İTÜ TÜRKİYE’NİN GURURU BİR BİLİM YUVASI

Dün 1773 yılında kurulan İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Rektörlükçe düzenlenen “Mezuniyet Töreni” yapıldı. İTÜ’nün Ayazağa Yerleşkesi (Kampüsü) Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle 2004-2005 eğitim-öğretim yılında mezun olan toplam 1915 lisans ve önlisans öğrencisinden her bölümün en başarılı ilk üç öğrencisine başarı belgeleri verildi. Burada dikkati çeken en önemli husus mezun öğrencilerin yarıdan fazlasının kız öğrenci olmasıydı…

Her fakülte ayrıca kendi mezunlarının katıldığı “Diploma Törenleri”ni bugünlerde ayrı ayrı yapıyor. Ben de ders vermekte olduğum Mimarlık Fakültesi’nin Taşkışla Yerleşkesindeki törene bugün öğleden sonra, İnşaat Fakültesi’nin Ayazağa Yerleşkesindeki törene akşam katılacağım.

*   *   *

Mezuniyet törenleri öğrencilerimizin aileleri kadar ve belki da daha fazla biz öğretim üyelerini tahmin edemeyeceğiniz kadar etkiler, sevindirir ve coşturur… Dört yıl önce çekingen ve geleceğinin ne olacağını merak ederek İTÜ’ye gelen öğrencilerimiz mezuniyet törenlerinde olgunlaşmış, başları dik, kendilerinden emin olarak kendi ayakları üzerinde durabilecek şekilde geçmişiyle öğünen bu müesseseyi terk ederler.

Ben biz öğretim üyelerini ve genelde öğretmenleri bir “pikap”la yeni öğrencileri de bir “plak”a benzetirim. Her yıl yeni bir plak konan bu pikap’ın iğnesi yıllar içinde aşınır… Ve öğretmenler zaman içinde bu yıpranmayı hissederek emekli olurlar, bazıları ise yaş hadleri dolduğu güne kadar hizmete devam ederler. İşte o zaman öğrencileri tarafından hatırlanmak isterler.

*   *   *

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Karadağ’ın, “Mezuniyet töreni”nde yaptığı konuşmada, “İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olmak büyük bir olgudur ve ayrıcalıktır” dedikten sonra toplam 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü bu öğrencilerin 5 bininin yüksek lisans ve 1300’ünün de doktora öğrencisi olduğunu açıkladı ve İTÜ’nün teknik dalda ülkemizdeki üniversiteler arasında çok doktora öğrencisini yetiştirerek Türkiye’nin bilimsel geleceğine öğnemli katkı sağladığına dikkat çekti.

*   *   *

Konuşmasının son bölümünde ülkemizin içinde bulunduğu ve siyasal arenada yapılan konuşmalardan etkilendiğini ve üzüldüğünü hissettirerek, “223 yıldır dünya savaşlarına, çeşitli sosyal çalkantılara, zaman zaman düeyini çok yitiren siyaset tartışmalarına, değişen koşullara tanıklık ederek ve her zaman gelişmelere uyum sağlayarak bu günlere gelen İstanbul Teknik Üniversitesi akılcılığı benimsemiştir.” diyen Rektörün son cümlesi “İstanbul Teknik Üniversitesi terörist değil, Türkiye sevdalısı, akıllı ve çalışkan insanlar yetiştiren bir ocaktır. Siz bu ocağın en son mezunlarısınız” olmuştur.

İstanbul