ENDÜSTRİ ATIKSULARININ ARITIMINA ALMANYA’DA RUHR BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’DE İSKİ YAKLAŞIMI

Prof. Dr. Ahmet Samsunlu

İstanbul Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Maslak, 34469, İstanbul

E-posta:samsunlu@.itu.edu.tr

10. Endüstriyel Kirlenme Kontrolü Sempozyumu 07-09 Haziran 2006

ÖZET

Ülkemizde, atıksu yönetimi programlarının yeni uygulanmaya başladığı dönemlerde kentsel arıtma tesislerinin henüz inşa edilememiş olması nedeniyle endüstri tesislerinden, atıksularını en az evsel atıksu karakterine getirecek şekilde kendi arıtma tesislerini kurmaları istenmiştir. Bugün de arıtma tesislerini kurmuş büyük şehirlerde Su ve Kanal İdarelerinin atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği’nin veya Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin öngördüğü ön arıtma şartlarını sağlayıp atıksularını kentsel arıtma sistemine verenler dışında kalan endüstri tesisleri, bilhassa arıtma tesisine sahip kentlerimizin sayısı çok az olduğundan, halen ya bu sularını kendi kurdukları tesislerde arıtmakta ya da hiçbir arıtma işlemi uygulamadan yüzeysel sulara vermektedirler.

Almanya’da kentsel arıtma tesislerinin kurulmasına öncelik verilmesi nedeniyle endüstri atıksularının, bu tesislerde müşterek olarak arıtılması prensibi esas alınmıştır. Ayrıca atıksu yönetiminin havza bazında ele alınması ve havza birliklerinin kurucuları arasında belediyeler yanında endüstri kuruluşlarının yer alması, endüstri atıksularının arıtılmasının havza planlanması kapsamında ele alınmasını sağlamıştır.

Bu tebliğde havza birlikleri, Ruhr Birliği(RB) ve İstanbul Su Kanal İdaresi(İSKİ) hakkında bilgi verilerek, Ruhr Havza Birliği’nin endüstri atıksularının arıtılması konusunda yaklaşımı ve uygulamaları ile ülkemizde halen bu konuda etkin olan bir havza birliği faaliyetine rastlanmadığından en eski ve en büyük bir metropol kuruluşu olan İSKİ’nin endüstri atıksularının kanalizasyona deşarjı, ön arıtım yaklaşımı, ödentiler ve uygulamaları hakkında bilgi verilmiş, karşılaştırılmış ve öneriler geliştirilmiştir.

Anahtar kelimeler: Deşarj kriterleri, Havza birlikleri; İSKİ; Ödentiler; Ön arıtma; Ruhr Birliği

INDUSTRIAL WASTEATER TREATMENT APPROACH OF RUHR ASSOCIATION FROM GERMANY AND ISKI FROM TURKEY

ABSTRACT

In Turkey, in early years when the watewater management programs were implemented and applied, the industrial plants were asked to install their individual treatment plants to treat their wastewater up to domestic wastewater character as there were no urban wastewater treatment plants. Today, in Metropolitan cities owning urban wastewater treatment plants accept wastewater from industries obeying the discharge to sewers and/or discharge to urban wastewater treatment plants. As there appear limited amount of urban wastewater treatment plants in the cities, the industries either treat their wastewater individually or else directly discharge their wastewater to surface waters without applying any treatment.

In Germany, as priority has been given to instalment of urban wastewater treatment systems, the industries treat their wastewater in the common treatment plants. Besides, the wastewater management is handled as a watershed problem and that gave rise to establishment of watershed associations where the municipalities and industrial plants act as actors of the association. Therefore, industrial wastewater treatment issue is considered as part of watershed planning activities.

In this paper, information on watershed associations, Ruhr watershed association (RB) and of İstanbul Water and Sewerage Authority (ISKI) will be given. Since no established watershed associations exit in Turkey, the approach of Ruhr Association to industrial wastewater treatment and its application will be explained and compared with the management activities of ISKI, which is the oldest and biggest  metropolitan association in country. The preliminary treatment approach and discharge to sewers, application of polluter pays principle in Ruhr Association  and ISKI will be discussed together with developed recommendations.

Keywords: Discharge criteria; ISKI; Payments; Preliminary treatment; Ruhverband; Watershed associations.

GİRİŞ

Almanya’da ve Türkiye’de mevcut kanun ve yönetmeliklere göre atıksularının özellikleri nedeni ile kanalizasyona doğrudan bağlantıları, atıksu altyapı tesisleri yönetimleri(yerleşimler, belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri, havza birlikleri) tarafından uygun görülmeyen endüstri ve işletmeler, ilgili yönetmeliklerde istenen limit değerleri sağlayacak bir ön arıtma sistemini kurmak ve işletmek yükümlülüğündedirler.

Endüstri ve işletmelere(Eİ) su temini ve atık sularının bertarafı konusu ülkemizde titizlikle takip edilememekte, çıkarılan çok sayıda yönetmelik, belediyelerde yeterli altyapı ve teknik eleman olmadığı için ve bazen de siyasi beklentiler nedeniyle genellikle kısıtlı olarak uygulanmaktadır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin (SKKY) öngördüğü ön arıtma tesislerinin(ÖAT) yapımı görevi de yerine getirilmemektedir. Büyükşehir belediyelerine bağlı bazı su ve kanal idareleri endüstri atıksularının ön arıtımı ve bertarafı konusunda daha hassas davranmaktadırlar. Hal böyle iken bu belediyeler hudutları içinde yer alan bazı organize sanayi bölgeleri ilgili kanunun kendilerinin verdiği arıtma konusundaki görevlerini hassasiyetle yapmamaktadırlar.

Ülkemizde su temini ve atıksuların uzaklaştırılması 16 Büyükşehir belediyesi ve 3215 belediye tarafından ayrı ayrı ele alınmakta ve çözüm üretilmektedir. Bu uygulama ekonomik bakımdan pahalı bir çözüm olduğu gibi tesislerin işletilmesi ve bakımı, tekniğin gerektirdiği şekilde yapılamamaktadır.

Dünyada ve aday ülke olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinde kentlerin ve endüstrinin su temini ve kullanılmış suların da içinde yer aldığı su yönetimi havza bazında ele alınmaktadır.

HAVZA BİRLİKLERİ

Almanya’da Havza Birlikleri

Almanya’da içme suyu temini ve atıksuların bertarafı belediyelerin görevleri arasında yer almaktadır. Bölgesel şartlar ve zorluklar nedeniyle bu görev kurulan havza birliklerine devredilebilmektedir. 20. yüzyılın başından itibaren içme suyu temininde ve dağıtımında, daha sonra atıksuların bertarafında havza birlikleri önemli görevler üstlenmişlerdir.(Bode ve Adels, 1999). Böylece her yerleşimin tek tek çözüm araması yerine işletme ve maliyet bakımından da etkili olduğu için birlikler tercih edilmiştir. Birliklerin bir havzadan sorumlu olması nedeniyle, nerede en büyük ihtiyaç varsa ve çevre ve su kalitesi bakımından en büyük fayda sağlanabiliyorsa yatırım oraya yapılmaktadır Havza kuruluşları ve birlikler, daha büyük nüfus grupları ve coğrafi alana hizmet götürmeleri nedeniyle, üyelerine hizmetlerin etkili ve verimli bir şekilde sunulmasında önemli bir işleve sahiptirler. Birliklerin üyeleri arasında endüstriler ve işletmeler de bulunmaktadır.

Bugün Almanya’da önemli sayıda Havza ve Su Birliği bulunmaktadır.

Türkiye’de Havza Birlikleri

Halen ülkemizde kalkınmış Batı ülkelerinde olduğu gibi etkin olan havza kuruluşları ve birlikler bulunmamaktadır. İl Özel İdareleri, belediyeler ve köylerin, kanunlarla kendilerine verilen görevler kapsamında sunacakları hizmetlerden bir veya birkaçını ortaklaşa yerine getirebilmek için kendi aralarında işbirliği yapmalarına imkân veren yasal düzenlemeler ülkemizde uzun bir geçmişe sahip olmasına rağmen, uygulamada bunların hizmetleri kendi aralarında ortaklaşa görmelerini sağlayacak mekanizmalar yeterince gelişmemiştir Havza birlikleri ve bu birliklere yaklaşım konusunda ülkemizde bazı girişimler ve yasal dayanaklar mevcuttur. (Devlet Su İşleri, Çevre ve Orman Bakanlığı, Mahalli İdare Birlikleri Kanunları gibi) Bunların arasında RB’ne benzerlik gösteren en önemli kuruluş Yeşilırmak Havzası Birliğidir.(www.yesilirmak.org.tr).

Havza bazında sorunlara yaklaşım yolunda ilk adım 1997 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Amasya, Tokat, Samsun ve Çorum illerini kapsayan Yeşilırmak Havzası İl Özel İdareler Birliği (YİB) kurularak atılmıştır. Birliğin merkezi Amasya ve başkanı Amasya Valisidir. DPT Müsteşarlığı’nda hazırlatılan Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi ile havzada ekolojik dengeyi bozmadan taşkınlar, erozyon, altyapı ve çevre kirliliği sorunlarına çözüm bulunması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenmiştir. Birliğin bugüne kadar tebliğ konusu ile ilgili bir faaliyeti olmamıştır.

RUHR BİRLİĞİ VE İSKİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Ruhr Birliği

RB, 1913 yılında kendi kendini idare eden tüzel bir kuruluş olarak özel bir kanunla kurulmuş ve R.Havzasının su yönetimi ile görevli bulunmaktadır. R.nehri 216 km uzunluğunda olup oldukça endüstrileşmiş ve yoğun bir yerleşimin bulunduğu bölgeden geçerek Ren nehrine bağlanmaktadır. Havza alanı 4,500 km2 büyüklüğünde olup havza da 2.17 milyon nüfus yaşamaktadır.(www.ruhrverband.de).

RB’nin, 80’li yıllarda 60 belediye, 668 metal endüstri tesisi, 25 tekstil, deri ve kâğıt endüstri tesisi, 37 bira, meyve suyu, süt üretim tesisi, mezbaha ve 135 diğer tesis üyeleri olmak üzere toplam 925 üyesi mevcut iken 2005 yılında 60 yerleşim(belediye), 423 endüstri tesisi ve işletme ile 136 su dağıtımı(birliği) olmak üzere toplam 570 üyeye sahiptir(Bangert ve Grünebaum, 1999, Grünebaum, 2006).

RB Genel Kurulu 150 delegeden oluşmakta olup belediyeler 114, su dağıtım kuruluşları(birlik) 22, endüstri ve işletmeler 12 ve ziraat odaları 2 delege ile temsil edilmektedir.(Ruhrverband Jahresbericht, 2005).

RB Meclisi, 15 kişiden oluşmakta ve belediyeler 7, su dağıtım kuruluşları (birlik)2, Eİ 1, çalışanların ve sendikaların 5 temsilcisi üye olarak yer almaktadırlar.  Yönetim Kurulu ise iki üyeden oluşmaktadır. Yılda bir defa bir araya gelen RB Genel Kurulunda bütçe ile ilgili kararlar, yönetmelik ve yönerge değişiklikleri yanında Birlik Meclis üyeleri seçilmektedir. Birlik Meclisi senede üç defa bir araya gelerek yönetim kurulunu kontrol etmekte, işletme planlarının hazırlanmasına katkıda bulunmakta ve Yönetim Kurulu üyelerini seçmektedir. Yönetim Kurulu bütün işleri yürütmektedir. RB yönetim ve karar kademelerinde endüstri kuruluşları ve işletme temsilcileri de yer almakta ve etkin olarak görev yapmaktadırlar.

RB çalışmalarını, AB çerçeve kanunları ve su çerçeve direktifini dikkate alarak hazırlanan Alman Federal kanun ve direktifleri ile Eyalet Su Kanunu(LWG NW), Su İdaresi Kanunu(LWHG NW),Yerleşimler Kanunu ve Birlik kanunlarına göre yürütmektedir. RB Kanunu ile Ruhr nehri havzasında su akımı ve kalitesinin kontrolü ile su temini ve atıksuların arıtımı görevleri RB’ne verilmiştir. Aynı kanunda, alınacak ödentileri karara bağlama yetkisi de RB’ne verilmiştir. Birliğin çalışma esasları da kanun da yer almaktadır. RB tarafından çıkarılan yönetmelikler ve diğer direktifler tüm uygulamalarda ve çalışmalarda dikkate alınmaktadır(Nisipeanu, 2004, Grünebaum, 2006).

Görevleri

RB, Ruhr Havzasında aşağıda belirtilen görevleri tek yetkili olarak yürütmektedir.

*İnsanlara ve endüstrilere yeterli kalitede ve miktarda su temin etmek,

*Su kalitesi iyileştirme çalışmaları yürütmek,

*Atıksuyu arıtmak,

*Yağmur suyu bertaraf etmek,

*Bölgedeki bütün arıtma tesislerinden çıkan çamuru ve diğer artıkları toplayıp birlikte bertaraf etmek ve değerlendirmek,

*Kalite ve akım kontrolü ve numune analizi, yoğun izleme,

*Su akımını kontrol, dengeleme ve taşkın kontrolü

*Enerji üretimi, ormancılık ve balıkçılık.

RB, havza ile ilgili olarak görevlerini yerine getirmek için baraj, arıtma tesisi, regülatör, yağmur suyu hazneleri, pompa tesisleri ve su enerji tesisleri olmak üzere 800 den fazla tesisin planlama, inşa, finans ve işletmesini tek elden yürütmekte ve bünyesinde havzada su dağıtımı işlerini yürüten Ruhr Su Birlikleri Çalışma Grubu da (AWWR-Arbeitsgemeinschaft der Wasserwerke an der Ruhr) yer almaktadır. Ruhr’dan alınan ham su 5 milyon kişi için kalite ve miktar bakımından hazırlanması RB tarafından yönetilmektedir. Yeterli düzeyde su temini için gerekli su miktarı ve su talebini karşılamak için RB 8 baraj kurmuştur. Bu barajların toplam depolama kapasitesi 464 milyon m3’tür.

Şu anda, RB bünyesinde bulunan 80 atıksu arıtma tesisi ve 495 yağmursuyu bertaraf tesisinin(Yağmur suyu haznesi) faaliyeti ile içme suyu kaynağı olarak kullanılan Ruhr Nehri’nde istenen su kalitesi sağlanmaktadır. Arıtma tesislerinin toplam kapasitesi 3,36 milyon E.N olup, 399 milyon m3 atıksu arıtılmaktadır. Mevcut arıtma tesislerinde atıksu % 100 biyolojik olarak arıtılmakta, % 97’si fosfor indirgenmesi, % 85’i nitrifikasyon/denitrifikasyon işleminden geçmektedir. Arıtılan suyun içinde bir miktar yağmur suyu da bulunmaktadır. 495 yağmur suyu bertaraf tesisinin yaklaşık kapasitesi 500,000 m3 olup Ruhr nehrinin ve yan kollarının kirlenmesini

önlemek için inşa edilmiş bulunmaktadır. Sauerland bölgesinin kırsal özelliğine rağmen havzadaki tüm konutların %97’si RB arıtma tesislerine bağlıdır. RB ile ilgili bilgiler (Bode ve Imhoff, 1996)’da verilmiştir.

İSKİ

İstanbul’da su ve kanalizasyon hizmetlerini kendi kendini idare eden tüzel bir kuruluş olarak yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 20.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı kanunla İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.(www.iski.gov.tr).

23.5.1984 tarih ve 3009 sayılı kanunla, bu kuruluş İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne bağlanmıştır. İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı İSKİ Yönetim Kurulu’nun Başkanıdır. Yönetim Kurulu bir başkanla, beş üyeden oluşur.(Genel Müdür ile bir Genel Müdür Yardımcısı ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile atanan üç üye) İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi İSKİ Genel Kurulu olarak görevli ve yetkilidir. İSKİ’nin hizmet alanı, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. 3030 sayılı Büyükşehir Kanunu’nun yerine çıkarılan 5216 sayılı Büyükşehir Kanunu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hudutları İstanbul ili hudutlarına kadar genişletilmiştir. Bu kanunla mevcutlara ilaveten 1 ilçe, 14 belde ve 173 köy İSKİ’nin hizmet alanına girmiştir. Bu alanının genişliği şu anda 6504 km2 olup burada, 12 milyon insan yaşamaktadır.

Görevleri

*İçme, Kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının temini,

*Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, uzaklaştırılması,

*Su kaynaklarının deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini önlemek

Kanunun 25. maddesinde ‘’Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirilir ‘’ denmektedir. Bu nedenle İSKİ ana arterlerde Büyük Şehir Belediyesi adına yağmur suyu şebekelerini inşa etmekte, ilçe belediyeleri böyle bir görevi kendisine vermediği ve ödeme yapmamaları nedeniyle bu görevi üstlenmemektedir. Bu husus İSKİ kanunun biran önce değiştirilerek açıklığa kavuşturulması gereken tarafıdır.

İSKİ şu anda 2 ileri arıtma(% 3), 4 biyolojik arıtma (% 14) ve 7 ön arıtmalı deniz deşarjı(% 83) işletmektedir. Bu tesislerin kapasitesi 3.846.100 m3/gün olup 2005 yılında 571milyon m3 atıksu ve 89 milyon m3 yağmur suyu arıtılmıştır(İSKİ, 2006).

KALİTE ÖLÇÜTLERİ

Ruhr Birliği Kalite Ölçütleri

RB içme suyu temin ettiği Ruhr Nehrinin su kalitesinin yükseltilmesine büyük önem vermektedir. Son 20 yıl içinde aldığı önlemlerle Ruhr Nehrinin su kalitesinin düzelmesini sağlamıştır(Samsunlu, 2005).

RB arıtma tesisleri çıkış ortalama değerleri Tablo 1’de verilmiştir. Bu tesislerde işlem gören çamur 2005 yılında 75,367 t KM/sene olarak belirlenmiştir(Ruhrgütebericht, 2005).

RB, uyguladığı su yönetimi ile R. Nehri suyunun II. Klas su olmasını hedef koymuştur. Bunun için de yapılacak arıtmanın yüzeysel suda (AGA, 1991)’de verilen değerleri sağlayacak nitelikte olmasını istemektedir(Bangert ve Grünebaum,.1999)

Tablo 1. Ruhr Birliği Arıtma Tesisleri Ortalama Çıkış Değerleri

Parametreler Değerler (mg/L)
BOI5(ATH) 4,2
KOI 25,8
NH4-N 2,3
N inorganik 7,7
N toplam 8,8
P toplam 0,52

Ruhr üzerinde 4 noktada nehir kalite değerleri ölçülmektedir. 59 parametre günlük, 20 parametre İse hafta da veya ayda bir ölçülmektedir. Limit değerler aşıldığında alarm verilmekte ve sebebi hemen belirlenmektedir.

Genel olarak RB, endüstri ve işletme atıksularının yüzeysel sulara doğrudan deşarjını istememekte ve kentsel arıtma tesisine göndermelerini tercih etmektedir. Böylece ikinci bir emniyet sağlanmaktadır.

Ruhr Havzasında bulunan belediyeler, ilgili kanun ve yönetmeliklere göre atıksuları toplamak ve arıtma tesisine iletmekle görevlidirler. Belediyeler tarafından, endüstri tesislerinden yılda 12 defa numune alınmaktadır. Gereğinde numune alınma sayısı artırılmaktadır. Bu esnada tesisin kendi ölçümleri kontrol edilmekte ve ayrıca bakım, kontrol ve uzaklaştırma belgeleri de incelenmektedir. Böylece tesisin atıksu bertarafını en verimli şekilde yapması, en optimum değerlere ulaşılması ve verilen çalışma müsaadesinin geçerliliğinin devamı sağlanmaktadır.

İSKİ Kalite Ölçütleri

İSKİ kıyıların yüzme gayesi ile kullanımına önem vermekte ve kalite ölçümlerini Marmara ve Kara Deniz ile Boğaz ve Haliç de yürütmektedir. Bunun için farklı derinliklerde 40 parametre ayda bir ölçülmektedir. Plajların kullanımında önemli olan fekal koliform ve fekal streptokakok gibi parametreler bunlar arasındadır.

İSKİ tarafından işletilen ve veri elde edilebilen beş arıtma tesisi 2005 ortalama çıkış değerleri Tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 2.  İSKİ Arıtma Tesisleri Ortalama Çıkış Değerleri (mg/L)

Parametreler Ataköy Tuzla Paşaköy Terkos Bahçeşehir
BOI5 30 139 33 12 22
KOI 83 241 49 35 58
NH4-N 34 124 16 5 15
N toplam     73 13,6  
P toplam     12 1,8

ENDÜSTRİ VE İŞLETMELERİN DURUMU

Ruhr Birliği İle İlgili Endüstri ve İşletmeler

Nordrhein-Westfalen (NRW) Eyaletinin çıkardığı yönetmeliklerde kanala verilecek atıksular ile ilgili limit değerler verilmiştir. Bu sular, arıtma tesislerin de arıtılabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Biyolojik kademeye toksik etki yapan maddeler ile çalışanları tehlikeye sokacak maddelerin verilmesi yasaktır.

Belediyeler tarafından belirlenen değerler birbirinden farklı olabilmektedir. Endüstri ve işletmelerden kentsel arıtma tesislerine yapılamayacak deşarjlar‚ DWA (Deutsche Vereinigung für Wasserwirtschaft, Abwasser und Abfall, Alman Su Ekonomisi, Atıksu ve Atık Derneği) M 115 no’lu yönergesinde verilmiştir.

Her belediye M115’e göre kendi yönetmeliğini hazırlamaktadır. RB belediyeler ve bu kuruluşları kontrol etmektedir. Deşarj edilen atıksu miktarına, kirlilik parametrelerine göre RB kuruluşlardan alınacak ödentiyi belirlemektedir.

Su İdaresi Kanununun(WHG NW) ekinde verilen tablolarda endüstri sularının kanalizasyona deşarjı için her bir kuruluşun sahip olması gereken değerler verilmiştir. Kuruluşlardan ön görülen deşarj limitlerini sağlamama durumunda ön arıtma tesisi kurmayı belediyeler ile Ruhr Birliği isteyebilmektedir. Ön arıtma tesisi kuranlar sağladıkları arıtma nedeniyle yükler azaldığı için daha az ödeme yapmaktadırlar. 40 no’lu tabloda metal endüstrisinin 12 farklı üretim alanından istenilen değerler verilmiştir.(Bode, 1998a).

Metal endüstrilerinde istenen bu değerlerin sağlanabilmesi için tesis içinde uygulanan gerekli işlemler arasında membran filtrasyonu, elektroliz, termik işlemler sayılabilir. Ayrıca yıkama sularının tekrar kullanımı, yıkama banyolarından gelen çeşitli maddelerin geri kazanımı önerilmektedir.(Bode ve Klopp,1997).

Ruhr Havzasında mevcut endüstri tesislerinin önemli bir kısmını metal üretim tesisleri oluşturmaktadır. Yaklaşık olarak sayıları 500 olan bu tesisler otomobil parçaları, su ve aydınlatma armatürleri vb konularında üretim yapmaktadırlar. Ruhr nehrinde ölçülen yüksek metal seviyeleri nedeniyle bu tesislerin detoxification (toksisite giderimi) yapması 1963 yılında kararlaştırıldı. Kurulan iki merkezi tesisden Hedllinghaus da tanklarla getirilen sulu çamur susuzlaştırılarak katı atık tesislerine gönderildi. İserlohn’daki tesisde ise tanklarla gelen çamurun susuzlaştırılması yanında imalat banyo yıkama suları ve iyon değiştirici işlem suları (Eluat) konsantrasyonları giderimide yapılaktadır. Alınan bu önlemler sonucunda sularını ön arıtmaya tabi tutan bu tesislerin kanala verilen atıksularının niteliklerinin iyileşmesi sağlanmıştır(Bode ve Klopp,1997).

RB küçük endüstrilerin ve işletmelerin atıksuları için nötralizasyon tesisi kurmuş olup, tanklarla atıksuları almakta ve tesise getirmektedir.

İSKİ ile İlgili Endüstriler

İstanbul’ da bulunan endüstri ve işletmeler İSKİ Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği kapsamında incelenmekte ve verilen kanal deşarj limitlerini sağlamayanlardan ön arıtma tesisi kurması istenmektedir. Ayrıca bu yönetmeliğin 9. Maddesinde kanalizasyon şebekesine ve alıcı ortama verilemeyecek atıklar-artıklar ve diğer maddeler hakkında genel anlamlı kısıtlayıcı hususlar ve değerler verilmiştir.

İSKİ Kanal Deşarj Yönetmeliği’nde, ön arıtma şartı ile ilgili bazı istisnalar getirilmiştir. İstanbul’da İSKİ tarafından kontrol edilen endüstri ve işletme ait bir değerlendirme Tablo 3’de verilmiştir. Bu değerlendirme, tesislerin incelenmesi ve alınan numuneler üzerinde yapılan ölçümlere göre yapılmıştır. (İSKİ, 2006)

Arıtma Tesisi istenmeyenler kısmına, istenmeyenler yanında başka arıtma tesisine taşıyanlar ve tesisde İSKİ tarafından önerilen önlemleri alanlarda dâhil edilmiştir.

Tablo 3.İstanbul’da bulunan endüstri ve işletmelerin sektörlere göre değerlendirilmesi

Sektör Aktif olan EAS olan AT olan AT istenen AT istenmeyen
Gıda Sanayi 279 166 61 14 90
Metal Sanayi 1831 760 540 90 225
Kimya Sanayi 889 343 168 23 151
Tekstil Sanayi 844 515 373 45 95
Deri Sanayi 49 15 7 8
Petrol Ve Kömüre Bağlı Sanayi 1383 1088 204 43 840
Metal Dışı Mineral Sanayi 471 355 193 33 121
Ağaca Bağlı Sanayiler 110 23 8 32 14
Diğerleri 215 21 13 5 5
Toplam 6071 3286 1568 285 1549

Endüstriler ve işletmelerde kurulu bulunan arıtma tesislerinde uygulanan arıtma yöntemleri hakkında bilgi Tablo 4’de verilmiştir.

Tablo 4. İstanbul’da Endüstri ve İşletmelerde Uygulanan Arıtma Türleri

Arıtma Türü Yüzde (%)
Mekanik 14
Kimyasal 57
Biyolojik 8,6
Kimyasal+Biyolojik 4,9
Mekanik+Kimyasal 3,4
Nötralizasyon 7,6
Buharlaştırma 8,3

İSKİ’nin RB’nin metal sanayi tesislerinin kanalizasyona deşarjı için şart koştuğu değerler, kanal deşarj limitlerinden ve SKKY’nin alt yapı tesislerine deşarj limitlerinden(SKKY; Tablo 25)çok düşük olduğu gibi SKKY’nin metal sanayi (galvanizleme) atıksularının yüzeysel sulara deşarj değerlerinden de oldukça düşük olduğu görülmektedir. (SKKY, Tablo 15.3)

ÖDENTİLER

Ruhr Birliği’nde Ödentiler

Ruhr Havzasında bulunan endüstri ve işletmeler, Birliğin üyesi olduklarından ödentilerini doğrudan Birliğe yapmaktadırlar. Belediyeler de RB’nin üyesi olduklarından nüfus sayılarına göre ödeme yapmaktadırlar. Yağmur suyu bertarafı ile ilgili ödemeler kaplanmış yüzeylere bağlı olarak ayrı olarak hesaplanmakta ve alınmaktadır.

Genelde belediyeler tarafından alınan bedeller, atıksu ve yağmur suyu kanalları ve arıtma sistemi içindir. Tüm Almanya’da evlerden (atıksu için) talep edilen miktar evlerdeki su kullanımına göredir. Ancak özellikle büyük şehirlerde yaşayanların, (toplam ülke nüfusunun % 60’ına karşılık gelmektedir) yaptıkları ödemeler kullandıkları su ile yağmur suyu için ayrı ayrı düzenlenmektedir.

Atıksu için su kullanımına paralel sabit bir ücret alınmakla birlikte yağmur suyu için alınan o evin bulunduğu şartlara göre değişkenlik göstermektedir. [Lohaus, 2001]. Genelde bu bedelde % 15’lik bir aralıktadır.

Ödentilerin belirlenmesinde başlangıçta ‘Kirleten–öder’ prensibine göre sadece su kullanımları ve atıksu miktarı dikkate alınıyordu. Ancak, yeni geçilen uygulamalarda başka kriterlerinde düşünülmesi gereği ortaya çıkmıştır. Özellikle besi maddesi (nütrient) gideriminin de gerçekleşmesi esasına dayalı olarak yeni yapılan evsel ve endüstriyel atıksulardan talep edilecek ödentilerin arıtma tesislerine gidenlerinin hakça paylaştırılmasında çeşitli kriterler gündeme gelmiştir. Bu kriterler aşağıda özetlenmektedir.

  • Atıksu arıtma tesisine giren atıksu miktarı,
  • Organik madde yükü, KOİ birimi olarak veya KOİ/BOİ5 cinsinden,
  • Azot yükü, gerek indirgenmiş azot gerekse oksitlenmiş azot miktarı olarak,
  • Fosfor yükü,
  • Askıda katı madde yükü, tercihan mineral bileşen formunda,
  • Diğer maddeler, eğer bulunuyorsa ağır metaller ve organik kirleticiler olarak,

Bazı ciddi durumlarda ilave değişkenler de dikkate alınmalıdır.(Kesikli pik yüklemeler gibi.)

Bu kriterler ışığında, RB atıksu arıtma tesisleri için alınacak bedelleri aşağıda yer alan formülasyona göre almaya karar vermiştir. Bu formülde endüstri ve işletmelerin atıksuları ile ilgili değer yalnız evsel atıksuların yüküne (60 g BOI5/E.gün) göre değil diğer ilişkili KOI, Nindirgenmiş azot (=Norganik+NH4-N) ve Noksitlenmiş azot, inorganik askıda madde(SSmin), Ptopl. dikkate alınmıştır. Ayrıca tesisin özelliklerine göre başka parametrelerde dikkate alınabilir. Metal tesislerinde ağır metaller gibi.

E [EE] =       0,20 · Qa [m³/sene] · 1/50 [m³/(sene · EE)]

+ 0,20 · (COD [kg/sene] · 1/(0,120 · 365 [kg/(sene · EE)]) · F (COD/BOD5))

+ 0,20 · (SSmineral [kg/sene] · 1/(0,025 · 365 [kg/(sene · EE)])

+ 0,10 · (Ptotal [kg/sene] · 1/(0,002 · 365 [kg/(sene · EE)])

+ 0,15 · (Nred [kg/sene] · 1/(0,011 · 365 [kg/(sene · EE)])

+ 0,15 · [((Nred · 0,77 + (NOx-N – (Qa · 0,005)) [kg/sene]

1/(0,0085 · 365 [kg/(sene · EE)])]

Burada:
E= değerlendirme eşdeğeri sayısı. Bu eşdeğer sayı yaklaşık olarak bir kişinin evsel nitelikli atıksuyunun yüküne eşittir.(EE)

Qa=Atıksu miktarı,   (m3/sene)

KOİ=Kimyasal oksijen ihtiyacı,(kg/sene)

BOİ= Biyokimyasal oksijen ihtiyacı,(kg/sene)

SSmin = askıda katı maddenin mineral kısmı,(kg/sene)

Ptoplam = toplam fosfor,(kg/sene)

Nred = indirgenmiş azot,(kg/sene)

NOx-N = nitrat ve nitrit azotu,(kg/sene)

F(KOİ/BOİ5)=düzeltme fonksiyonu,

1<KOİ/BOİ5<2:   F=0.25(COD/BOİ5)+0.5

2<KOİ/BOİ5<3:  F=1.00

3<KOİ/BOİ5<11: F=0.50(KOİ/BOİ5)–0.5

KOİ/BOİ5>11:     F=5.0

Arıtma tesisinin atıksu arıtımı ve çamur arıtımı için gerekli harcamaları yukarıda sözü edilen kriterler çerçevesinde toplanacaktır. Bu yaklaşımın esası, arıtma hedeflerini iyi belirlemeye ve harcama kalemlerinin doğru seçilmesine bağlıdır. Örneğin, fosfor giderimi için kullanılacak para, kimyasal arıtma bedeli olacaktır. Buna ilaveten, giderilmesi düşünülen diğer parametrelerin giderimleri için hangi kimyasallar gerektiği ve tutarları belirlenecektir. Diğer proses aşamalarında da aynı mantık (yani hangi prosesle hangi parametre giderilir veya indirgenir) yürütülecektir.

Su potansiyelinin korunmasına paralele olarak bedeller bölgelere göre değişkenlik göstermektedir. Amaç, en optimum şekilde fayda-maliyet analizlerini yaparak bedelleri ortaya koymaktır. Prensipte, amaç, su havzasının tümünü koruma amaçlıdır. (Bode ve Grünebaum, 2000). Emisyonları azaltmak için planlanan veya gerek duyulan gayretlerin maliyet yönlerinin değerlendirilmesi gereklidir. Ortalama koşullar altında kentsel arıtma tesisi harcamaları indirgenen madde değişkenleri ile de bağlantılıdır. Bunlara bağlı olarak Ruhr Birliği yetkilileri tarafından Alman kentsel atıksu tesislerinde ortaya çıkan maliyetler aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır(Grünebaum, 2001):

  • 4 ila 8€/kg giderilen azot,(Ntoplam)
  • 2 ila 5€/kg giderilen nitrat-azotu(Noksitlenmiş)
  • 8 ila 20€/kg giderilen fosfor(Ptoplam)
  • 0.2 ila 1€/kg giderilen organikler,(KOİ)

Tüm bu bedel verileri toplanarak nihai bir rakama ulaşılabilir.  Dolayısıyla, arıtma tesisinin performansına göre toplam bedel hesaplanabilir. Anlaşılacağı üzere her bir mg. gidermede ödenecek tutar yükselecektir. Bu yukarıda verilen değerler hassas bölgeler için tanımlanmış olan Avrupa Kentsel Atıksu Direktifi ile uyumludur.

Bu şekilde toplanacak bedel, çevresel olarak o bölgenin su kaynaklarının korunması için gereklidir. Ve alınacak miktar çevresel durum ve arıtma tesisinin işlevleri ile paralel’dir.

RB bölgesinde 4 kişilik ailenin ödeyeceği atıksu bedeli  € 540 olduğu ve 1997 yılında bu eyalette atıksu arıtım bedelleri 1.87 DM/m3 ile 15.06 DM/m3 arasında olduğu belirtilmiştir(Bode, 1998). Yağmur suyu arıtılması için ise her 100 m2 alan için ayda 2 DM maktu ücret alınmaktadır.( Nisipeanu ve Sawatzki, 2004).

İSKİ’de Ödentiler

İstanbul’da İSKİ tarafından endüstri veya işletmelerin çıkış sularının ‚’’Kanal Deşarj Limitleri’’ni sağlayıp sağlamadığı kontrol edilmektedir. Arıtma tesisi kurarak gerekli şartları sağlayanlara veya arıtma ihtiyacı olmayanlara Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı (DKKR) verilmektedir. Bu ruhsat üç yıl için geçerli olup bitiminde yeniden alınması gerekmektedir.

DKKR Bedeli=1.5.F.b.Q.Kmax (YTL) formülü yardımıyla hesaplanmaktadır

Endüstri veya işletmelerden arıtma tesisi kurarak İSKİ ‚’’Kanal Deşarj Limitleri’’ni sağlayanlar veya aynı yönetmeliğe göre arıtma ihtiyacı olmayanlar kullandıkları her m3 temiz su için 1.5YTL ve buna bağlı olarak 1.5 YTL atıksu bedeli ödemektedirler. Kirlilik payı ödeme de rastlanan farklı durumlar için uygulanan formüller aşağıda verilmiştir. İlgili yönetmelikten daha fazla bilgi edilenebilir.

1- Arıtma tesisi kurması gerektiği halde bunu yerine getirmeyen endüstri ve tesislere uygulanacak kirlilik önlem payı

KÖP = T x B x Kmax x Q

Formülü ile hesaplanmaktadır.

2-Ön arıtma veya arıtma tesisi kurmuş olan firmaların arıtma tesisini çalıştırmadığı veya ön görülen deşarj limitlerini sağlamadığı tespit edildiğinde aşağıdaki formüle göre KÖP tahakkuku yapılır.

KÖP = 30 x B x Q x Ka

Formülü ile hesaplanmaktadır

3-Arıtma tesisini arıza nedeniyle çalıştırmayan ve/veya sanayi menşeli atıksularını arıtmadan, doğrudan ve/veya dolaylı yollarla kanalizasyon şebekesine veya alıcı ortama deşarj ettiği tespit edilen kuruluşlara, tespit tarihinden itibaren iki aylık bir süre verilir. Bu süre zarfında arıtma tesisinin revizyonu yeterli görülmez ise; faaliyetten men edilmesi için ilgili mercilere yazı yazılmaktadır. Bu tip kuruluşlara tespit tarihinden söz konusu uygunluğu tespit edilene kadar KÖP tahakkuku Kamax değerlerine 1 ilave edilerek hesaplanmaktadır.

ÇAMUR BERTARAFI

Ruhr Birliği’nde Çamur Bertarafı

RB geçmişte arıtma çamurlarının geçmişte büyük bir kısmı ziraatta değerlendirmiştir. Çıkarılan “Federal Çamur Bertarafı Yönetmeliği’’Nil getirdiği limitleri arıtma tesisleri çamurunun içindeki metal muhtevası aştığı için bu imkân ortadan kalkmıştır. Bu durumun nedenini de Havza da yer alan metal endüstri tesisleri yaratmıştır. Yönetmeliklerdeki şartların ağırlaştırılması yanında kanala verilen deşarjların artan bir şekilde izlenmesi sonucunda çamurun metal konsantrasyonunun azalması sağlanmıştır.

RB, metal endüstrisi tesislerinde detoxification (toksitite giderimi) yapılmasını sağlayarak metal bileşiklerinin kanala deşarjına mani olarak arıtma tesisi çamurlarına karışmasını engellenmiştir. 1993 senesinde oluşan 2.900 ton (KM) metal hidroksit çamuru mekanik yöntemlerle susuzlaştırılarak katı atık tesislerine gönderilmiştir.

RB’nde çamur bertarafı hakkında Bode and İmhoff, 1996’da bilgi verilmiştir.

İSKİ’de Çamur Bertarafı

İSKİ’nin atıksu arıtımında oldukça başarılı olmuştur. Buna karşılık çamur bertarafı konusunda ise aynı başarıyı sağlayamamıştır. İSKİ kendi arıtma tesislerinde oluşan arıtma çamurlarını ve diğer maddeleri İstanbul da bulunan iki katı atık depolama alanına göndermektedir. 2005 yılında uzaklaştırılan atık miktarı 56.593 ton olmuştur. Ön arıtma tesislerinde elde edilen çamurun nasıl bertaraf edildiği pek bilinmemekte ve kontrol edilememektedir. Kuruluşlar atık çamurlarını bir kısmını İzaydaş’a gönderirken bir kısmını da kaçak bertaraf ettikleri tahmin edilmektedir. İSKİ tarafından Tuzla ve Ambarlı‘da yapılması planlanan yakma tesisleri ile Trakya’da yapılması planlanan tehlikeli atık depolama tesisinin kısa zamanda kurulması sorunların çözümüne önemli katkı sağlayacaktır.

SONUÇLAR VE DEĞERLENDİRME

Bu iki büyük kuruluşun kanunları ve uygulamaları birbirinden farklıdır. Ülkemizde havza birliklerin tüm ülkeyi kapsayacak şekilde kurulmasının planlandığı bir süreçte yüz yıla yakın bir süreden beri Almanya ve yurtdışında uygulamaları olan (Ankara arıtma tesisinin elemanlarının eğitimi gibi) Ruhr Birliği’nin tecrübe ve edinimlerinden faydalanılabilir. İSKİ, ülkemiz de atıksu konusunda öncü bir kuruluş olarak örnek hizmetler vermekte ve İstanbul’da kurulu endüstri ve işletmelerin, organize sanayi bölgeleri dışında olanlarını hassas bir şekilde kontrol etmektedir.

Atıksu deşarjlarını AB’nin kurucu üyelerinden olan Almanya, arıtma tesislerinde ve yüzeysel sularda biyolojik yaşamı olumsuz etkilememesi için daha hassas değerleri esas almıştır. Bu nedenle atıksu bedellerinin belirlenmesinde organik kirlilik yanında diğer yeni parametreleri dikkate alan bir formül kullanılmaktadır. İSKİ de uygulamalarını belirtilen bu esaslara göre yeniden değerlendirilmelidir.

İstanbul’da öncelikle ele alınması gereken bir konuda endüstri ve işletmelerde oluşan arıtma çamurunun nasıl bertaraf edildiği konusunun acilen etüt edilmesi ve planlanan yakma tesisleri ile tehlikeli atık depolama tesisinin acilen inşa edilmesidir.

KAYNAKLAR

  1. AGA.(1991) Nordrhein-Westfallen Eyaleti Çevre, Şehircilik ve Tarım Bakanlığı’nın 14.05.1991 tarihli yönergesi, Allgemeine Güteanforderungen der Fliesgewaesser(AGA), (Yüzeysel sularda istenilen kalite değerleri).
  2. Bode,H., Imhoff,K.R. (1996) Current and planned disposal of sewage sludge and other waste products from the Ruhrverband wastewater treatment, Wat.Sci.Tech., 33, (12), 219-228.
  3. Bode,H., Klopp,R., (1997) Entwicklung der Auswirkungen von indirekt einleitenden metalloberflaeckenveredelnden Betrieben auf die kommunele Abwesserbehandlung, 30. Essener Tagung für Wasser-und Abfallwirtschaft Institut für Siedlungswasserwirtschaft der Rhein-Westf, Techn. Hochschule Aachen, Aachen-Almanya.
  4. Bode,H.,(1998) Einflussfaktoren auf die Kosten der Abwasser ,16 Bochumer Workshop,Schriftenreihe Siedlungswasserwirtschaft Bochum 34 Siwawi,Bochum-Almanya.
  5. Bode,H. (1998a) Control of heavy metal emission from metal plating industry in a German river Basin, Wat. Sci. &Tech., 38, (4-5),Pergamon ,Elsevier Science Ltd,New York,USA.
  6. Bode,H., Adels L.(1999) Know-how and Operational Experience from almost 100 years of River Basin Management, IWSA Special gwf Water-Wastewater No: 14.
  7. Bode,H,Grünebaum,T.,(2000)The cost of municipal sewage treatment-structure,origin,minimization-methods of fair cost comparison and allocation, Wat.Sci.Tech., 43, (09), 289-298.
  8. Bongert,D., Grünbaum T.,( 1999 ) Zur Ganzheitlichen Gewaesserbewirtschaftung eines Flussystems. Kosten der Abwaserreinigung-Wege zur Kostengünstigen Abwasser Beseitigung Durch Unternehmerisches Denken und Kostenmenagement,  Peter Nisipeanu(Hrsg), Parey Buchverlag, Berlin, ISBN 3-8263-3267-9.
  9. Grünebaum,T.,(2006) “Overview of International Best Practice Concerning Organizational Structure and Cost Recovery Systems for Large Waste Water Treatment Plants”, Sam Pra Cor International Conference Waste Management a Thai Perpective in Bangkok, 4 Marz 2002, Veroffentlich in Tagungsband der Konfereuz.
  10. İSKİ, (2006) özel görüşme.
  11. Lohaus,J.,(2001),Wastewater charges in Germany-calculation and full cost recovery, Watershed, International Conference of EWA,WEF and ISWA, July,26-27, 2001, held at Tokyo.
  12. Nisipeanu, P. (2004) Wasser-und ortsrechliche anforderungen an indirekteinleitungen mit biologisch schwer abbaubaren inhaltsstoffen, UPR, 10/2004, p 379.
  13. Nisipeanu, P. (2004) “Wasser-und Ortsrechtliche Anforderungen and Indirekteinleitungen mit Biologisch Schwer Abbanbaren Inhaltsstoffen” UPR Umwelt-und Planungsrecht, Heft 10, s. 372 ff., ISSN 0721-7390.
  14. Ruhrgütebericht (2005) Ruhrverband Publication, Essen, Almanya.
  15. Samsunlu, A.,(2005) Yerel Yönetim Birlikleri ve Alt Yapı Tesisleri, 6. Ulusal Çevre Mühendisliği Kongresi, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yayını, Ankara.
  16. (1983) Çevre Kanunu, No:2872, R.G.Tarihi:9.8.1983.
  17. (2004)  Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Çevre ve Orman Bakanlığı, R.Gazete No 25687, R.G.Tarihi:31.12.2004.
  18. (2005) Mahalli İdare Birlikleri Kanunu, R.Gazete No.25842,R.G.Tarihi:11.6.2005.
  19. (2006) Kentsel Atıksu Arıtımı ve Yönetmeliği, Çevre ve Orman Bakanlığı, R. Gazete No.26047,R.G. Tarihi:8.1.2006.