KAFKASLARDAKİ SÜRGÜNLER UNUTULMAMALI

Osmanlı topraklarında yaşayan insanlar tarihde sayısız zulüm ve baskı ile karşılaşmışlardır. Bunun örnekleri özellikle Kafkaslar’da ve Balkan’da yaşanmıştır.

Tarihde Mayıs ayı benim tespitlerime göre iki unutulmayacak önemli sürgünün gerçekleştiği aydır.

21 Mayıs 1864 yılında Kafkaslar’da yaşayan Çerkezler katledilerek Kuzey Kafkasya’dan Ruslar tarafından sürülmüşlerdir. Bu sürgün esnasında yollarda ve hastalıktan binlerce insan ölmüştür. 141. yıldönümünde onların yaşadıkları acıyı içimde hissediyor ve paylaşıyorum.

Rusya’nın sıcak denizlere inme hedefine engel olarak gördüğü Kafkasya’yı 17. yüzyıldan itibaren devamlı olarak rahatsız ettiğini ve yüzyıllar süren mücadeleler sonunda işgal ettiğini biliyoruz.

21.5.1864 tarihinde Rusya, Kafkasya’da sürgün politikasını başlatmış, 2 milyona yakın Çerkezi, diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 85’ini Kafkasya’dan boşaltmıştır.

Çar askerlerinin süngüleri altında gemilere tıkabasa doldurulan Çerkezlerin üçte biri, yaklaşık 500 bin kişi, bu yolculukta hayatını kaybetmiştir. Gerisi Osmanlı’ya ait limanlara ulaşarak kendilerine yeni bir vatan bulmuşlardır.

Bugün 40 ayrı ülkede yaşayan Çerkezlerden hiçbiri, Sovyetler döneminde Kafkasya’ya dönememiş, 1989’da Sovyetler’in dağılmasıyla Gorbaçov döneminde yeni Rusya hudutları içinde kalan Çerkez cumhuriyetlerine dönmek isteyenlere zorluk çıkarılmış, dönebilenler de, olumsuz koşullar nedeniyle genellikle geldikleri ülkelere geri dönmüşlerdir.

*  *  *

Kırım Tatarlarının yaşadıkları zorluklar, 1783’de Kırım Hanlığı’nın ortadan kalkması ve topraklarının Rusya İmparatorluğu tarafından ihlak edilmesiyle başlar.

18 Mayıs 1944 yılında Kırım Tatarları Almanlarla işbirliği yapabilecekleri iddiası ile Orta Asya’ya sürüldüler. Burada da yollarda ve hastalıktan binlerce insan ölmüştür. Geçen sene Almanya’dan yazdığım yazımda yaşadıkları ile ilgili geniş bilgi vermiştim. Onların da acılarını paylaşıyorum.

*  *  *

Sürgün edilen 200 bine yakın Tatar’ın yarısı, Orta Asya, Sibirya ve Urallar’a ulaşamadan yolda ölmüştür.

Kırım’da tek bir Tatar bırakmıyacak şekilde sürgün uygulanmıştır.

Sonra ise Tatarlar Kırım’a dönmek için devamlı mücadele etmişlerdir. 1970’de Kırım’daki Tatar nüfusu 5 bine ulaşmıştır. Bugün ise 300 bin civarında olup, Ukrayna’da, Rus ve Ukraynalılardan sonra önemli bir oran oluşturmaktadır.

Vatanlarından sürülen Tatarların küçük bir kısmı Rusya’daki komünist rejimin yıkılmasından önce binbir zorlukla Kırım’a dönebildiler. 1990 yılından sonra kurulan Ukrayna devleti Tatarlara daha anlayış gösterdi ve onların Orta Asya’dan anavatanlarına dönmelerine pek zorluk çıkarmadı… Bugün Tatarlar Kırım’da her geçen gün daha etkili olmakta ve oranın eski sahipleri olarak kendilerine belirli haklar verilmektedir.

Çerkez sürgünü sonunda Osmanlı topraklarına yerleşen Çerkezler, Osmanlı’nın yıkılması sonucunda İmparatorluğun çeşitli parçalarında yaşamlarını sürdürmektedirler. Onlara Rusya parçalanıncaya kadar topraklarına dönme imkanı tanınmadı. Bugün Türkiye’de yaşayan Çerkezler toplumumuzun değerli bir parçası olarak yaşamakta ve ülkeye sahip çıkmaktadırlar. isteyen istediği zaman Kafkaslara seyahat edebilmekte ve vatanı görebilmektedir. Aldığım bilgilere göre yerleşmek üzere Kafkaslara dönen Çerkezlerin sayısı çok yüksek değildir.

*  *  *

Bugün ülkemizde yaşayan Çerkezler ve Tatarlar, Türk toplumunu oluşturan zincirin önemli ve ayrılmaz birer parçasıdırlar.

Tarihte tüm kavimlere hoşgörü ile yaklaşan Osmanlı’yı barbarlıkla ve soykırımla itham edenler Çerkezlerin ve Tatarların yaşadıklarından pek bahsetmemekte ve konuya sahip çıkan sesleri duyulmamaktadır. Bizler Çerkezlerin yaşadıklarının ve sürgünlerinin 141. yıldönümünü ve Tatarların yaşadıklarının ve sürgünlerinin 61. yıldönümünü unutmayacağız ve unutturmamak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

Selam ülkemin sahibi olan Çerkezlere ve Tatarlara…

İstanbul