ABD ve AB TRANSATLANTİK TİCARET VE YATIRIM ORTAKLIĞININ TÜRKİYE’YE ETKİSİ

Sanayinin üretim devleri Amerika ve Avrupa, giderek zayıflayan ekonomileri, Çin sanayi ürünlerinin dünya piyasalarındaki hızlı artışı, dünya ekonomilerinin merkezinin Asya’ya kayması gibi etkenler nedeniyle Amerika ve Avrupa rekabetle değil ancak işbirliği ile egemenliklerini koruyacaklarını anladılar ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı(TTIP) Anlaşması imzalamaya karar verdiler.

İki ülke TTIP’yi tartışırken ülkemiz de dahil dünya ekonomileri bu anlaşmanın kendilerine ne gibi zararlar getireceği konusunu tartışmaya başladı. Türkiye gibi Çin de bu konuda endişe duyanların başında geliyor.

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında oluşturulmuş Yüksek Seviyeli Çalışma Grubu “Nihai Rapor”unda iki ekonomi arasında ticari ve yatırım ilişkilerini ele alan kapsamlı bir anlaşmanın yapılması önerisini getirmiştir. İki taraf 13 Şubat 2013 tarihinde aralarında bir Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) oluşturulması için müzakerelerin başlatılması kararını en üst siyasi seviyede almışlardır. AB Konseyi 14 Haziran 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu’na müzakerelere başlama yetkisini vermiştir. Müzakereler Temmuz ayında başlamış olup halen sürdürülmektedir.

Mevcut ampirik çalışmalar bu girişimin iki taraf arasındaki (özellikle iç düzenlemelere ilişkin) engelleri kaldırarak istihdam ve büyüme konusunda ciddi katkı sağlayacağını ortaya koymaktadır. Uzun ve zorlu müzakereler sonrasında oluşturulacak ve daha “derin” ve “ticaretle ilişkili konu”ları da kapsaması beklenilen TTIP’nin en önemli etkilerinden birisi ise özellikle yükselmekte olan ülkeler karşısında – yaşadıkları ekonomik krizin de etkisiyle- gerek küresel ticaret müzakerelerinde gerekse rekabet edebilirlik düzeyinde görece güç kaybeden ABD ve AB’nin, dünya ticaret sisteminde “oyunun kurallarını” yeniden belirleyecek bir güce sahip olma yollarının açılmasıdır.

TTIP, ABD ürünlerine AB üzerinden Türk pazarına serbest bir giriş imkanı sağlarken Türkiye’nin ABD’ye ihracatı gümrük vergisi vb. uygulamalara tabi olmaya devam edecektir. Bu durum, bir yandan ABD ile mevcut ticaret dengesini olumsuz etkileyecek, diğer yandan ise Türk ürünlerinin AB ürünleri karşısında ABD pazarındaki rekabet imkanını azaltacaktır. Daha önemlisi, TTIP Türkiye’nin dış ticaretinde çok önemli bir paya sahip olan bu iki ekonomiyle mal ve hizmet ticareti ve yatırımlar alanında yeni belirlenecek düzenlemeler ve normlara göre hareket etmesini gerektirecektir. Bu şartlar altında, Türkiye’nin ABD ile bir Serbest Ticaret Anlaşması yapması giderek ve artan şekilde önem kazanmaktadır.

*    *     *

Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği 10. Kartepe Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu konu ile ilgili olarak “Küresel Ekonominin Düzeni Değişiyor” başlık kısmında ABD ve AB arasında öngörülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşmasına Türkiye’nin de dahil olması için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, karar alma mekanizmalarının bu konuya odaklanmaları gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin TTIP gibi önemli konuları göz ardı edip iç tartışmalarla çok fazla zaman kaybettiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: “Dünya ekonomisinin 4’te 3’ünü etkileyecek şekilde ticaretin kuralları değişiyor.

Türkiye olarak kendi içimize çok kapandığımız için dünya ticaretinin nasıl değiştiğini es geçiyoruz. Transatlantik-Transpasifik anlaşmalarıyla ABD’nin liderliğini yaptığı, dünya ekonomisinin 3’te 2’si tek bir çatı altında buluşuyor.  Dünyada bugüne kadar var olmamış yeni bir dönem. Bunun müzakereleri sürüyor.

Biz bunu tartışmıyoruz, tam tersine bu halkın zenginliğini fakirliğini etkileyecek en önemli unsurlardan bir tanesi bu…

Maalesef biz içerde kendi önümüze bakmaktan dünyada ne olduğuna bakmıyoruz.

Bu anlaşmalar sadece gümrük birliğini kapsamıyor, yatırımları, dünya ekonomisinin 3’te 2’sinin standartlarını hep beraber koyacaklar.

Eğer biz bu pazarın içinde olamazsak bize dünyada sadece Rusya, Hindistan, satabilirseniz Çin ve Afrika pazarları kalıyor.”

*    *     *

Genel olarak yapılan değerlendirmelerde Amerika ve Avrupa arasında imzalanacak olan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması’nın (TTIP) dünyanın geri kalan ekonomilerini olumsuz etkileyeceği ve uluslararası ticaret sisteminde büyük bir etki yaratacağı düşünülmektedir.

ABD ve AB ekonomilerinin Türkiye’nin toplam ihracatındaki payları 2012 yılı itibarıyla yaklaşık olarak % 42,5 olmuştur. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermayenin (FDI), beşte dördünden fazlası Avrupa Birliği ve ABD kaynaklıdır.

Sayın Hisarcıklıoğlu’nun belirttiği gibi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) anlaşmasına Türkiye muhakkak dahil olmalıdır. Aksi takdirde ülkemiz ekonomisi çok olumsuz etkilenecektir. İçinde bulunduğumuz bu durum AB üyesi olmamamızdan kaynaklanmaktadır.

Türkiye’nin ne kadar zarar göreceği hakkında bir bilgi edinemedim ama anlaşmanın sonucunda Çin ekonomisinin anlaşmayla yaklaşık 32.2 milyar dolar zarar göreceği tahmin edilmektedir.

İstanbul, 16 Nisan 2014