UYANALIM-ERMENİ MESELESİ!

Sanki bir yerlerden düğmeye basıldı… Bugüne kadar kaderde ve kıvançda birlikte olan Türk Milleti her geçen gün artan bir şekilde birbirine düşürülüyor… Geçmiş yazılarımda da bahsettiğim gibi Türkiye sanki Yugoslavya gibi parçalanmak isteniliyor…

Avrupa Birliği’ne girme yolundaki atılan adımlar gerçekleştikçe bu faaliyetler sanki giderek artıyor. Yanıbaşımızda, Irak’ta istikrarın sağlanamaması, ortamın ayrılıkçı girişimlere müsait olması ve PKK’nın orada serbest hareket imkânı bulması ülkemizi etkiliyor. Güneydoğu üzerinde oynanan oyunlar her geçen gün artıyor.

Eminim ki sizler de bu gelişmeleri kaygı ile takip ediyorsunuzdur. Yazımın başında belirttiğim gibi hepimizin uyanması lazım! Bu nedenle bundan böyle önemli konularda yazılanları ve değerlendirmeleri sizlerin bilgilerinize sunacağım. Bu gürültüye ve patırtıya rağmen aramızda uyuyanlar varsa bu yazıların onların uyanmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.

*   *   *

İstanbul Marmara Eğitim Vakfı, Bodrum Ticaret Odası ve Bodrum Belediyesi tarafından organize edilen ”Tarihte Türkler-Ermeniler ve Gerçekler” konulu sempozyum Bodrum’da Aralık ayı başında yapıldı. Açılışda konuşan  Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Ermeni sorununun farklı kanallara taşınarak bir milletin mahkum edilmeye çalışıldığını söyledi. Soykırım iddialarının Birleşmiş Milletler kriterlerine de uymadığını belirten Aksoy, ”Soykırım iddialarının gerçek olup olmadığı bilimsel çalışmalar yapılarak ortaya konulmalı” dedi. Muğla Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aytekin Berkman da yaptığı konuşmada, Türk-Ermeni ilişkilerinin her iki milletin tarihinde çok uzun süreli, çok köklü ve çok önemli bir yer işgal ettiğini kaydetti. Berkman, şöyle dedi: ”Ermeniler; Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap ve Türklerin hakimiyeti altında yaşamışlardır. Ermenileri zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını bahşeden, Selçuklu Türkleri olmuştur. Fatih döneminde ise Ermenilere din ve vicdan hürriyeti en üst düzeyde verilmiş, Ermeni cemaati için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere Ermeni Patrikliği kurulmuştur.”

Sempozyumda konuşan Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Yusuf Halaçoğlu, sözde Ermeni soykırımını savunan politikacı ve tarihçilerin, gerçeklerin ortaya çıkmasından korktuğu için tartışma ortamından kaçtığını belirtti.

Halaçoglu, Ermeni soykırımını kabul eden ülkelerin, bilimden uzak parlemento kararlarıyla Ortaçağ zihniyeti taşıdığını söyledi.Ve sözde soykırımı savunanların eninde sonunda Türkiye ile tartışma masasına oturmak zorunda kalacağını belirtti.

“-Dolayısıyla hangi parlamento olursa olsun diaspora, onun dışındaki başka kişiler, Türkiye’deki onlarla aynı görüşü paylaşan insanların muhakkak ki anti tezci olarak ya da resmi tezci olan kişilerle bir yere gelip, bunu enine boyuna tartışmak durumunda kalacaklarını söylemek istiyorum.” diyen Halaçoğlu, fakat tartıştıkları anda bütün iddialarının sona ereceğini düşündükleri için de bu tartışma zemininden mümkün olduğunca uzak kalmaya çalıştıklarını ifade etti.

Yusuf Halaçoğlu, kendisi hakkında, İsviçre’de Ermeni soykırımı iddialarının asılsız olduğuna ilişkin yaptığı bir konuşma nedeni ile İsviçre Savcılığı tarafından bir soruşturma açıldığını hatırlatan Halaçoğlu, şunları söyledi:

”Bu konuda yeni bir gelişme yok. İsviçre’ye gidersem bu ülkede ifadem alınacak. İfade vermezsem tutuklanacağım söyleniyor. Buna rağmen İsviçre’ye gitmekten korkmuyorum. Beni tutuklayacaklarını bilsem dahi İsviçre’de ifade vermeyeceğim. Bana göre dünyada ifade özgürlüğü var. Ben de bu özgürlük kapsamında düşüncelerimi paylaştım.”

Prof. Dr. Halaçoğlu, sempozyumda, Türk Tarih Kurumu’nun Ermeni meselesini ve Türkiye üzerinde oynanan diğer oyunları ele alan bir belgesel yapmak için yetişmiş kadrolara ihtiyacı olduğunu belirtti. Halaçoğlu, ”Bu konuda bizimle ilgili kanun hala çıkmadı. Bu kanunlar çıktıktan sonra yetişmiş kadrolara sahip olacağız. Bizim kurumumuzun tek görevi Ermeni meselesi değil. Türkiye üzerinde oynanan diğer tarihsel oyunları da araştırıyoruz” diye konuştu.

Avrupa Birliği sürecinde Ermeni meselesinin, Türkiye’nin önüne çıkarılacağını ifade eden Halaçoğlu, şöyle konuştu:

”Bu konuda Avrupa Parlamentosu’nun aldığı kararı biliyorsunuz. Müzakere sürecinde Avrupa Parlamentosu kararlarının uygulanması da gerekiyor. Bu sürede karşı çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Bu kapsamda bir dokümantasyon merkezi oluşturarak, konunun uzmanlarını yetiştirmeye devam edeceğiz. Biz arşivlerimizi yabancı uzmanlara açmamıza rağmen bugüne kadar sadece bir elin parmakları kadar uzman araştırma yapmaya geldi.”

*   *   *

Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Platformu’nun düzenlediği ”Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi  Gerçekler” konulu sempozyum, 15–16 Aralık tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Maçka Yerleşkesi’nde yapılacak. Platform adına yazılı açıklama yapan Prof. Dr. Aysel Ekşi, Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Platformu’nu, 37 sivil toplum örgütünün bir araya gelerek oluşturduğunu belirtti.

Prof. Dr. Eksi, platformun, ”Türk-Ermeni İlişkilerinde Tarihi Gerçekler” konulu bir sempozyum düzenleme kararı aldığını ifade ederek, sempozyuma davet edilen bazı Ermeni bilimadamlarının ”önce soykırımı tanıyın” şartını koştuklarını anlattı. Sempozyuma davet edilen Erivan Devlet Üniversitesi Rektörü Profesör Radik Martirosyan’ın, ”Davetinizde soykırım yerine ‘savaş trajedisi’ demeniz bir gerçeğin inkarıdır. Bu gerçek birçok parlamento tarafından tanınmıştır. Bazı ülkelerde ‘soykırım yoktur’ demek suçtur” diyerek daveti kabul etmediğini bildiren Prof. Dr. Ekşi, Michigan Üniversitesi Ermeni Araştırmaları Merkezi öğretim üyesi Prof. Dennis R. Papazian’ın da ”Sempozyuma Ermenistan’dan katılan olursa geleceğini, aksi takdirde sempozyumda yalnız kalmak istemediğini”gerekçe göstererek sempozyuma gelmeyeceğini bildirdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Ekşi, aralarında Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen konferansa katılanların da bulunduğu bazı kişilerin de daveti geri çevirdiğini veya tekrar tekrar aranmalarına rağmen yanıt vermediklerini ifade etti. Sempozyumda 2 tarafın da görüşüne yer verilmesini istediklerini kaydeden Prof. Dr. Ekşi,  ”Ancak Ermeniler sempozyumda soykırım iddialarını tartışmayı reddetti. Konferans zoraki tek yanlı olacak” dedi.

Prof. Dr. Ekşi, sempozyuma Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, Doç. Dr. Birsen Karaca, emekli büyükelçiler Şükrü Elekdağ, Bilal Şimşek ve Onur Öymen, Avrasya Stratejik Araştırmalar  Merkezi Başkanı Gündüz Aktan, Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Topkapı Müzesi Müdür Vekili Prof. Dr. İlber Ortaylı, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Norman Stone’un katılacağını bildirdi. Sempozyumda, olayların canlı tanıklarının da konuşacağını belirten Prof. Dr. Aysel Ekşi, ayrıca aynı günlerde 23 derneğin biraraya gelerek oluşturduğu ”Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Federasyonu”nun düzenlediği ve sözde Ermeni soykırımı ile ilgili gerçek resimlerden oluşan bir serginin de açılacağını kaydetti.

*   *   *

Sizlerin bilginize sunduğum sempozyumlarla ilgili hususlar, Türklüğün karşı karşıya bırakıldığı sorunlardan biridir. Bu sorunlar hepimizin sorunlarıdır. Bütün konuların çözümü yalnız hükümetlerin görevi değildir. Sivil toplumun birer bireyi olarak bizimde bu mücadelede yerimizi almamız gerekir.

İstanbul

Not: Bu yazı hazırlanırken basında yer alan haberlerden ve http://www.turkishforum.com web sahifesinden faydalanılmıştır.