Ayvalık, Assos (Behramkale) Truva seyahatimiz (3. – Assos)

Gezimizin dördüncü gününde sabah kahvaltısını yaptıktan sonra odalarımızı boşalttık ve erken saatte Assos’a (Behramkale) hareket ettik. Seyahatimiz Edremit körfezinin güzelliğini ve karşısındaki Kaz Dağları’nın ihtişamlı görüntüsünü izleyerek devam etti. Genç rehberimizin yönetiminde icra edilen klasik Türk müziği konseri ve anlatılan fıkralar sebebiyle iki saatlik otobüs yolculuğumuz hiç sıkıcı olmadı.

*     *     *

Çanakkale İli’nin Ayvacık ilçesi hudutları içinde Edremit Körfezi kıyısındaki bugün Behram diye anılan Behramkale köyünün yakınındaki 235 metre yüksekliğindeki sarp bir tepe üzerinde yer alan tarihi Assos kenti Midilli Adası’ndaki Metmyna’dan gelen Aioller M.Ö. 7. yüzyılda tarafından kurulmuştur.Assos adı antik kaynaklarda “ss” harfleri dolayısıyla Laloğ kökenli gösterilmektedir. Kentin tarihi M.Ö 2600 yıllarına kadar gitmektedir.

Kent doğal limanı dolayısıyla gelişmiştir.

Bölgede hakimiyet kuran Lidyalılar M.Ö 560 – 549 yılları arasında Assos’u hakimiyetleri altına almışlar. M.Ö 549 – 479 arasında burası Perslerin eline geçmiştir. Persler’den sonra Attika – Delos Birliği’ne (Atina Birliği) bağlanmış ve banker Euboules yönetimine girmiştir. Kendisinden sonra azatlı kölesi Hermias tarafından yönetilmiştir.(M.Ö 350), Hermias filozof Platon’un öğrenci Aristotles’in de arkadaşıydı. Mantık biliminin babası Aristotales  Hermias’ın konuğu olarak üç yıl (H.Ö 348 – 345 yılları arasında kentte kalmış ve burada bir felsefe okulu kurmuştur.

Assos M.Ö 345 – 334 arasında yine Persler’in eline geçmiştir. M.Ö 334 – 241 arasında Makedonya Kralı Büyük İskender ve ölümünden sonra generalleri (ardılları) olan Selevkoslar’ın egemenliğinde olan bölge M.Ö 241 – 133 arasında Bergama (Pergamon) Krallığı’na geçmiştir. Bu krallığın Roma’ya bağlanmasıyla bölgeye M.Ö 133 – M.S 330 arasında Roma hakim olmuştur. Roma dönemini Bizans dönemi takip etmiştir. Bu dönemde Assos Bizans pskoposluk merkezi olmuştur.

1080’de Selçuklular Troas adı verilen bu bölgedeki Assos, Pergam v.b kentleri almışlar. Bu şehir M.S Hun, Slav, Arap ve peçeneklerin hücumlarına uğramıştır.Haçlı seferleri sırasında  Assos  bir kaçkez Hristiyanların eline geçmiştir. 14. yüzyıl başlarında Murat Hüdavendigar tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır .

*     *     *

Antik kent Assos’u gezmek için bugünkü Behramkale’yi aşağıda bırakarak içinde I. Murat döneminde inşa edilmiş Murat Hüdavendigar camisinin bulunduğu ve koruma (sit) bölgesi ilan edilmiş olan ve mevcut yapıların tümü geçmiş dönemde surların inşasında kullanılan taşlara benzer taşlarla yapılmış köye geldik.

Evlerin önünde Turistik eşya satan köylülerin sengilerin de izleyerek tepeye doğru tırmanmaya başladık. Kentin kurulu olduğu 55 hekktarlık alanı çeviren 3 km uzunluğundaki Osmanlı döneminde ve günümüzde onarım gören surlar iyi durumda olup, yüksekliği 18 – 20 m’yi bulan kuleler de bugün ayaktadır.

Akropolis de ayrıca surlarla çevrilmiştir. Bu surlarda Roma  ve ortaçağ onarımları görülmektedir. Kentteki (Akropolis) en önemli kalıntı Ege denizine ve Midilli Adası’na hakim muhteşem bir manzarası olan ve M.Ö. 6. yüzyılda Dor düzesinde yapılan Athena Tapınağı’dır. Günümüzde restorasyon çalışmaları sürdürülülerek yapı Anadolu’da bu düzendeki tapınakların günümüze ulaşmış en erken örneğidir. 150×60 metre ölçüsündekiAgora’nın (merkez) güneyinde bir Roma hamamı yer almaktadır. Yine yakınında gençlerin bedensel ve zihinsel eğitim gördüğü Gymnasion bulunmaktadır. Her kentte rastlanan Antik Tiyatro burada yaşamın odak noktasındadır. Afrodit Kaplıcası uğranması gereken bir yer.

Gördüklerimizi ve bize anlatılanların en ince ayrıntısına daha fazla girerek sizleri sıkmayı istemiyorum.

*     *     *

Bizans döneminde piskoposluk merkezi yapılınca, birçok yunan ve Roma yapısı yıkılarak, taşları Bizans yapılarında kullanmıştır.

Kentte araştırmalar 1785’te başlatılmıştır. 1838’de Athena Tapınağı kabartmalarının bir bölümü Sultan II. Mahmud’un izniyle Fransa’ya Louvre Müzesi’ne götürülmüştür. 1881-83 yılları arasında Amerika Arkeoloji Enstitüsü kazıları sürdürmüş ve kabartmaların önemli bir kısmını Bostan’a götürmüştür. Bu kabartmaların çok az bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunmaktadır. Behramkale’dekikazı evinde de korunanlar bulunmaktadır.

Şu anda kazılar Ege Üniversitesi’nde meslektaşım olan Ümit Serdaroğlu tarafından sürdürülmektedir. İnşallah kolona ve bulunana sahip çıkarız.

*     *     *

Aristoteles’in yaşadığı Assos’da 2000 yılından beri Eylül aylarında yerel festival kapsamına felsefeyi binlerce yıl sonra  yeniden canlandırmak için “Felsefe Seminerleri” tertiplenmektedir. Bu nedenle festival uluslararası ilgi görmektedir.

*     *     *

Sahilde yer alan ve yolların çok dar olması nedeniyle Assos köyüne, minibüslerle götürüldük. Eskiden ihraç edilen  palamutların depolandığı taş binalar restore edilerek turizme otel ve lokanta olarak kazandırılmış.

Güzel bir lokanta, Assos’un tarihini ve burada yüzyıllar boyunca yaşananları konuşarak bir saat kadar dinlendik. Balıklarımızı yedikten sonra  saat 14.00 civarında diğer bir tarihi kent olan “Truva” yı görmek üzere Assosdan ayrıldık.

İstanbul