldiğinde, şu anda karşıdaki dükkan siftah etmedi, oraya git diye yönlendirdiğini hatırlıyor.

–  İstanbul’da Gürün Han yandığında senetler ve çekler dahil her şey yanmıştır. Yalnız Osmancık ve Çorumlu borçlular, bütün borçlarını getirip ödemişler.

Uzun ziyaretimiz sonunda kendini tebrik ettik ve daha nice başarılar diledik. Ayrıca, kendisini “UZAYAN KOL BİZDEN OLSUN” diyerek kucakladık.

İstanbul, 04.Nisan.2009