ESKİŞEHİR’DE MESİR MACUNU VE LEBLEBİ

Perşembe günü, “2015 Yılında Eskişehir Vizyonu” toplantılarının 5’incisi olan “Kent ve Çevre Paneli”ne konuşmacı olarak katıldım.

1972-1973 yıllarında “Tekstil Fabrikalarının Kullanılmış Sularının Arıtıması” konusundaki “Doçentlik Tezi” çalışmalarımı Eskişehir’de, Sümerbank Basma Fabrikası’nda yürütmüştüm. 1983 yılında Bakanlık dönemimde Toplu Konut Projeleri kapsamında temeller atmak üzere Eskişehir’i bir defa daha ziyaret etmiştim.

*   *   *

22 yıldan beri gitmediğim Eskişehir’i toplantıdan önce sabah gezme fırsatım oldu. Eskişehir, Anadolu ve Osman Gazi üniversiteleriyle, gelişmiş sanayi kuruluşlarıyla çok gelişmiş ve ülkemizin önde gelen kentlerinden birisi olmuş. Porsuk Nehri arıtma projesi ile yeniden canlanmış, Köprübaşı Bölgesi’nde, Esbot’lar şehir sakinlerine keyifli nehir gezileri sunmaya başlamıştır. Şehrin dokusunu tamamlayan 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin temel özelliklerini taşıyan Odun Pazarı evleri restore edilmektedir. Eskişehir, Odun Pazarı Meydanı ve diğer meydanlardaki heykelleri ile adeta bir “Heykeller Kenti” görünümündedir. Tam bir üniversite-gençlik şehri olan Eskişehir’in eski Hal binası, restore edilerek gençlik eğlence ve alışveriş merkezi olarak değerlendirilmiştir.

*   *   *

Çarşamba akşam üstü, ders çıkışında beni almaya gönderilen otomobil ile Eskişehir’e karlı bir havada hareket ettik. Bu gelişmiş kenti İstanbul’a bağlayan doğru dürüst bir karayolu yok. Bilhassa Bilecik-Bozüyük arasındaki yol tek şeritli olup, yoğun kamyon trafiği nedeniyle aşılması oldukça zor.

Beş saatlik bir yolculuktan sonra Eskişehir’e ulaştık. Yeni yapılan beş yıldızlı “Anemon Eskişehir” otelindeki odama girdiğimde, bu otelin isminin Manisa’nın eski ismi olan Anemon’dan kaynaklandığını, sahibinin Manisalı olduğunu ve Türkiye’de özellikle Ege Bölgesi’nde yedi otele ve sağlık merkezine sahip olduğunu broşürlerden öğrendim.

*   *   *

Odama yerleştiğimde, masanın üzerinde tek bir adet şeker görünümünde bir şey gördüm. Ve bunun bir “Mesir Macunu” olduğunu anladım. Manisalı otel sahibi yöresinin bu tanınmış macununu Eskişehir’deki misafirlerine ikram ediyordu. Manisa’yı böyle olumlu bir şekilde tanıtması beni etkiledi…

İşte bu noktada, Çorum’daki oteller ve Çorum dışındaki Çorumlulara ait otellerde, şehrimizin reklamını yapmak için bu otelde olduğu gibi odalara acaba küçük bir paket “Çorum leblebisi” koyuyorlar mı diye kendi kendime sordum!

*   *   *

Odamdaki Mesir Macununu yanında bulunan izahnameyi aşağıda aynen değerlendirmenize sunuyorum:

“Mesir Macunu

Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da iken hastalanır. Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharattan hazırlanan macun ile iyileştirilir. Hafsa Sultan isteği üzerine, şifalı olduğu söylenen Mesir Macunu Mart ayında halka dağıtılır. Yüzyıllardan beri süregelen bu özel gün, her yıl Manisa Mesir Şenlikleri olarak 1539 yılından bu yana kutlanmaktadır.”

İstanbul