ÇORUMLU GURBETÇİNİN DEVLEŞEN OĞLU

Önceki gün Çorum Haber gazetesinde yer alan İstanbul’da gerçekleşen Türk-Alman Ekonomi Kongresi ile ilgili haberi okuduğunuzu tahmin ediyorum.

Türkiye’nin 160 milyon dolarlık dış ticaret hacminden 21.2 milyar dolarla en büyük payı Almanya alıyor. Ayrıca Almanya’da 2.7 milyon Türk vatandaşımız yaşıyor.

Ciroları 800 milyar Euro’ya ulaşan 600 Alman ve 600 Türk işaamının katıldığı bu toplantının ana gayesi, iki ülke arasındaki ikili ekonomik ilişkileri daha geliştirmek, yatırım fırsatları yaratmak, her iki ülkede ve başka ülkelerde müşterek girişimlerde bulunarak yeni işbirliği imkanlarını değerlendirmek şeklinde kısaca özetlenebilir.

Bu toplantının akşam oturumuna her iki ülkenin başbakanları Schröder ve Erdoğan katıldılar ve bilhassa ülkemizle ilgili konularda önemli mesajlar içeren ve yoğun alkış alan konuşmalar yaptılar.

Kongre hakında bu kısa bilgileri verdikten sonra yazımın başlığı ile ilgili konuya geçmeyi istiyorum.

*  *  *

Kongre Programı

Açış konuşmalarından sonra 1. oturumun başlığı “Yatırım, Üretim Ülkesi ve Pazar Olarak Türkiye” ve 2. oturumun başlığı ise “Yatırım, üretim Ülkesi ve Pazar Olarak Almanya” olarak belirlenmişti.

İkinci oturum katılan Alman konuşmacılar arasında tek Türk kökenli Mustafa Baklan vardı. Baklan ailesini tanımama rağmen daha çok Almanya’da bulunan Mustafa Baklan’ı tanımıyordum.

Oturum başlamadan önce oturum Başkanına bana Mustafa beyi tanıtmasını istedim. Biraz sonra güleç yüzlü Mustafa bey yanıma geldi. Kısa tanıştık. Oturum sonunda kendilerinin sergilerinde  (standlarında) buluşmayı kararlaştırdık.

Uzun yıllardan beri yaşadığı Manheim’i ve yörenin imkanlarını ve Almanya’da işveren olan Türkleri tanıtan hemşehrimiz Almanya’da yaşayan ve ticari faaliyette bulunan Türklerle ilgili geniş bilgi  verdi. Babası da dahil birinci kuşağın Almanya’da işçi olarak çalıştığını ve Alman fabrikalarına katkı sağladığını, kendisi de dahil ikinci kuşağın ticaret hayatına atılarak Alman ekonomisine katkı sağladığını , evlatları da dahil üçüncü kuşağın iyi yetişerek geldiğini ve Almanya’nın yöneticileri olacağını belirtti.

*  *  *

Oturumun sonunda sergi salonuna indiğimde “Baktat” standını gördüm. Standda beni Baklan kardeşlerin en büyüğü Halil bey karşıladı. Hemşeri sıcaklığı ile kucaklaşmamızın ardından etrafımızı Baktat’ta çalışanlar sardılar. Biraz sonra Mustafa bey koşarak geldi ve onunla da kucaklaştık.

*  *  *

Devleşen Genç

Bilindiği gibi, 1961 yılından itibaren Almanya Türkiye’den işçi almaya başladı.

1964 yılında Alaca’nın Haydari Köyü’nden Sungurlu’ya taşınmış Adıgüzel Baklan eşini ve altı çocuğunu geride bırakarak Almanya’nın Menheim şehrine işçi olarak gitti.

Daha sonra gurbette yalnız kalmayı istemeye ve oğullarını da daha iyi bir istikbal sağlamayı düşünen baba 1969 yılında oğulları Muharrem ve Halil’i, 1972 yılında da Mustafa’yı Almanya’ya aldı. Muharrem ve Mustafa babaları gibi “Hal”de işçilik yaparken Halil bir traktör fabrikasında çalıştı.

Adıgüzel Baklan 1976 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı ve Sungurlu’da yaşayan ailesine kavuştu.

1984’de Türkiye’ye traktör, kamyon ve otobüs gönderen Baklan kardeşler, sağladıkları kazançla Manheim’de ilk marketlerini, 1986 ılında Sungurlu’da bulgur fabrikalarını ve marketlerini açtılar. 1993 yılında tır filolarını kuran Baklan kardeşler, 1994 yılında Gemlik’te konserve fabrikasını kurdular.

Bugün başta Almanya, Avrupa’nın büyük bir kısmı ve Amerika’da faaliyet gösteren “Baktat” firması Türkiye’de 1200, Almanya’da 100 ve Amerika’da 14 kişiyi istihdam ediyor. Toplam 60 milyon Euro da cirosu var.

Ağabeyleri Muharrem’i kaybeden Baklan kardeşlerden Halil bey Sungurlu’da, Mustafa bey Almanya’da bulunuyor. Genç kardeşlerinden birisi Amerika4da diğeri ise Almanya’da işlere sahip çıkıyorlar.

*  *  *

Hal işçiliğinden hal patronluğuna, marketçilikten dünya çapında çalışan bir firmanın lokomotifliğine ve Almanya’daki Türk tüccarların kurdukları Ticaret Odası yöneticiliğine kadar yükselen sevgili hemşehrimiz Kongre’de Almanya’yı temsil ederek güzel bir konuşma yaptığı için gözümde devleşti.

Bu nedenle yazımın başlığını “Çorumlu gurbetçinin devleşen oğlu” diye seçtim.

Bir hemşehri olarak gururlandım.

Rahmetle Abuzer Baklan’ı anarken evlatlarının bugüne gelmesine büyük katkısı olan değerli annelerini bu başarıdan dolayı kutluyorum.

İstanbul