AZERBAYCAN VE BAKÜ

Dersler, kitap yazımı derken, uzun bir süreden beri sizlere seslenemedim. Azerbaycan seyahatim nedeniyle yazdığım üç yazıyı bununla bitirmeyi istiyorum. Rahmetli Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in “Bir millet iki devlet” şeklinde tanımladığı Türkiye’nin kardeş ülkesi Azerbaycan hakkında o kadar yazacak çok konu var ki… Ama şimdilik bu yazımla yetinmeyi istiyorum.

*   *   *

Azerbaycan

Avrupa’nın güneydoğu ucunda, Güney Kafkasya’da yer alan bir ülkedir. Güneyinde İran, doğusunda Hazar Denizi, batısında Ermenistan, kuzeyinde Gürcistan ve Rusya Federasyonu (Dağıstan) bulunmaktadır. Nüfusu 8 milyon, yüzey alanı 86.600 m2 olan Azerbaycan’ın Başkenti Bakü olup, Nahçıvan ile Karabağ Azerbaycan’a bağlıdır.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ve İran Azerbaycan’ında (Güney Azerbaycan) güneybatı Türk dili olan Azerice konuşulmaktadır. Benim gibi Anadolu’da yetişmiş olanlar Azeri Türkçesini çok kolaylıkla anlamaktadır. (Bir yemekte masamıza konan “Zoval Turşusu”nun kızılcık turşusu olduğunu İstanbul kökenli arkadaşlara ben tercüme ettim. Benim İçeridere’deki bağımızda zoval ağaçlarımız vardı.)

Romalılarca Albania, Araplarca Aran olarak adlandırılan Azerbaycan’da yaşayan İranlıların yerini IX. yüzyılda Türkler aldı. O dönemde bölgeye hakim olan Arap yönetimi altında, yörede Şirvan, Aran ve Mugan gibi hanlıklar kuruldu. Bölgeye bir süre Moğollar ve Safeviler de hakim oldu.

Bugünkü Azerbaycan (Kuzey Azerbaycan, Kafkas Azerbaycanı) ile Güneydeki Azerbaycan (Güney Azerbaycan, İran Azerbaycan’ı) XI. yüzyıldan 1723’e kadar ve 1735-1813 arasındaki İran yönetimi altında bir bütündü. Rusya uzun savaşlar sonunda Gülistan Antlaşmasıyla (1813) ve Türkmençay Antlaşması’yla (1828) Azerbaycan’ın önemli bir kısmını ele geçirdi. Bu tarihten sonra Azerbaycan, Rusya ve İran arasında bölündü.

1917 Rus Devrimi sonrasındaki Rus ordularının Kafkasya’yı boşaltmasından faydalanılarak Mayıs 1918’de Gence başkent olmak üzere bağımsız bir Azerbaycan Cumhuriyeti kuruldu; ardından Bakü Bolşeviklerin elinden alınarak başkent yapıldı. Ağustos 1918’de Bakü’yü işgal eden İngilizler, Cumhuriyeti bir yıl denetim altında tuttu. Kazım Karabekir komutasında kurulan Doğu Cephesi askerleri Bakü’ye girdi. İtilaf devletleri Azerbaycan Cumhuriyeti’ni fiilen tanıdı. Bu Cumhuriyet uzun ömürlü olmadı. Nisan 1920’de Kızıl Ordu tarafından işgal edildi ve ülkede Sovyet yönetimi kuruldu.

1980’den itibaren Azerbaycan’da reform talepleri ve bağımsızlık talepleri güç kazandı. 23 Eylül 1989’da Azerbaycan egemenliğini kazandı. Bu arada bazı bağımsızlık hareketleri ve bilhassa Bakü’deki halk girişimi Sovyetler tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. Sovyetlerin çökmesiyle 30 Ağustos 1991’de Azerbaycan bağımsızlığını ilan etti.

Bu arada Ermenilerin çoğunlukta olduğu Karabağ’ın Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a bağlanma kararı alması kanlı çatışmalara yol açtı. Çatışmalar giderek yayıldı ve Azerbaycan-Ermenistan savaşına dönüştü. Özellikle 1992-1993 yıllarında askeri başarılar kazanan Ermeniler, Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 25’ini işgal ettiler. Bir milyondan fazla Azeri, yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda kaldılar. Bu insanlar muhacir (kaçkın) olarak zor şartlarda bir gün topraklarına geri dönmek ümidiyle Azerbaycan’da yaşamaktadırlar.

1991 yılında müstakil olan Azerbaycan’ın siyasi yaşamına başlangıç yıllarında Ebulfez Elçibey ve daha sonra da Haydar Aliyev devlet başkanı olarak damgalarını vurmuşlardır. Bugünkü devlet başkanı İlham Aliyev, babası Haydar Aliyev’in Azerbaycan’ın Atatürk’ü olarak anılması ve kabulü için büyük gayret göstermektedir.

*   *   *

Bakü

Hazar Denizi kıyısında yer alan bu güzel şehir, Azerbaycan’ın İstanbul’u olarak değerlendirilebilir. Bir liman şehri olan Bakü, çeşitli sanayi kuruluşları, petrokimya tesisleri ve petrol rafinerisi bulunmaktadır. Şehir aynı zamanda bir kültür ve sanat merkezidir.

Eski bir yerleşme bölgesinde bulunan Bakü’nün adına, yazılı kaynaklarda MS IX. yy’da rastlanılmaktadır. XII. yy’da Şirvan şahların merkezi olan şehir, XIII. ve XIV. yy’larda Moğol işgaline uğradı. Daha sonra Osmanlılar, Ruslar ve İranlılar bu şehire hakim oldular.

Şehir 1920’de Azerbaycan’ın başkenti oldu.

Şehrin surlarının büyük bir bölümü hala ayaktadır. XII. yy. yapısı olan ve gezdiğim Kız Kulesi önemli tarihi eserlerden birisidir. Gezdiğim diğer önemli bir yapı da, bugün müze olarak kullanılan Şirvanşahlar Sarayıdır. Sin Kale Cami ve Cuma Meşhed Minaresi, çok iyi bir şekilde korunmuş, eski Bakü’nün görülmeye değer tarihi eserlerindendir.

Şehrin en hakim tepesinde Azerbaycan Meclisi’nin önünde yer alan şehitliği, Haydar Aliyev’in gömüldüğü mezarlığı ve Azerbaycan’ın kurucusu Neriman Neminci heykelini de ziyaret ettik. Oralarda çekilen fotoğraflarla birlikte sizlere ileride bilgiler aktaracağım.

*   *   *

Kardeş Azerbaycan’ın Karabağ’ı tekrar topraklarına katmasını ve barış içinde gelişmesini temenni ediyorum. Ancak bu taktirde Türk devleti ile arasında bir birlik ve dayanışma sağlanır.

İstanbul